Kaderimiz KA-DER'in mi ellerinde?

10 Aralık 2012 13:08 / 1722 kez okundu!

 


Kadına özel dedikleri her yerden kaçardım. Ka-Der'den kaçılmaz dedim, gittim.

5 Aralık Kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği tarihte 78 yıl sonra aynı günde... Kadın Adayları Destekleme Derneği (Ka-Der) Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda 150 kişinin üstünde siyasetçi kadın katılımcı ve bir kaç erkeğin de (belediye adına) onurlandırdığı toplantıda, üç siyasi parti temsilcisi, üç de sivil toplum adına, altı kadın konuşmacı vardı.

 

****

 

Kaderimiz KA-DER'in mi ellerinde?

 

 

Kadına özel dedikleri her yerden kaçardım. Ka-Der'den kaçılmaz dedim, gittim.

5 Aralık Kadına seçme ve seçilme hakkının verildiği tarihte 78 yıl sonra aynı günde... Kadın Adayları Destekleme Derneği (Ka-Der) Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda 150 kişinin üstünde siyasetçi kadın katılımcı ve bir kaç erkeğin de (belediye adına) onurlandırdığı toplantıda, üç siyasi parti temsilcisi, üç de sivil toplum adına, altı kadın konuşmacı vardı.

Ka-Der Başkanı Sema Övgün "Parlamentodaki yasaları yapanlar erkekler oldukça kadınlar lehine hak ve adaletten söz edilemeyeceğini, kadınların karar mekanizmalarında yer alabilmek için artık harekete geçmeleri gerektiğini, baştan seçilemeyeceği belli olduğu halde sırf görüntü ve dolgu malzemesi olarak kadınları aşağılayan seçimleri daha baştan kaybeden kadın için sosyal adalet ve eşit temsil hakkı verilmesi gerektiğini, erkek egemen anlayışa direnmek ve siyasette kalıcı olabilmenin ise kadınlararası mutlak bir destek ve dayanışmadan geçtiğini" belirtti.

Türkiye'nin nüfusunun yarısı kadın olmasına rağmen meclisteki % 14.2'lik dengesiz dağılımının büyük bir utanç olduğunu ve bunun da nedeninin tüm parti başkan ve yöneticilerinin, yasa çıkaranlarının olduğunu dile getirdi. Yeni dönemde yeni yasa ile bazı belediyelerin kapanmasından dolayı da yine "erkek"lerin kan kaybetmeden kadın adayların önünde yer almalarının büyük olumsuzluk yaratacağını belirtti ve endişelerini dile getirdi. Tekrar tekrar aday olan ve listelerin seçilecek bölümlerinde yer alan “erkek”lerin siyasette kadına geçit vermeyip onların alanlarını daraltacağını ifade etti. Buna “hayır” denmesi gerektiğinin altını çizen Başkan Övgün, Osmanlıdan beri seçme ve seçilme hakkı konusunda mücadele veren kadınların, 1935'te ilk kez genel seçimlerde bu hakkı kullandıklarını ve 5. dönem olan bu seçimlerde TBMM' ye 18 kadın milletvekili girdiğini ancak o günden bu yana yerimizde saydığımıza değindi ve "bu yüzden de adalet, demokrasi, ve eşitlik için Fermuar sistemi istiyoruz" dedi.

Sema Övgün aday listelerinin bir erkek, bir kadın şeklinde düzenlenerek, parlamento, belediye meclis üyeliklerinin belirlenmesinin sosyal adalet gereği olduğunu da hatırlatarak sözlerini bitirdi.

Moderatör Nilüfer Günay sözü Liyakat Derneği'nden Berkay Eskinazi'ye verdi.

"Kadınların önündeki en büyük engel deneyimsizlik" diyen Eskinazi'ye, içimden "erkekler hep deneyimle mi geliyor sanki?" diyesim geldi ama sustum.

"Kadın istihdamı Türkiye'de % 30 Avrupa'da % 60, niçin? Oysa bizde de nüfusun yarısı kadın... Kadınların STK'larda, siyasette, iş dünyası ve üretimde daha çok yer alması lazım; daha çok yönetici kadın ihtiyacımız var."
Eskinazi özetle böyle dedi.

