AKIL OYUNLARI

09 Eylül 2011 23:40 / 1198 kez okundu!

 


Beyin fırtınası şeklinde bizi bir yerlerden bir yerlere sürükleyen düşüncelerin altında dinlenmeye ve huzur bulmaya çalışmak…

Kendine acımak bazen ya da kızmak, nefret etmek… Kendine eziyet etmenin ruhuna verdiği keyif ve en sakin göründüğün anlarda bile psikopat taraflarını ortaya çıkaran zamanlar…

Bazen alakasız bir konuda düşünürken kendini zamanın içinde bambaşka bir yere sürüklenmiş bulmak. Bugünü yaşarken geçmişi gözlerin açıkken dahi seyretmek ve o geçmişe dair bugün yorumlar yapmak ve görebilmek o zaman göremediğin şeyleri…

Hayatına anlam katmaya çalıştığın zamanlarda önüne koyduğun hedeflerin, bir gün tam onları elde etmek üzereyken bir anda senin için anlamını yitirmesi ve geriye dönük boşa harcanmış bir ömür için duyulan pişmanlıklar…

En nefret ettiğini sandığın objelerin, aslında seni en mutlu eden şeyler olduğuna dair keşiflerin…

Belli yaşanmışlıklardan sonra kendine ve hayata dair beyaz sayfa açmak ve yeniden başlamak kendini ve hayatını şekillendirmeye…

Anlamsız ve komik hırsların yerini alan anlamlı ve uğruna mücadele etmeye değer misyonlar…

Aptal olduğunu kabul ederek başladığın, yeniden öğrenme süreci ve bu çerçevede en çok ihmal ettiğin sana dair yaptığın yatırım…

En büyük kalabalıklarda bile yalnızken, en sessiz ve sakin hallerde bile bir yerlere ait olma hissiyatı…

Kişisel egolarını tatmin etmeye dönük saplantılı ve tutarsız davranışları sergilerken, en ilkel insanın dahi düşmeyeceği tuzağa düşmek. Kişiliksizleşmek….

Ayağı yere basmayan hedeflerin peşinde koşarken, burnunun dibindeki fırsatları görememek ve koştuğun yolun sonunda seni bekleyen bir hiç ve pişmanlık…

En yakın arkadaşından bile bunaldığın zamanlarda, iki kelam edemediğin insanlarla görüşmenin alaturkalığı…

Kendinden esirgediğin şeyleri başkalarına altın tepside sunarken, geri bildirim olarak aldığın tek şey. İnkar politikası….

Geçmişte o az şey bilip mutlu olduğun aptal çocukluğunun mutlu hallerini anarken, bugünün çok şey bilip mutsuz olduğun doyumsuz halleri…

Basit mantıkla düşününce bile yanlış olduğunu bildiğin davranışların esiri olurken, kalkıp bu düşüncelerin çelişkisini kendine bile itiraf etmeye korkmak…

Huzur aramak, huzursuz yılların ardından önce kafanın içinde, sonra toplumda ve sonra dünyada… Zor mu zor ama güzel olan ne kolay ki?


Ömer KARAKUYU

09.09.2011

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.