KOY (THE COVE) - KOYDA YAŞANAN KATLİAM

18 Haziran 2010 01:24 / 1782 kez okundu!

 


Yurtdışı seyahatlerinin favori mekanları olan su parklarında yaşayan yunusların, o sevimli gösterilerinin ardında yatan tüm gerçekleri de sergiliyor belgesel. Sevimli hayvancıklar yaşadıkları tutsaklık karşılığında mide ülserine yakalanıyor. Buralarda odalar dolusu ülser ilacı depolanıyor.

----------------------------------------------------------------------------------------------

YÖNETMEN: Louie Psihoyos
SENARYO: Mark Monroe
MÜZİK: J. Ralph
GÖRÜNTÜ YÖNETMENİ: Brook Aitken

‘Yaşanabilecek en büyük duyarsızlığı yaşadım’ diyor Richard O’Bary. Kendisi yunus eğitmeni. Yetmişli yıllarda yunusları tüm dünyaya sevdiren Flipper dizisindeki beş yunusun yakalanmasında ve eğitimlerinde önemli bir rol oynamış. Artık geriye dönüp baktığında sadece pişmanlık duyuyor. Yunusların doğal yaşam alanlarından koparılıp gösteri parklarında tutsağa dönüştürülmeleri en fazla onu üzüyor. Bugün dünyanın neresinde bir yunus sorunu olsa oraya koşan aktivist. Mümkün olsa tüm su parklarındaki yunusları satın alıp, onları tekrar denize salıvermeyi düşlüyor. Düşüncelerinin nasıl tam tersine döndüğüne, Koy-The Cove adlı belgeselde tanık oluyoruz. Koy bu yıl en iyi Belgesel Oscar’ı kazanırken, bir belgeselin kurgusal bir film kadar heyecanlı olabileceğini gösteriyordu.

Taiji, Japonya’da küçük ve sevimli bir balıkçı kasabası. Bu sevimli yer her yıl eylül mart ayları arası dünyanın en büyük yunus katliamına sahne oluyor. Hem de öyle böyle bir katliam değil. Balıkçılar yunusları rahatsız edici seslerle sürdükleri koyda, ellerindeki mızrak türü bıçaklar ile acı çektirerek katlediyorlar. Ta ki, koydaki su tümüyle kan kırmızısı oluncaya kadar… Su parkları için uygun adayların seçimi de bu koyda oluyor. Katliam öncesi, dünyanın her yerinden gelen eğitmenler uygun yunusları seçiyor. Bunların fiyatı yunus başına yüz bin dolar üstü. Burada yaşananlardan balıkçılar ve yerel yöneticiler de rahatsızlar. Yaptıklarının başkaları tarafından görüntülenmesine veya fark edilmesine izin vermiyorlar. Belgesel ekibi bu nedenle bir ‘Görevimiz Tehlike’ ekibi gibi çalışıyor, gizlice koya girip kayıt cihazlarını yerleştiriyor. Belgeselin de en gergin bölümlerini bu anlar oluyor. Belgesel daha önce kimsenin çekmeyi başaramadığı görüntüler ile bir katliamı detayları ile çekmeyi başarıyor.

Yurtdışı seyahatlerinin favori mekanları olan su parklarında yaşayan yunusların, o sevimli gösterilerinin ardında yatan tüm gerçekleri de sergiliyor belgesel. Sevimli hayvancıklar yaşadıkları tutsaklık karşılığında mide ülserine yakalanıyor. Buralarda odalar dolusu ülser ilacı depolanıyor.

Belgesellerde de bir takım olayların gidişatını değiştirecek özgün konular yakalamanın önemi Koy ile kanıtlanıyor. Yine de yılda 23.000 yunusun öldürülmesi ve marketlerde pazarlanan etlerindeki çevre kirliliğinin yol açtığı yüksek cıva oranı, belgeselin en akılda kalan ve insani yönü. Japonya geçmişte yaşadığı cıva zehirlenmesi felaketlerinden dersini almamış anlaşılan.


Emin Yeğinboy

09.06.2010

***

Koy'un aldığı ödüller:

2010 Oscar: En iyi Belgesel
2010 Amerika Senaristler Birliği: En İyi Belgesel Senaryosu
2009 Amsterdam İzleyici Ödülü
2009 Los Angeles Film Eleştirmenleri Birliği : En İyi Belgesel
2009 Sundance İzleyici Ödüllü
2009 Sydney İzleyici Ödülü



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.