Ekonomi Üniversitesi Öğretim üyesi Itır Bağdadi, "İzmir kadın dostu bir kent"tir dedi ama benim kafamdan hemen bir "Acaba?" geçti.

Bağdadi devamla, "Her türlü ayırımcılığa karşı yetişmeli çocuklarımız...

Kadınlar ve engelliler daha fazla dikkate alınmalı...

'Hanımlar', 'kadıncağız', 'bayanlar' dendiğinde rahatsız oluyorum. Bu tanımlamalar hoş değil...

Kadın araştırmaları merkezleri önemli...

Toplumsal cinsiyet bilincini geliştirme işine üniversitelerden başlanmalı...

Kimseyi ayırmadan ve ötekileştirmeden eğitmeliyiz insanımızı..."
dedi.

Sema Pektaş - İzmir Barosu Başkanı
"Kadınlar İzmir'de 5 Aralık1992'de kadın platformunu başlattı. Meryem Koray vardı o zaman başında.
Anayasanın 10. Maddesine göre kadın-erkek eşittir ama örneğin uluslararası sözleşmeler Türkçe'ye çevrilip anlaşılması için yeterince yaygınlaştırılmadı ne yazık ki...
Biz kendimizi hep eksik görüyoruz oysa erkekler her konuda pek güvenirler kendilerine...
Kota değil fermuar sistemi doğru.

Kültürel değerler de gözden geçirilmeli, ki bu da engellerden en önemlisi"
diyen Pektaş kadınların dayanışmasının önemini vurguladı.

Güler Aslan - Eski CHP miletvekili (Lions başk.)
Atatürk vtr'siyle 10 dakikalık konuşma süresini aşan Güler daha çok çıkan kanunla ilgilendi.
"Liderliğinizi bir yerlere taşıyın" dedi kadınlara.
"Hepiniz partilere üye olun, siyasete katılın" diyen Aslan “laik görünümlü” olmanın şart olduğuna özel vurgu yaptı.

Yorum: Bu arada “laik görünümlü” (Sarışın, röfleli, Atatürk rozetli, bayrak elde her daim) olmazsanız ka-der mahkumusunuz mu demek istedi Güler hanım acep? Bu dernek onlara açık mı kapalı mı? Yoksa kapalı başlara yasak mı aday olmak?

Gülsüm Satoğlu (AK Parti Meclis Üyesi)
"Biz kadınlar bir şeyleri siyasete girdikten sonra öğrenmeye başladık" diyen Satoğlu şöyle devam etti: "yolun başında ehliyetli az insan vardı, arabası olan da azdı şimdi ise gelişiyoruz, farklılaşıyoruz. Üç çocuğum var ama kızların pırıltısı farklı...Partiye ilk katıldığımda 'kimseye güvenme' lafı ile başladı ilk ders ama ben tersini ispat etmeyi tercih ettim. Güven en önemlisi çünkü... Ayrıca partilerin kadın kolları kapansın inşallah, buna ihtiyacımız da bitsin artık.
Ka-der de kapanır bir gün inşallah"
diyerek Ka-der'e teşekkür eden Satoğlu "gerçi şimdi neden İzmir Ka-der daha güçlü değil, buna üzülüyorum" diye de ekledi.
"Kadınları kategorize etmemeliyiz; dindar kadın, cinsel tercihi farklı olan kadın..."
"Kadınlar için en iyisini biz biliriz diyen küçük bir grup bazı şeyleri dayatmadan farklılıkları da bünyesinde barındırarak genişleyip büyüyebilir."
Farkındalık için gençleri ve kadınları eğitmek gerek..."

Soyadı konusunda mücadeleye devam işaretini veren Satoğlu, Cumhurbaşkanı Gül'e bu konuları dile getirdiğini anlattı ve "Ka-Der mozaik olursa, daha uzlaşmacı olursa daha başarılı olur" diyerek konuşmasını bitirdi.
"Bıkmadık mı makrome kurslarından?" sorusunu ne yazık ki kimse sormadı... Bu arada moderatör Nilüfer Günay'ın "AK Parti'de kadın kollarına bakış nasıl, bu konuda neler yaşıyorsunuz?" sorusu da cevapsız kaldı...

