Çok kısa bir bayram öyküsü
06 Temmuz 2016 11:26 / 1442 kez okundu!
Saadet teyze, bu olayı unuttuğunu söyledi. Gülümsedik, "normaldir" dedik. Benim unutmam ise olanaksızdı. Kolonya, şeker, mendil üçlemesini epeyi aşmış, 5 TL kazanmıştım. Bana özel bir not ile hem de...
Herkesin bir Saadet teyzesi olsun ve tüm Saadet teyzelerin de sağlıklı, uzun ömürleri...
Herkesin bayramı kutlu olsun.
Çok kısa bir bayram öyküsü
Yıl 1965... İzmir'in Bayındır ilçesindeydik. Babamın öğretmen arkadaşlarından bir karı kocanın (İbrahim Çıtak-Saadet Çıtak) eviyle karşılıklı gibiydik.
Oğulları Şeref Çıtak benden 4-5 yaş büyüktü. Mahalledeki ağabeyimizdi. Beni geceleri açık hava sinemasına tek başına bırakmayan anne babam, o çağırdığında genellikle izin verirlerdi.
Bayram günlerinde kardeşlerimle birlikte hangi evlere el öpmeye gideceğimizin planlanması, para verme ihtimali olan evleri listede öne almak çok önemliydi. Çünkü el öpülen çoğu evde kolonya mendil şeker üçlemesi geçerliydi.
Şeref ağabeyin evi benim için listenin başındaydı.
Onların beni çok sevdiğini hep hissederdim ama anneme babama duydukları saygı ve sevginin başta geldiğinin de farkındaydım. Kendilerinin bir oğlu varken, biz o zamanlar (en büyükleri ben olmak üzere) 6 kardeştik. Şakayla karışık anneme, babama şöyle dediklerini çok duymuştum: "Yahu İbrahim bey, Fatma hanım; sizin şu kızlardan birini verin de biz büyütelim, bizim de bir kızımız olsun." Pervin, Saadet teyze ile yıllar sonraki buluşmamızda, işaret edilenin çoğunluk kendisi olduğunu gülerek bize hatırlattı :)
Bir bayramda son güne gelindiği halde Saadet hanımlara henüz gidememiştim. İlk gidişte evde yoklardı... Saadet hanım son gün öğleden sonra bizim evin önünden geçerken bana seslendi "İlhami, bize neden gelmedin" Geldim, bulamadım falan diye geveledim ama o "bir süre evdeyiz, hadi uğra bize" dedi ve evine gitti. Ancak araya bir şeyler girdi, bakkala gönderildim ve ben yine gidemedim :(
Akşam üzeri fırsat olunca gittim kapılarını çaldım ama yine yoklardı... Tam dönerken verandadaki pencerenin dış kenarındaki kutuda bir not gördüm "İlhami'ye" diye... Heyecanla baktım ki bir şekerleme, bir mendil arasında da mavi renkli 5 TL.
Benim için çok değerli bir andı. Bir lira, iki-buçuk lira gibi nispeten büyükçe bir miktarın üstünde bir bayram harçlığı kazanmıştım hem de adıma bırakılmış özel bir not eşliğinde...
Bu anımı 45 yıl sonra İzmir'deki evinde ziyaret ettiğim Saadet teyzeye ve Şeref ağabeye anlattım. Hepimiz duygulandık... İbrahim Çıtak amcaya da rahmet diledik.
Saadet teyze, bu olayı unuttuğunu söyledi. Gülümsedik, normaldir dedik. Benim unutmam ise olanaksızdı. Kolonya, şeker, mendil üçlemesini epeyi aşmış, 5 TL kazanmıştım. Bana özel bir not ile hem de...
Herkesin bir Saadet teyzesi olsun ve tüm Saadet teyzelerin de sağlıklı, uzun ömürleri...
Herkesin bayramı kutlu olsun.
İlhami Mısırlıoğlu
Son Güncelleme Tarihi: 06 Temmuz 2016 11:50



