Anne Evi

12 Mayıs 2010 07:33 / 3022 kez okundu!

 


Tabaklarının üzerindeki çizgileri tanırsınız, yer karolarının zamana karşı verdikleri savaşın izlerini de, hangi dolapta neyin korunduğunu, raftaki kalın baba kitaplarını, artık kullanılmadığı halde salonun bir köşesinde her an kullanılıyormuş gibi duran döneminin teknoloji aynası midi müzik setini. Kenarlarına yerleştirilmiş Beta / VHS videoları ve kasetleri de… Kendi yapıtaşlarınız anne evinin her yerine özenle sindirilmiştir.

İlk soru ne sıcak ne güzeldir; çocuklar aç mısınız? Sanki sihirli bir değnek sizi sonsuz bir karın gurultusuna sürüklerken içeride de tencerelere anne eli lezzet tozu katılmış aşları sıralar. Nasıl sade, sıcak kanıksama duygusudur bu, mutlulukla teslim olunan.

Hep aç olma hali bundandır.

Fiskos masasında, vitrinde bulunan eşit sevgiyle, ince bir denge ile sıralanmış resimler, likör bardakları, kahve fincanları, torunların yaptığı faaliyetler aile hayatının canlı yayını gibidir. Vitrinin dokunulmazlığı vardır orası annenin özel mabedidir.

Ne çok eşyan var at biraz; hemen her yoruldum artık konuşmasının bir yerine bağlanan çokbilmiş çözüm önerisi kimseyi rahatlatmaz. O evin eşyası atılamaz, her birine tutunmuş aile anıları vardır; pamuklu yorganlar, onlarca havlu, mütevazı bir lokantaya yetecek kadar tabak, çanak, renkleri solmuş doğum günü yılbaşı kupaları, diğer evlerin eskileri, dolaplar dolusu boş kavanoz, poşet torba koleksiyonu, yazmayan /zor yazan kalemler, tarihi geçmiş ajandalar hepsi anne kokar.

Zenginini fukarasını köylüsünü şehirlisini aynı koyu demde tutan bir huzurlu mekân, koltuğuna uzanır uzanmaz tatlı bir uykuya daldırır, uyandığında bilirsin ki çayın başucundadır.

Kapatın gözlerinizi anne evine gidin, kalbinizle bulabileceğiniz tek yer orası. Anahtarınız zaten var değil mi?


Yonca Buğdaycı M.

11.05.2010




 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
14 Mayıs 2010 12:03

padlock

Değerli yorumlarınız için teşekkür ederim

Saygılarımla,

Yonca

14 Mayıs 2010 08:49

Ayşe Semra

Yonca Hanım,
O kadar güzel yazmışsınız ki okurken kendimi annemin evindeymişim gibi hissettim.
Sevgiler,
12 Mayıs 2010 12:37

YORUMSUZ !

Barış Anneleri Ankara'da muhatap bulamadı

'Barış Anneleri İnisiyatifi' grubunun Ankara Abdi İpekçi Parkı'nda 3 gün önce başlattıkları oturma eylemi son buldu. Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan görüşmek için randevu talebinde bulunan kadın grubuna olumlu yanıt veren olmadı.

Fevzi KIZILKOYUN

ANKARA - Türkiye’nin çeşitli illerinden Pazar günü Ankara’ya gelerek Abdi İpekçi Parkı’nda çadır kurup oturma eylemi başlatan ‘Barış Anneleri İnisiyatifi’ üyesi 200 kadın, muhatap kimseyi bulamayınca eylemlerine son verdi. Eylemci anneler, “Kimse bizi, yani Kürtleri muhatap olarak kabul etmedi. Biz anneler olarak onların ayağına geldik ve kanın durması, savaşın bitmesi için görüşme talep ettik. ‘Artık anneler ağlamasın’ dedik, ama görüyoruz ki bu durum kimsenin umrunda değil. Görüşmeyi bile kabul etmeyenler Kürt sorununu nasıl çözecekler?” dedi.

Radikal
11 Mayıs 2010 22:38

mustafa

Anne evi, anne yüreği, ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar...............noktalar uzar gider. Anneler toplumların onur timsalidirler, en yüce değerleridir. Toprak ana, ana yasa, ana yurt. Ülkemizde kadınların toplumdaki yeri ve değeri hakkınca verilir, erkeklerle eşitliği gerçek anlamda sağlanırsa; erkek egemen sistem kadınlarla eşitlenirse, annelerimiz ağlamayacak, yüzleri, kalpleri hep gülecek. Tüm annelerin önünde saygı ile eğilirim.
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.