DARWIN TÜRK DÜŞMANI MIYDI? DARWIN TÜRKLERİ AŞAĞILADI MI?

16 Ağustos 2011 01:29 / 1833 kez okundu!

 


Değildi! O zamandaki kültürel anlayış ve gagalama sırasına göre yörelerin insanları sınıflandırılırdı. O da bir istisna değildi. Türkleri bilmediği için genelleme de yapan milyonlarca insan gibi. Aynı Türkiye Cumhuriyeti'nde de uzun süre olduğu gibi.

Nasıl Mahmut Esat Bozkurt’u ırkçı faşist diye damgalamak yanlış ise Darwin’i de bazı söylemlerinden dolayı “Türk düşmanı diye damgalayıp mutlu olmak yanlış. Ama mümkün ve cımbız ile bir yüzeysel söylemi kucaklayıp bu sığlığa da düşüp debelenen köşe yazarlarına şahit oluyoruz.

Bilim tarihindeki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmadan fikir beyan etmek insanları tehlikeli çıkmaz sokaklara sokabilir. Hele hele insanlar kolaya kaçıp bir algılama zenginliği içeren soyut akıma zihinlerini kapamaya dünden razı iseler.

Okuyucuyu soyut ile sıkmadan sadede geleyim: Bertrand Russel’dan, Winston Churchill’den ve nacizane kendimden somut örnek vererek. Aman lütfen kendi ismimi buralara koyma nedenim yanlış anlaşılmasın... Beşer şaşar ve hatasız kul olmaz söylemlerinin altını çizmek sadece amacım. Benden genç olduğunuzu varsayarak sizi de listeye koydum ve yanını boş bıraktım siz lütfedin, kendiniz doldurun.

Bir kere saygı ile kimin ne zaman yaşadığına bakalım: Darwin 1809-1892
Winston Churchill 1874-1965
Bertrand Russel – 1872-1970
Bendeniz naçiz kulunuz 1950- hala ortada.
Siz değerli okuyucum?

Evrim, insanoğlunun yetişme tarzı ile basite indirgersek önce neredeyse büyük balık küçük balığı yer gibisinden algılandı. Şimdi şimdi, ben tıbbiye okurken canlı mı- değil mi? diye tartışılan küçücük bir virüsün hayvan veya insan neslini tüketebileceğinin farkına varıyoruz.

Hem hastalığı hem de zamanı dolayısı ile Nietzche'nin (1884-1900) söylediği o kadar abuk şeyler var ki, okursanız şaşarsınız. Bunlar bu filozofu çağ açan bir düşünür damgasından arındırmamalı.

1930'lu yıllarda ABD'de sadece Afrikalılara karşı bir önyargı yoktu; birinci sınıf, ikinci sınıf vatandaş diye Kuzey Avrupa'dan gelenle Güney Avrupa'dan geleni genelge ile ayırıyordu ABD.

Churchill’in 1930'da Hindistan’da yaşayan insanlar hakkında; “Ben onlardan nefret ederim, hayvani insanlar, hayvani bir dinleri var” veya “Avustralya ve Amerika yerlilerin arazileri daha üstün ve güçlü bir ırk tarafından alındı” yazıları da bolca, merak edenlerce okunabilinir.

Bertrand Russel 1929’da; “ Zencileri, genelde ve ortalama olarak beyaz adamdan daha aşağı bir ırk olarak görmek herhalde doğru olur. Ama tropik iklimdeki çalışmalar için zenciler son derece gereklidirler ve onların neslinin yok edilmesi (insanlık sorunlarının yanı sıra) istenilmeyen bir şey olur.”

1952’de Russell: "Bazen ırkların karışmasının biyolojik açıdan istenilmeyen bir şey olduğu söyleniyor. Bu bakış açısının herhangi bir kanıtı yok. Ayrıca zencilerin beyazlardan daha az zeki olduklarının da kanıtı yok. Fakat bunun kararını vermek, zenciler ve beyazlar eşit şartlarda yetişene kadar kolay olmayacak.”

Paradigmalar, sapmalar topluluğudur; düşünce değiştiğinde, resmin bütünü farklılaşır ve dolayısıyla sorunları ele alış biçimimizde ciddi bir değişiklik ortaya çıkabilir. Yani eğitim vs. nedeniyle yanlış bakarsın, sonra yeterince düşününce yanıldığını fark edersin.

Bendeniz: 1964-68 yıllarında Türk Kürt’ten üstündür türünde bir salakça yaklaşım-genelleme-önyargı içindeydim. Yani Darwin nasıl Türkleri bir mektubunda geri ırk olarak tasnif etmişse. Allah’a şükür ki okuma ve Kamran İnan ve gibi insanlarla konuşma fırsatım oldu, bir çok Kürt ile arkadaş olarak ne denli hatalı, yanpiri ve yanlış bir önyargı içinde olduğumu kavrayabildim.

Siz neredesiniz sayın okuyucum? Evrimbilim ile ulusalcılığı birbirine karıştıranlardan mısınız? Darbeler hakkında bugünkü yaklaşımınız nasıldır? Okuma fırsatınız oluyor da popüler kültür yazarlarından başkasını da okuyor musunuz? (öneririm- zihin açabilir!)

Hata yapmak doğaldır, sadece hiç hata yapmadığını sanan ürkek kolaycılar veya tembeller veya salaklar bir tarihi ufak paylaşım üzerine abuk sabuk cahilliklerini belgeleyen hamasi yazılar yazmakta ısrarla direnebilirler. Bilmem meramımı anlatabildim mi?

Bizler bugün evrim kuramını Darwin’in zamanından ve doğal olarak kendisinden çok daha iyi anlayabiliyoruz. Darwin kendi çağının adamı idi. Din okumuş ve sonra biyolojinin babası olacak kadar başarılı ve ılımlı efendi bir hemcinsimizdi. Bir kez eminim sarhoş da, ishal de olmuştur yaşamında; vay gidi ayyaş altını tutamayan maymun kafalı adam dersek komik duruma düşeriz. Milliyetçilik vatanperverlik, ulusalcılık, din vs farklı -- bilim farklı olaylardır. Aman ha hepsini aynı kefeye koymaya çalışmayalım.

Darwin sadece 100'den fazla bilim dalının (embriyoloji, genetik, antropoloji gibi genelde bilinen birkaçı gibi) kurulmasına neden olan sağlam bir bakış açısı ve doğal olarak bilim tarihinde bir dönemeç olan bir paradigmanın yerleşmesinde fark yaratan bir insandı. (Bakınız: Darwinizm tükendi, evrimbilim verelim)

Bizler kültürel ve bilimsel bakış açıları ışığında algılamaya muktedir yaratıklarız. Hiçbirimiz bundan ötesine muktedir değiliz, aşmaya çabalayan bazı istisnai hemcinslerimiz dışında. Darwin bunlardan önemli biriydi sadece.


Mahmut TOLON

15.08.2011


Son Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2011 11:56

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.