Yavrucuk Denizanası - Ayşegül Yeşilnil

04 Kasım 2007 03:42 / 2235 kez okundu!

 

Gideceğim yöne değil, gitmeyeceğim yöne doğru gittim… Beni yağmurdan ıslanmış, beton eski bir iskele bekliyordu… Deniz yağmur sonrası dinginliğindeydi, güneş gri bulutların arasından veda edeli çok zaman geçmemişti… Yağmurdan ıslanmış beton iskelenin en ucuna gidip oturdum... Annemi düşündüm... O an yanımda olsa, üşütür hasta olurum diye bunu bana asla yaptırmazdı... Bacaklarımı sallandırıp salladım... Suya değmesine dört parmak vardı... Sessizlik iyi gelmişti... Koca şehrin sesi çoktu bugün... Yine sabah uyumuş ve öğleden sonra uyanmıştım ama burukluk vardı içimde... Neşemle karşılaşamamıştım.

Gözlerim aniden kıpırdayan bir şeye takıldı… Şeffaf, minicik , sevimli bir denizanası yavrusuydu gördüğüm… Yavrucuk denizanası dedim ona, duymuş gibi bana doğru yaklaştı… Üzerinde dört tane minnacık yuvarlak vardı... Gördüğüm en narin hareketlerle yanındaki yosun ile adeta dans ediyordu.

Onu, o gün yapılan referandum ilgilendirmiyordu… Yapılan yürüyüşler, ağlayan insanlar, yürek acıları…

Onu, haberleri sunanların verdiği üzücü haberler ilgilendirmiyordu… Suyun üzerinde olan biten hiçbir şeyden haberi yoktu… Belki de suyun dibinde olanlardan da… O da elbetteki varolma nedeninden dolayı "var"dı… Diğer varolanların ondan habersiz olduğu gibi o da diğerlerinden habersizdi.

Toplam iki yıl ömrü olup, 650 milyon yıldır dünyamızda varlığını sürdüren bir canlı olduğunu okuduğumu hatırladım.. Çok ilginçti çünkü zehirsiz olan türü, ışık saçarak düşmanlarına karşı kendisini savunmayı geliştirmişti… Mucizevi güzelliğe sahip bu canlının bunca zaman türünü devam ettirmesinin sırrı belki de "kendi ışığında" gizliydi… Işık saçınca yok edilmekten kurtuluyordu... Işık vermeye devam ederek gövdesinden ayrılan ve düşmanını şaşırtan dokunaçlarının yerine yenilerini üretiyordu… O yok edilmemenin yolunu bulmuştu... Zaten doğasında var olan iç ışığını, zamanında ortaya çıkartması, düşmanının karanlık amacını engellemeye yetiyordu... İnsanoğlunun ise bu konuda kat edeceği o kadar çok yol ve yıl vardı ki…

Ben onun hakkında bunları düşünürken o ise, kendisine gülümsememi sağlayan kesik kesik, sevimli küçük hareketlerle sürdürdü yosunuyla yaptığı güzel dansını...

Neşemle hiç ummadığım bir yerde karşılaşmıştım…

Yavrucuk denizanasına, varolduğu için teşekkür ettim.

Vedalaştım..

Ayşegül Yeşilnil

23 Ekim Salı -İstanbul

06.30

www.yesilnil.com

aysegul@yesilnil.com

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.