Bir erkek eþinden ne ister?

13 Ocak 2012 12:06 / 3684 kez okundu!

 


Kýlýbýk erkekle kazak erkek arasýnda ne fark vardýr bilir misiniz?
Kýlýbýklar, eþlerin dediklerini hemen, kazak erkekler ise on dakika sonra yaparlarmýþ.
Katýlýrsýnýz veya katýlmazsýnýz, ama benim gözlemim bu…

Þimdi, þöyle diyebilir miyiz?
Aslýnda bir ailede, çerçeveyi çizen de, içini dolduran da kadýndýr.
Bakýn, evin erkeði ölse, kadýn evde yalnýz kalsa o eve, giren çýkan eþ dost eksik olmaz.
Kadýnlarda var olan rahim sýfatýnýn mýknatýslanma etkisi kendini daima gösterir.
Ama evin kadýný ölse erkek evde yalnýz kalsa, o eve giren çýkan pek olmaz, nerdeyse hiç olmaz.
Þimdi sýra efendimizin sözüne geldi.
Efendimiz, Fatma Anamýza hitaben, “Ey kýzým Fatma yuvayý yapan diþi kuþtur” diye üç defa tekrarlar ve devamla da; “Yuvayý yýkan da diþi kuþtur” der.
Demek ki yuvanýn kurucusu diþi kuþ, yani kadýn, koruyucusu da erkektir.
Evin, erkeðini de, çocuklarýný da idare eden kadýndýr.
Bilerek bilmeyerek, þuurlu veya þuursuz, imanlý, imansýz, her erkek eþini yanýnda veya arkasýnda, itici güç olarak görmek ister.
Erkeðin gücüne güç katan faktör; Karýsýna duyduðu güven faktörüdür.
Güvenin zedelendiði, itimadýn sarsýldýðý iliþkiler, çatýþmalarýn ana kaynaðýný oluþturur.
Efendimiz þanslý bir erkeði; “Saliha bir kadýnla evli olan, Huzur bulduðu, huzur veren evi olan, ulaþýmýný emniyetle yapmasýný saðlayan bineði olan insan” diye tanýmlýyor.

Demek ki bir erkek önce; güven duyduðu, saliha bir kadýn ister.
Saliha eþin en belirgin özelliði itaatkâr ruhlu olmasýdýr.
Kadýnýn itaatkârlýðýnýn kaynaðý, rahim sýfatýnda var olan imani sabýr ve dayanma gücü yüksek olan, hoþgörüden geçer veya geçmelidir.
Kadýn, erkeðin her dediðine, körü körüne itaat eden mi olmalýdýr? Hayýr.
Ama itirazý, itaatin içinden, yani muhalefetini (itirazýný), muhabbetinin (sevgi, saygý ve sorumluluk) deðerlerinin içinden çýkarmasýný bilmeli, veya çýkarmayý öðrenmelidir.
Hani bir Osmanlý hanýmefendisine sormuþlar; “Kocanýzla aranýz çok iyi bunun sýrrý nedir?”
Kadýn cevap vermiþ; “Ben kocama hiç itiraz etmem. Hiç hayýr demem.
Ama kocam hep benim dediðimi yapar.
Kocamýn gözünde ben itaatkar bir kadýným.
Muhalefetim hep muhabbetin içinden çýkar…!
Kocama deðer veriri onu takdir ve taltif ederim.”
Unutmayalým ki; Yuva muhabbetle (sevgi-saygý ve sorumluluk) deðerleriyle kurulur, muhalefet (itiraz, itaatsizlik, kin ve nefret) deðerleriyle yýkýlýr.
Bir erkek, karnýnda ve kalbinde can taþýyan kadýnýndan daima “caným” demesini duymak ister.
Can taþýdýðý halde caným demesini bilmeyen kadýna erkek, kalben deðil kerhen katlanýr.

Her zaman söylediðim gibi, biz insanlara akýl deðil bilgi vereceðiz.
Herkes kendi aklýyla öðrendiði bilgileri, ya hayýrda kullanýr ya da þer de.

Bir erkek; kendine, yaptýðý iþe, hayat mücadelesine, saygý gösterilmesini ister.
Peki saygý nedir?
Saygý, sevgilerin olgunlaþmýþ halidir.
Yani hamlýktan kurtulmuþ sevgilerin, laubaliliði olmayan sevgilerin, samimiyet ve içtenlik taþýyan sevgilerin, kýsacasý insaný mutluluða taþýyan olgun sevgilerin sunulmasýdýr saygý.

