21. Yüzyıl Evrim Teorisi

22 Ocak 2009 21:49 / 1934 kez okundu!

 

"Ne yazık ki insanoğlu evrimini tamamlayamadı. Bunun uzantısında ego ve hırslarını hala savundukça ve besledikçe, bireysel ve ülkelerarası ilişkilerde barbarlık, misilleme ve sevgisizliğin sürekliliği kaçınılmaz.



Lokal bakmıyorum.. Tüm dünya ve insanlık için düşüncelerim…
Hangi ülke insanının ya da dinden olanın ne kadar haklı olduğunun sorgulamasında değilim… Ya da kimin zalim kimin mazlum olduğunun sorgulamasında değilim... Ve kanımca mazlum, zalimin zulmünü oluşturmasının işbirlikçisidir...

Herkes kendi "haklı" nedenlerinin çığırtkanlığını yapıyor ve yapacak.
"Ben daha haklıyım, çünkü...... bu yüzden" diyerek zavallı tatminlerini yaşayacaklar.

Dünyada sahnelenen oyunlar bitmez, bitmeyecektir... Politikacılar ve çok mühim insanlar, bunu yeterince ve çok iyi (!) biliyor ve sonuçlar ortada. Evet sonuçta her savaşı film seyreder gibi seyrediyor tüm dünya insanları...
"Bakalım bugün hangi ülkede, kim kimi yok etmiş?" diyerek, belki de yumuşak koltuklarına gömülerek bir şeyler içip bir şeyler atıştırarak izliyor…
Kimi belki üzülerek, kimi de zevk alarak izliyor ama izlenen korku filmleri... Ve prim yapan ne yazık ki bu senaryolar... Ve tüm ödüller onlara...

Sanatçı olarak ve en önemlisi de hislerinin masumiyetini özenle korumaya çalışan bir "insan" olarak düşüncem şudur;

Varoluştan beri yaşandığı gibi, herkes zamanı gelince hayattan gidecek...
Sayısız medeniyetler, imparatorluklar kuracaklar, iktidar hırsları ve yüksek egoları ile sınırlar çizecekler.
Çizdikleri ya da hayal ettikleri o sınırları adına birbirlerini ve en önemlisi dünyayı tahrip edecekler
ama sonunda gidecekler... Yerine yenileri, yenileri gelecek...
Kim "ne" kazanırsa kazansın aslında kaybeden hep "insanlık"...

Ama kimsenin bir türlü paylaşamadığı dünya yerinde kalacak.
Her zaman olduğu gibi insanoğlunun zavallılığına acıyarak "ardından" bakan sadece dünya olacak…

Bir süre için yaşayacağımız "dünyanın" üzerindeki, yaşadığınız topraklardaki tüm "komşularınız" ile barış diliyorum…

Ayşegül Yeşilnil

20.01.2009
İstanbul

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
01 Şubat 2009 09:35

cansu demirtaş

     
    Merhaba..Çok değerli insan..Bugün sitenize üye oldum..Ve bu güzel yazınızı okuduktan sonra daha iyi anladım..üye olmakta çok geç kalmışım..Sizi tanımak büyük bir şansım benim ve her zaman öyle kalacak..Siz hayatımda tanıdığım en sevgi dolu insansınız..Sevgilerle...

 

 

24 Ocak 2009 01:21

dolphin

Sevgili Ayşegül Yeşilnil;
Yine düşündürücü satırlar....ve üzücü..."hep kaybeden insanlık..." acı  ve gerçek...insanlığın kaybetmemesi için ne yapılmalı???....sevgi,özgürlük ve barış nasıl elele dolaşmalı???...şu dünya üzerinde sadece insan olmak....insan olmanın onurunu yaşamak....dil,din,ırk,hiç bir fark gözetmeden!!!...
Ne doğru demiş J.Hendrix;
"Sevginin gücü,güc sevgisini altederse dünya barışı tanıyacaktır..." 
Benim de tüm dileğim bu insanlık için....saygılar...
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.