ADONİS YERYÜZÜNDE - Gülçin Tunca

20 Nisan 2008 08:33 / 2205 kez okundu!

 

Baharın ilk günleri içimizi açıyor. Doğa, hoyrat insana karşın kendisini yeniliyor. Bizi kendisine doyamadan terkedecek olmasına rağmen çimenler yeşilin en güzel tonlarında, ağaçlar filizlerini çiçeklere bezemiş, yaz meyvelerinin müjdesini veriyor.

Romalılarda ise Flora (çiçek ve bahar tanrısı), Zeus'a kızan Luna'ya (ay tanrısı), dokunduğu kadını gebe bırakan çiçek vererek Mars'ın doğmasını sağlamıştır. Romalılar takvimlerinin ilk ayına baharın başlangıcı olan Mars (Mart) adını vermişlerdir.


Çinlilere göre gök tanrısı Gou Mang, Sümerlere göre Dumizi. Anadolu, Mezopotamya, İran, Balkanlara göre ise ab-ı hayat (hayat suyunu) içen ölümsüz Hızır ilkbaharı, mutluluğu, sağlığı, şansı getirir, doğayı yeniler.


Adonisin doğduğu şu günlerde; güller, laleler renkleriyle süslüyor bahçeleri,sardunyalar saksılara nasıl da yakışıyor? Yaseminler minik minik açmaya başlamış, sarmaşıklar dallara yaslanmış, ayva ağaçları tüylü yapraklarını bembeyez çiçeklerinin arkasına saklamış, çınarlar kuru dallarına yeşil süsler takmış. Akasyalar, mimazolar salkım salkım. Gelincikler tarlaları basmış, otlar toprakta çeşit çeşit, kırlarda renk çümbüşü, baharın duvakları papatyalar güneşin rengini ve temizliğini yansıtıyor.


İşte bunca güzellik karşısında yüreğim çırpınıyor, yürürken ellerimi çırpmak, tüm ağaçlara reverans yapmak geliyor içimden. Tüm çicekleri koklamak istiyorum, güneş ruhumu aydınlatıyor şükrümü arttırıyor.



Doğaya serpilen her bir canım çiçeğin öyküsü vardır. Baharın tazeliğini, etli taç yapraklarındaki muhteşem renkleri ve kokusuyla haykıran bahçelerimizin tacı, bülbülün aşkı gülün, antik mitolojiye göre dünyaya sunulmasında tesadüfün önemi büyüktür. Çiçek tanrısı Khaloris bir gün dolaşırken ağaçlar arasında bir perinin cansız bedenini bulur ve onu çiçeğe dönüştürür sonra kendisine yardım etmeleri için diğer tanrıları çağırır. Şarap tanrısı Dionysos rengini ve güzel koksun diye bal özü verir, Afrodit güzellik verir, Apollon güneşi iyice parlatır açsın ve canlansın diye, batı rüzgarı tanrısı Zephyrus bulutları uzaklaştırır üzerinden.


Çiçeklerin kraliçesi, baharın, aşkın, sevgilinin, hüznün, ifadenin, zarafetin, sitemin, utangaçlığın, cennetin, güzelliğin ,sağlığın, kısa ömrün, romantizmin simgesi gül, tanrıların elbirliği ile yarattığından olsa gerek bu sıfatları hak etmiştir.


Bizlere bahşedilen güzellikleri gözlerimizle ruhumuza dolduralım, başka baharı beklemeden bu baharın tadını çıkaralım. Bir gülünki kadar kısa ömrümüzde beşeri dünyadaki mücadelemize doğayla motive olalım, onu unutmadan.




GÜLÇİN TUNCA

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.