Aydınlanma ve Evrim

16 Ağustos 2010 21:03 / 1610 kez okundu!

 


Evrim bilinci bizde azmış umurumda bile değil; zaten değişecek. Bu farkındalık azlığı illaki değişecek. Ben diyeyim üç vakitte siz deyin iki vakitte! Okullarda düzgün müfredat olmasa da çocuklar evrimi algılıyorlar zaten.

Dokuz Eylül'de yaptığımız bir araştırmaya göre de kadınlar evrimin erkeklerden anlamlı boyutta daha fazla farkında (isterseniz bakın BURAYA)

Cemalettin Taşçı yazmış: “Bizim Aydınlanmacılarımızın masalsı bir Aydınlanma kavrayışları var. Şematik tez-antitez-sentez üçlemesindeki terimleri kullanırsak, tezi (yani Aydınlanma düşünürlerinin teklifini), sentez (yani Aydınlanmışlık hali) olarak değerlendiriyorlar. Halbuki Batı Avrupa'da her ülkenin Aydınlanma süreci kendi karşı-Aydınlanmacılarının desteğiyle biçimlendi. Bu yüzden her bir Aydınlanma projesi birbirinden farklı ve orijinaldir.

Her biri mi? Pek öyle değil. Mesela bizimki ile Rusya'nınki birbirini pek andırır. Çünkü Fransa, İngiltere, Almanya aydınlandılar. Bizim gibi toplumlar ise aydınlatıldılar. Kendilerini aydınlatıcı aktör olarak görenler, kaybedilen zamanı telafi etme telaşıyla, aydınlanmış olanların Aydınlanma sürecini anlamaya filan çaba harcamadılar. Hala da harcamıyorlar.”

Gerçekten doğru bir tesbit. Örnek: Evrim bilincinde Avrupa’nın en gerisindeyiz. Bu konuda napcaz şimdi? Evrimi daha geniş kitlelere anlatacağız tabii ki. Evrimi anlamadan aydınlanma da olmaz, olursa da eğri büğrü olur. Bugün yaşayan her insan şu veya bu şekilde evrim bakış açısının verdiği ürünlerden faydalanıyor.

Görünen köy kılavuz istemez, bu önümüzdeki yıllarda daha da yaygınlaşan bir devrim halinde olacak. Biyoloji devrimi sanayi devriminden de, bilgi işlem devriminden de daha fazla yaşamımızı değiştirecek. Size özel organlar üretilebilecek. Size özel pehrizler yazılacak, ilaçlar yapılacak. Yaşam süremiz son onbeş senede her yıl iki ay kadar uzadı. Daha da uzamaya devam edecek. Ege’de doğan her iki çocuktan biri yüz yaşının üstünde olacak. Bizim gençliğimizde 100 yaşına basmak olağanüstü bir olaydı.

Son derece heyecan verici bir zamanda yaşıyoruz ve depresif olup, keyifsiz olup herşeye karaçalmaya hakkımız da yok, vaktimiz de yok. İlerleme denilen şey mikroskopik adımlarla oluyor. Bilgi işlem devrimi sayasinde şu an istediğimiz haberi internet vasıtasıyla paylaşabiliyoruz. Doğal olarak süper starlara ihtiyaç olacak ve onlar da sürüyü yönlendirecekler bilgileri çerçevesinde veya çıkarları çerçevesinde ama sapmasız, somut ilerleme de deneme yanılma sürecinin kısalması ile daha çabuk olacak. Tabii ki çatışmalar olacak ama bunların çözüm teknikleri de gelişiyor ve bu gereçler de giderek daha yaygın kitlelere yayılacak. Bundan 200 yıl önce orman dikmek diye bir kavram yoktu. Bakın iyi veya kötü artık milyarlarca ağaç dikiliyor. Nüfus bilinci bundan 40-50 yıl önce sadece birkaç aydının tartıştığı bir konu idi. Artık sadece bilinci gelişmedi, ne derseniz deyin çok nadir okumuş yazmış çifti iki çocuktan fazlasına ikna edemiyorsunuz.

Daha ağır ve sürekli bir şekilde çalışmayı ve üretmeyi de öğreneceğiz. Kendi hezeyanlarımızda olduğu gibi ve masallara da yansıdığı gibi beyaz atlı prens veya prensesler anında herşeyi değiştirmeyecekler. Küçük adımlarla ve sürekli paylaşarak çalışarak ve arada çatışarak birşeyleri değiştireceğiz.

Aydınlanma ve aydınlatma konusunda şu an varmış gibi gözüken açmaz da böyle damla damla, milim milim aşılacak hiç şüpheniz olmasın. Bizim aklımız sadece olayı biz / onlar veya tez / antitez olarak algılıyor gerçek şu an çatışan veya çatıştıklarını sanan cephelerin savlarının ötesinde buna da lateral gerçek deniliyor zaten. Ancak siyah da, beyaz da olmadığını anlayınca sürü yolunu bulabiliyor ışığa doğru.


Mahmut Tolon

16.08.2010

Son Güncelleme Tarihi: 30 Ağustos 2010 22:39

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.