İzmir'in serbest yol haritası

18 Şubat 2014 13:09 / 1071 kez okundu!

 

 

Bilgi toplumunun sanayi toplumundan, özellikle üretim ve teknoloji yönünden en büyük farkı mümkün olduğunca disiplinler arası ortak çalışmayı ve birlikte hareket etmeyi temel felsefe olarak kabul etmesidir. Bu bilincin yaygın olduğu ülkeler günümüz dünyasının hem ekonomisine hem de teknolojisine yön vermektedirler. Çünkü belirli alanlardaki işbirliği hem kıt kaynak olan zaman ve paranın rasyonel kullanılmasına imkan vermekte hem de daha başarılı sonuç ve çıktılar edinilmesini sağlamaktadır. 

Yapılan araştırmalarda mikro ölçekte firmaların makro ölçekte ise bölge ve ülkelerin kendi bünyelerinde ne kadar inovatif olurlarsa olsunlar, açık inovasyon ve işbirliği oluşturma yöntemlerini uygulamadıkları takdirde orta vade içerisinde tüm yenilikçilik özelliklerini kaybedecekleri belirtilmektedir. Özellikle bölgelerin bu yeteneklerini korumaları veya geliştirmeleri için aynı konularda çalışan sanayici ve üniversitelerin bir araya getirilerek “küme” oluşturulması en etkin ve zorunlu araçlardan birisidir. Küme çalışmaları özellikle Avrupa Birliği tarafından da desteklenen bir araçtır.

Kümelenme faaliyetlerinde İzmir özellikle son üç yılda yaptığı çalışmalar ile sektörel bazda gelişme gösteren ve yeni pazar hedefleri belirleyen orta ve büyük ölçekli firmalar için uzmanlaşmanın ve yenilikçi gelişmenin yol haritasını çizmeye başladı. Özellikle İzmir’in sağlık turizmi konusunda gerçekleştireceği yönelimler açısından kümelenme faaliyetleri son derece önemli bir yer tutuyor.

İzmir için dikkati çeken bir konu, tüm dünyada katma değeri yüksek olarak kabul edilen yüksek ve orta-yüksek seviyede teknoloji kullanan sanayi sektörlerinden biri olan Biyomedikal’in hemen her açıdan güçlü konumda olmasıdır. Bu tespit, İzmir’in ekonomik gelişmesi ve bölgesel rekabeti açısından çok önemli bir bulgudur.

Sağlık her toplumun birincil önceliğidir. Halen ülkemizin sağlık harcamalarının büyük bir yüzdesi kamu kaynaklarından yapılmaktadır ve ne yazık ki %90 oranında yurt dışına bağımlıdır. Kaliteli Biyomedikal üretimin ulusal olarak gerçekleştirilebilmesi ciddi bir döviz kazanımına yol açabileceği gibi, stratejik bir üretimi ulusal olarak gerçekleştirme yetkinliğini de ülkemize kazandıracaktır. Dolayısıyla Biyomedikal Sektör, katma değer yaratma potansiyeli bakımından ülkemiz verimliliği ve sanayi rekabet gücünü etkileyebilecek bir sektördür.

Yüksek teknoloji sektörleri arasında yer alan dinamik niteliğe sahip Türk biyomedikal sektörünün ihracat performansı özellikle son birkaç yılda dünyaya sunulan kaliteli ürünlerle beraber sürekli artış göstermektedir. Sektörün ihracat değeri küresel ölçekte yüksek olmamasına ve sektör büyük oranda dışa bağımlı olmasına rağmen, Türk biyomedikal sektörünün vasıflı işçilik, yüksek mühendislik kalitesi ve sağlanan ürün çeşitliliği doğrultusunda yurtdışında önemli pazar paylarına ulaşacağı düşünülmektedir.

Şayet İzmir, serbest bölge faaliyetlerini genişleterek ve geliştirerek “Serbest Şehir” sıfatı kazanabilir, turizmdeki potansiyeline inovatif yaklaşımlar getirmesi halinde serbest bölgede dünyanın sayılı kentleri arasına girebilir. Bunu gerçekleştirebilmesi halinde sağlık turizminde bir destinasyon markası haline gelebilecek İzmir, aynı zamanda biyomedikal teknolojilerin geliştirilmesi konusunda Türkiye’nin dışa bağımlı konumunu optimum ölçekte üretim stratejilerine dönüştürebilir. İzmir, sağlık turizmi alanında başarıya ulaşmayı hedefliyorsa işe biyomedikal teknolojilerin üretilmesi ve pazarlanmasından başlamalı, bunu serbest bölge politikalarını uygulayarak gerçekleştirmelidir.

İzmir için yükselen sektörler ve kümelenme faaliyetleri belirli bir düzeyin üzerinde yoğunlaşmış sektörlerin rekabet güçleriyle birlikte irdelenmektedir. Yoğunlaşma düzeyi düşük de olsa, son dönem bölgesel kalkınma politikalarının odaklandığı katma değeri ve teknoloji seviyesi yüksek sektörlerin İzmir’deki durumu ve potansiyellerinin değerlendirildiğinde biyomedikal teknolojilerin birçok kolu ön plana çıkmaktadır.

İzmir'deki üniversiteler ve İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi'nde ulusal ve uluslar arası önemde araştırmalar, AR-GE faaliyetleri ve projelerin yürütülüyor olması, üniversitelerden mezun olan kalifiye işgücünün varlığı, kentteki üretim faaliyetlerinde katma değerin artırılması ve sektörlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. İzmir’de yükselen ve stratejik sektörlerin başında gelen Biyomedikal sektörü mevcut AR-GE çalışmaları, üniversite ve kalifiye işgücü olanaklarından yararlanılarak daha da geliştirilebilecek ileri teknolojiye dayalı bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, ileri teknolojiye dayalı biyomedikal teknolojiler alanında AR-GE faaliyetlerinin yürütülmesi, üniversite işbirliğinin geliştirilmesi ve ileri teknoloji kullanılan imalat sanayi kollarının güçlendirilmesi tüm bölgenin rekabet gücü açısından stratejik öneme sahiptir. Ancak dediğimiz gibi İzmir, sağlık turizmi alanında başarıya ulaşmayı hedefliyorsa biyomedikal teknolojilerin üretim sahasını serbest bölge politikalarını uygulayarak hayata geçirmelidir.

 

Çağrı GRUŞÇU

01.02.2014

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.