Bir erkeði mutlu eden saliha eþ, kýssasýný sunmak istiyorum.
Ýki arkadaþ var, biri eþinden pek memnun, öteki pek þikâyetçi.
Þikayetçi olan, biraz da gýpta ile; “Ya hu senin saliha bir eþin varmýþ, doðru mu bunun sýrý ne diye?” sorar.
“Sýrrýný bilmem ama eþimden pek memnunum.
Gel bize gidelim hem tanýmýþ ol, hem de hava sýcak biraz karpuz yiyelim” deyip evine götürür.
Arkadaþý, “yahu hiç haber vermeden eve gidilir mi, bari haber verseydin” der.
“ Sen üzülme, o her zaman her þeye hazýrdýr” deyip evin yolunu tutarlar.
Kapý çalýnýr, kapý açýlýr.
Hoþbeþten,selam kelamdan sonra “Haným, arkadaþa karpuz ikram edebilir miyiz? der.
Saliha kadýn, “hemen getiriyorum” deyip, karpuz, tabak, çatal, býçak gelir.
Ev sahibi erkek; “Yahu hatun bu karpuz bana biraz ham göründü, baþka karpuz getirir misin? der.
“Baþüstüne efendi” deyip o karpuzu götürüp yeni bir karpuz getirir.
“Ya hu hatun bu karpuz yamuk, baþka bir karpuz getirir misin?”
“Peki efendi hemen getiriyorum”
Bu olay beþ altý defa tekrar eder.
Kadýn hiç itiraz etmeden her seferinde itaat ederek bir karpuz getirir ve afiyetle yerler.

Derken eþinden þikayetçi arkadaþýnýn evine de karpuz yemeye giderler. Karpuz isterler, karpuz gelir.
Ama kadýnýn sözlerinin içinde, gönüle hoþ gelen, (“Peki caným, hemen getiriyorum, peki efendi” v.s gibi sözcükler) yoktur.
Ayný taktiði ikinci arkadaþý da uygulayýp, “yahu hatun bu karpuz ham, baþkasýný getirir misin?
Yahu hatun bu karpuz yamuk bir baþkasýný getirir misin?” der.
Karpuz iki kere gelir gelmesine ama, bin bir tafrayla…
Üçüncü kez karpuz istendiðinde kadýn; “Gözü kör olasý herif, zaten evde iki karpuz var, ya onu beðen ye, ya da ötekini, deðilse zýkkýmýn kökünü ye”
der, kapýyý çarpýp çýkar.

Evden ayrýldýklarý zaman saliha eþi olan arkadaþý, “Sen üzülme der.
Vallahi sen benden daha hayýrlýsýn ki, böyle bir eþe katlanýyorsun.
Benim eþim de bana katlanýyor.
Bizim evde zaten bir tek karpuz vardý.
Her seferinde hiç itiraz etmeden ayný karpuzu getirdi.”

Bir erkek kendisinde, hüner arayan kadýný olsun ister.
Zira ona daha çok deðer verir.
Bir erkek, erkeðinde kusur arayan kadýna deðer vermez.
Erkeði eve baðlayan da, evden uzaklaþtýran da genelde kadýndýr.

Evlilikler genelde;
1- Ya nefsin istek ve arzularýyla,
2- Ya gönlün istek ve arzularýyla,
3- Ya da her ikisiyle birlikte yapýlýr.

Birinci cinsel istek ve arzuya (yani nefis evliliðine) genelde erkekler itibar edeler.
Ýkinci isteðe (yani gönül veya duygusal evliliðe) kadýnlar itibar eder,
üçüncü isteðe ise, (yani hem nefis, hem de gönül evliliðine)
eðitimli, kültürlü, bilinçli, imanlý ve þuurlu insanlar itibar ve iltifat ederler.
Bir erkek, erkeðini, rahat býrakmayan, erkeðini deðiþtirmeye kalkan ama, bunlara raðmen erkeðiyle ilgilenmeyen kadýný, olsun istemez.
Kimi kadýn cývýl cývýldýr. Þen þakraktýr.
Eve huzur ve mutluluk yüklemek için yani yuvayý cennet bahçesinden bir bahçe yapmak için çýrpýnýr da çýrpýnýr.
Aslýnda erkek, eþinin bu güzel yanýný bilir ama, menfaatinin veya nefsinin dostu olduðu için, böyle erkekleri idare etmek gerçekten çok zordur.
Ama her yiðidin bir yoðurt yiyiþi vardýr ya, bir erkek, her halükârda halden anlayan bir eþi olmasýný ister.
Erkeðin huysuzluðuna katlanan kadýnýný da baþýnýn üstünde gezdirir.
Çünkü yumuþaklýk kadýnýn özelliðidir.
Unutmayalým ki yumuþak serti aþýndýrýr.
Gelin huzurlu bir yuva için þimdiden nefsimizi terbiyeye baþlayalým.
Nefis terbiyemize yardýmcý olan herkese þimdiden caný gönülden teþekkür ederim.
Unutmayalým ki aradýðýný bulanlar, genelde ne aradýðýný bilenlerdir.

Huzurlu ve mutlu nice ömürler dilerim.


Mahir EYÜBOÐLU

Eðitimci-Ýletiþimci-Yazar
Aile Danýþmaný

 

Bu yazýyý Facebook'ta paylaþabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaþ
0
Yorumlar
Uyarý

Yorum yazabilmek için üye olmalý ve oturum açmalýsýnýz.

Eðer sitemize üye deðilseniz buraya týklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eðer üye iseniz oturum açmak için buraya týklayýn.