Haydar Baş'ı eleştirene TV stüdyosunda dayak...

25 Ocak 2011 00:44  

 

Haydar Baş'ı eleştirene TV stüdyosunda dayak...

Kadiri tarikatı Şeyhi ve Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Haydar Baş canlı yayında konuşurken bir seyirci 'Hocam resmen şeytana uyuyorsunuz..." deyince, "şiddet" devreye girdi ve soruyu soran şahsa stüdyoda dayak atıldı. Dayak atma, stüdyodan gelen çığlık seslerinden anlaşıldı, canlı yayın kesildi.

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Hatırlanacağı üzere, Haydar Baş, gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan'ı da, dönemin Birgün gazetesi'nde 26 Nisan 2005'te yayınladığı 'Müritleri Haydar Baş'a baş kaldırdı' yazısı nedeniyle dava yağmuruna tutmuştu...

Mesaj TV'deki Eko Analiz programında Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Haydar Baş'ın Hz. Muhammed'e 'Muhammed' demesi canlı yayında stüdyoda bulunan bir kişinin tepkisini çekti.

"Hocam resmen şeytana uyuyorsunuz.. Muhammed dediğiniz kişi çocuk değil" diyen izleyici stüdyodaki diğer konuklardan ve BTP'lilerden dayak yedi.

Programın yönetmeni ilk yumruktan sonra görüntüyü kesti ancak gelen sesler oldukça şiddetli bir kavganın yaşandığına işaret ediyordu.

Programda çığlığın duyulmasıyla ses tamamen kesildi ve hemen ardından reklama girildi.

DAVA AĞMURUNA TUTTUĞU ERGÜNDOĞAN'A SEHER VAKTİNDE TEKRARLANMASI İSTEĞİ İLE BEDDUA YAYINLATMIŞTI...

Gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan'ın Haydar Baş'la ilgili yazısının 26 Nisan 2005'te BirGün'de yayınlanmasının ardından 28 Nisan 2005'te "Yeni Mesaj" gazetesinde Ergündoğan için 'seher vaktinde' ve her fırsat buldukça okunması istenen bir de 'beddua' yayınlanmıştı...

28 Nisan 2005 tarihli Yeni Mesaj gazetesinde Müslim Karabacak adlı "köşe yazarı"(!)nın sütununa taşıdığı ifadelerden bir bölümü şöyle:

"Bir Müslüman’ı; ne İslam dininin, ne bu millete ait örf ve ananelerin, ne de bu milletin ahlak anlayışının asla kabul ve tasvip etmeyeceği yalan ve iftiralarla karalamaya kalkışanın, rencide edenin, huzurunu bozanın, rahatsız edenin ve namusunu, aile hayatını, aile mahremiyetini, olsa olsa ancak bir gayr–i Müslim’in tevessül edebileceği bir iğrençlikte diline dolayanın; Allah’ın, Melaikenin, Resullerin, Sadıkların, Şühedanın, Salihlerin ve tüm evliya–yi kiramın laneti üzerine olsun. Üç. Ne İslam dininin, ne bu millete ait örf ve ananelerin, ne de bu milletin ahlak anlayışının asla kabul etmeyeceği bir yalanı/iftirayı, karalama ve kin maksadıyla, dile getirenin, yazanın, yayanın, gündeme getirenin, emeği geçenin, görüp sessiz kalanın, tasvip edenin, zevk alanın; Allah’ın, Melaikenin, Resullerin, Sadıkların, Şühedanın, Salihlerin ve tüm evliya–yi kiramın laneti üzerine olsun. İki cihanda da rezil olsun. Huzur bulmasın. Yüzü gülmesin. Âmin!..

Âmin! Âmin! Bir hürmet–i Tâ–Hâ ve Yâsîn. Vel’hamdü lillahi rabbil’alemîn. Yukarıdaki dua, aynı zamanda; din, vatan, bayrak–sancak ve diğer tüm mukaddesatımız konusunda da bir iğrençlik, bir ihanet içinde olan için de aynen geçerlidir. Bu köşeyi okuyan ve beni seven bütün dostlarımdan aynı duayı, öncelikle seher vaktinde, olmazsa fırsat buldukça yapmalarını istirham ediyorum..."


Sesonline.net


 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0