Nazik Işık (CHP myk üyesi)
"Kadın sorunu bir toplumsal sorundur... Bu kadınlık mücadelemiz bize ninelerimizden kaldı... Buraya gelen pek çok kadının siyasi partiye üye olduğunu biliyorum. Siyaset uzun soluklu bir çalışmadır; önemli görevlere talip olmak gerekir... İlk dönem kimse baştacı edilmiyor, ısrarlı olmak lazım... Fermuar sistemi değil kota sistemi doğrudur, bu kota CHP'de % 35'e çıkmıştır. Bizde çeşitli heyetlerde bile cinsiyet kotası var.
Anayasa değişikliklerine kadın kotasının yansıtılması gerekir. Siyasi partilerde zihniyet değişikliği lazım..."


Bilge Ölçütaş (MHP)
"Önce kadınları yaşatabilmek önemli günümüzde...
Oy verin kadınlar bize Ankara'ya gidelim sonra kadınlar siz eve tıpış tıpış dönün...
Seçim biter kadın döner evine... Böyle olmamalı. Eş güdümlü oy kullanır kadınlar... bu da olmamalı"
dedi Bilge Ölçütaş... Yani tam bir "ben bilmem beyim bilir" olayı.

Ayrıca Bilge Ölçütaş "kadınlar tarih bilmeli" deyince aklıma yine muzip bir soru düştü; "iyi de erkekler tarih biliyor mu?"

Bu konuşmalardan sonra bol bol fotoğraf çekildi ve toplantı bitti.

Aklımda şu sorularla ayrıldım toplantıdan:

- Fermuar mı, kota mı tercihiniz?
- Koltukta mı kocada mı dövülmek istersiniz?
- Ülke yönetiminde eşit temsil hakkı için, bir kadın bir erkek seçilecek olursa kıyamet mi kopar?
- Seçilme hakkını bazı Avrupalılardan önce almışız diye övünmekteyiz de 78 yıldır neyi beklemekteyiz?
- Hiç seçilmediğimiz seçme hakkımız biraz geç gelseydi de tam gelseydi...
- Seçilme kanunu çıkmış ama uygulaması olmayan bu kanunla övünmek yerine dövünmek gerekmez mi? Hani gerisi nerede diye?
- 78 yıl geçti de kaçımız kadın milletvekiline oy vermek için çırpındı? Kültürel, politik, sosyal ve siyasal alanda hangimiz kadını baştacı etti?
- Kaçınızın evinde kararı erkek alır, kaçınızın evinde kadın?
- Yoksa sizin evinizde de mi anneniz karar alır, babanız ilan eder?
- Hangi 78 yıl tek bir yalanla geçer?
- Hangi yasa erkeklerin kontrolünden kadına yarar da geçer?
- Onlar da haklılar bir ömür “eşit” nasıl geçer? Onca “üstünlük” varken...
- Hangi parti olursa olsun sizin haliniz “bıyıklı” olsun.
- Dolgu maddesi kadınlar eskaza seçilecek olsa birdenbire “bıyıkları” çıkıyor onların, neden?
- Yoksa bu bir uzlaşma isteği mi, en masumundan en kötüsünden de sürüye dahil olma, sürü diline hakim olma, iktidar hırsı öte taraftan... mı?

Ka-der toplantısı iyi şeyler getiriyor insanın aklına...

Unutmayalım ki kadın, kadının yönetmesine bayılmadıkça en feminist erkekten bile gık çıkmaz!

Testisli kadın arar durur kadınlar hala... En çok onlar kullanır bu deyimi, övmek için birbirlerini “erkek gibi kadın” derler, lütfen unutmayalım.

Karı-koca bir konuda haberdar edilmek istenirse o kişi erkektir. Erkeğe bilgi verilir, kadına ilgilenmesi önerilir en fazla.

Daha fazla “feminist erkek” bekleyeceğimize daha fazla dayanışma ve cesaret gerek bize, sosyal adalet ve gerçek demokrasi için, kadının kadınla birleşmesi gerek.


Pervin MISIRLIOĞLU E.

10.12.2012

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.