SARTRE VE FANONCU AYDININ SONU: İSMAİL BEŞİKÇİ ELEŞTİRİSİ

07 Ekim 2022 18:06 / 315 kez okundu!

 

 

Aytekin Yılmaz'ın eski bir yazısını güncelliği nedeniyle yeniden yayınlıyoruz. PKK ve HDP'yi destekleyen yazar, çizer, sanatçı ve akademisyen kesimdeki ikiyüzlülüğün maskesini indiriyor. İyi okumalar...

 

***

SARTRE VE FANONCU AYDININ SONU: İSMAİL BEŞİKÇİ ELEŞTİRİSİ
 
Dünyada soğuk savaş dönemi kapandı ama aydınlar üzerinde etkisi hala sürüyor. Özellikle sol gelenekten gelenler için bu yüzleşme yapılamadı. Geçmişle yüzleşmenin kolay olmadığını en iyi aydınların yazarların tutumlarından anlayabiliriz.
 
Bazen çok anlaşılır bir soru soruyorum, diyorum ki "son 30 yılda PKK ve radikal sol örgütler bu cinayetleri yaparken bu ülkenin gazeteci yazarları ne yapıyordu?"
 
Geçenlerde bu soruyu sorduktan sonra en beğendiğiniz sahici samimi bulduğunuz yazarınızın adını yazar mısınız? diye sormuştum ve yazanlar yazdı. Buna göre çoğunluk "İsmail Beşikçi" dedi.
 
Bana göre de İsmail Beşikçi son 50 yılda bu ülkede saygı ve sevgiyi fazlasıyla hak ediyor. Çok istikrarlı biçimde Kürt sorununu yazdı savundu ve bunun için uzun yıllar hapiste kaldı. Bu bakımdan benim de takdir ettiğim bir insandır. Geçmişte 4 yıl aynı hapishanede birlikte kaldık. 1998'de Bursa hapishanesinde TİKKOcular Mehmet Çakar’ı öldürmeden önce Beşikçi’ye bizzat “Bu örgüt Mehmet Çakar’ı koğuşlarında tutuklamışlar, öldürecekler. Eğer ilgilenirseniz bir faydası olabilir” demiştim. Beşikçi ihtimal vermemiş ve örgüt sorumlularıyla konuşmamıştı. 20 gün sonra da Mehmet Çakar’ı öldürdüler. 
 
Beşikçi, ne o günlerde ne de sonrasında bu konuya ilişkin bir şey yazmadı ve konuşmadı. Araştırdım öğrendim, Beşikçi hapis olduğu yıllarda dört örgüt cinayetine tanıklık eder. Ama ne hapishanede kaldığı dönemde ne de çıktıktan sonra bu cinayetler hakkında bir tek cümle kurmadı. Devlet mağdurlarının yanında olan Beşikçi, örgüt mağdurlarını yazılarına konu etmemiştir. Özellikle 1990 lı yıllarda PKK ye angaje olabilecek tutumlar içine girebilmiştir. Kabul etmek lazım ki, Beşikçi’nin o yıllardaki PKK övgüleri bu konudaki yazıları, PKK şiddetinin bazı sol çevrelerde meşrulaşmasında önemli etkisi olmuştur. Bir aydın yazar Kürt halkının haklarını savunabilir, savunmalıdır da. Ama bunun için PKK ye ya da bir örgüte angaje olmak gerekmez. İ. Beşikçi bir dönem çubuğu epey PKK den yana bükmüştü. İşte bu angaje durumunun, örgütün ve örgütlerin yanlışlarını, cinayetlerini görmesine engel olduğunu düşünüyorum. Beşikçi’yi bu tavırsızlığa iten şeyin, Sartrecı ve Fanoncu tutum olduğunu düşünüyorum. Bu ekolden olanlar için “mağdur olan” devlete ve devletlere karşı mücadelelerinde her zaman haklıdırlar. Bu abartılı haklılık payesi, mağdurların kendi içlerindeki zalimliğin görülmemesine yol açtı. Halbuki baskı ve şiddet konusunda PKK’nin iç şiddeti çok büyük mağduriyetlerin yaşanmasına yol açmıştır. Buna rağmen bu şiddet bu zalimlik İsmail Beşikçi gibi yazarlar tarafından görülmemiş ve yazılmamıştır.
 
Özetle bu konuda çoğunluğun iyi vicdanlı bir yazar dediği İsmail Beşikçi, radikal sol ve PKK örgüt infazları söz konusu olduğunda tam da bu nedenler yüzünden susabilmiştir. Sol mahalleden diğer yazarların durumunu da az çok tahmin ediyorsunuzdur.
 
Mağdura haklılık veren Sartre ve Fanoncu akıl yöntemi ne eskiden ne de şimdi vicdanlı hakkaniyetten yana bir düşünme yöntemi değildi. Otomatik bir yöntemle sadece devletlerin şiddetine odaklanmak, içinde bulunduğumuz çağı açıklamıyor ve sorunlara çözüm olamıyor. Bu ülkede bu aklın iflas edilmesinde mağdurların zulmünü anlatan kitaplarımın payının önemli olduğunu da vurgulamam gerekiyor. 
 
Aytekin YILMAZ

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.