Son 25 yılın en iyi 25 filmi -3

30 Temmuz 2009 23:19 / 1656 kez okundu!

 


Emin Yeğinboy, izmirizmir.net için “yaz sezonu özel programı” adı altında "Son 25 yılın en iyi 25 filmi"ni tanıtmaya devam ediyor. İyi seyirler... 

Listemizi tekrar hatırlayalım:

Son 25 yılın en iyi 25 filmi

1. Ucuz Roman-Pulp Fiction (1994)
2. Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi-Lord of The Rings(2001-03)
3. Er Ryan’i Kurtarmak-Saving Private Ryan (1998)
4. Kuzuların Sessizliği-The Silence of The Lambs(1991)
5. Matrix-The Matrix (1999)
6. Dövüş Kulübü-Fight Club (1998)
7. Büyük Lebowski-The Big Lebowski (1997)
8. Leon (1994)
9. Yedi-Seven (1996)
10. Affedilmeyen-The Unforgiven (1992)
11. Titanic (1997)
12. Anayurt Oteli (1987)
13. Yeraltı-Underground (1993)
14. Eşkiya (1996)
15. Cesur Yürek-Braveheart (1994)
16. Amerikan Güzeli-The American Beauty (1998)
17. Şöhrete Bir Adım-Almost Famous (2000)
18. Karanlık Şehir-Dark City (1997)
19. Akıl Defteri-Memento (2000)
20. Danny Darko (2001)
21. Schindler’in Listesi-The Schindler’s List(1993)
22. Hayat Güzeldir-La Vita e Bella (1997)
23. Mavi Kadife-The Blue Velvet (1986)
24. Shrek (2001)
25. Üç Renk: Kırmızı-Trois Couleurs: Rouge (1994)



Son 25 yıla damgasını kuvvetle vuran yönetmen/yapımcı Ethan ve Joel Coen Kardeşler'in bu listede birden fazla film ile temsil edilmesi sürpriz olmazdı. Bir Fargo, bir Barton Fink veya İhtiyarlara Yer Yok gibi baş yapıtlara kimsenin itirazı olamazdı. O zaman neden Büyük Lebowski? Öncelikle Coen’lere özgün kara mizahı, Raymond Chandlervari polisiye öykü ile harmanlarken özellikle sıra dışı, renkli karakterleri ile kardeşlerin sinema üslubunu eksiksiz yansıtan bir film olduğu için seçilebilir. İkincisi iyi bir komediye çok sık rastlanılmadığı için. The Dude olarak anılan Lebowski (Jeff Bridges), Vietnam gazisi kafayı yemiş Walter Sobchak (John Goodman) ve saftaroz Donny (Steve Buscemi) günlerini bowling ve aralarında bitmek bilmeyen geyik ile geçiren üç dosttur. Lebowski’nin isim benzerliği nedeniyle evine iki tetikçi tarafından yapılan davetsiz ziyaret tek düze hayatlarında yeni ve hareketli bir dönemi başlatır. Yanlış anlaşılmalar, sakarlıklar, aylak karakterler, rüyalar öyküyü rengarenk bir seyirliğe dönüştürür.

Türk Sinemasının son 25 yıldaki en önemli filmlerinin başında Anayurt Oteli geliyor. Yusuf Atılgan’ın aynı adlı romanından sinemaya Ömer Kavur tarafından uyarlanan Anayurt Oteli karanlık atmosferi, dramatik yapısı ve her şeyin üzerinde Macit Koper’in canlandırdığı Zebercet karakterindeki başarısıyla da film bir baş yapıt düzeyine yükseliyor. Babadan kalma Anayurt Oteli’ni işleten Zebercet’in otelde sadece bir gece kalan gizemli bir kadının ardından tüm yaşamı değişir. Hayal ve gerçek arasındaki gelgitleri onu çevresinden ve gerçek dünyadan gittikçe koparmaya başlar. Onun içsel ve karanlık dünyası seyirciyi adeta bir kara delik gibi içine çeker. Macit Koper’in mükemmel oyunculuğu karanlığı ve dramatik yapıyı kusursuz köprüler. Kasaba yaşamının tek düzeliği Zebercet karakterinden dışa yansır.

Listenin ikinci Türk filmi Eşkiya ise seksenli yıllarda Türk sineması üzerine serpilen ölü toprağını silkeleyen bir film oldu. 1996 için alışılmadık bir rakam olan 2,5 milyon seyirciyi salonlara çeken film Şener Şen ve Uğur Yücel ikillisinin mükemmel performansları yanında Yavuz Turgul’un etkileyici senaryosu ve Uğur İçbak’ın kusursuz kamera çalışmasıyla sinemamızın yüz akı örneklerinden birisi olmayı hep sürdürecek.

Cesur Yürek - Braveheart oyunculuktan gelip yönetmen koltuğuna oturan Mel Gibson’ın bu konudaki yeteneğini kanıtlarken, tüm zamanların en önemli filmlerinden birisi oluyordu. 13. yüzyıldan kopup gelen İskoç asi William Wallace’un bağımsızlık mücadelesini şiddet ve duygu dolu bir anlatımla beyazperdeye yansıtan Gibson 1995'de beş dalda Oscar kazandı. 

Emin Yeğinboy
30.07.2009











 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.