Daha İyi Bir Dünyada/Haevnen - Mutluluk Peşinde/Rabbit Hole

28 Nisan 2011 14:17 / 2253 kez okundu!

 


Emin Yeğinboy'dan iki film birden: Yönetmen Susanne Bier'den şiddeti farklı boyutlarda inceleyen çok yönlü bir film; “Daha İyi Bir Dünyada-Haevnen”.
Diğer film ise “Mutluluk Peşinde-Rabbit Hole”. Evlat acısının geride kalanlar üzerine yaşattığı travma ve yıkım bir çok filme konu oldu. James Cameron Mitchell bu filmde tarifsiz acının peşine düşüp geride kalanların, bununla nasıl baş etmeye çalıştıklarını anlatıyor.

---------------------------------------------------------------------------------------

DAHA İYİ BİR DÜNYADA - HAEVNEN

Yönetmen: Susanne Bier

Senaryo: Anders Thomas Jensen

Oyuncular: Mikael Persbrandt, Tyrine Dyrholm, Ulrich Thomsen

“Daha İyi Bir Dünyada-Haevnen”, şiddeti farklı boyutlarda inceleyen çok yönlü bir film. Şiddet, aile bağları, intikam, hoşgörü, medeniyet ve ilkellik konu içine serpiştirilmiş temalar. Geçmişe bakacak olursak Yabancı Dilde En İyi Film Oscarlarının çoğunlukla hakkaniyetli dağıtıldığını görürüz, Altın Küre kazandıktan sonra Oscar’da Danimarka yapımı “Haevnen” bu yıl herkesin favorisi Inaratu’nun “Biutiful”ını geride bırakırken çoğunluğu şaşırtmıştı. İzledikten sonra bu ödülü neden hak ettiği anlaşılıyor. Anders Thomas Jensen’in yazdığı senaryodan yola çıkan yönetmen Susanne Bier paralel kurgular ile Afrika ve Danimarka’dan anlattığı öyküde meselenin özüne iniyor. Şiddetin özünün gelişmişlik veya geri kalmışlıkla değişmediğini, sadece uygulama şeklinin değiştiğini vurguluyor. İnsan şiddetten ne kadar uzak durmaya çalışsa da eninde sonunda kaçamayacağını gösteriyor. Bunun insanın özünde değişmez bir yapı taşı olduğunun altını çiziyor. Bir yerde şiddete başvurmadan kötülüğün cezalandırılmayacağını da, barışçıl tutumundan ödün vermek pahasına da olsa, gösteriyor. İntikam duygusunu ise şiddetin zirve yaptığı nokta olarak yorumluyor.

Öykü Elias ve Christian adlarındaki iki erkek çocuğun ilişkisi üzerine kurulu. Her iki çocuğun da aile sorunları vardır. Elias’ın babası Kenya’da mülteci kampında iç savaş mağdurlarına, gönüllü yardım eden bir doktordur ve yine doktor olan annesinden ayrılmanın eşiğindedir. Christian ise kansere yenik düşen annesini kaybetmenin üzüntüsü içindedir. Babasını annesine yeterince destek olmamakla suçlamakta, bu yüzden içinde biriken öfkeyi de sık sık babasının üzerine salmaktadır. Okulda kendisinden büyük çocukların sürekli tartakladığı çekingen Elias’a Christian yardım ederken, gösterdiği şiddet ile saldırgan Sofus’u korkutur ve yaralar. Elias kendisinden çok farklı karakterdeki arkadaşına özenmeye, onun etkisi altında kalmaya başlar. Christian cesur adım atmak konusunda kararlıdır ve Elias’ı da birlikte davranma konusunda zorlayıcıdır.

Kuzey Sinemasının donuk fakat etkileyici atmosferi, ülkeler arası paralel kurgular ile zenginleşiyor ve tek düze bir anlatımdan kurtuluyor. Danimarka’nın soğuk ve sessiz atmosferi, Afrika’dan renkli ve gürültülü kareler ile dengeleniyor. Çocuklar ve ebeveynleri arasındaki ilişkileri dingin ve derinlikli bir anlatımla hiç sıkmadan, lafı uzatmadan yansıtıyor Suzanne Bier. Kadın duyarlılığını hissettiriyor ve kesinlikle didaktizm tuzağına düşmüyor. Önceki filmleri “Kardeşler”, “Düğünden Sonra” veya “Yangında Kaybettiğimiz Şeyler” insan ilişkilerini mükemmel işleyen, iyi eleştiriler almıştı. Görüntü yönetmeni Morten Soborg’un katkılarıyla kadife gibi akan bir film. Kuzeyli oyuncuların her zamanki sağlam ve abartısız oyunculukları filmin tüm atmosferi ile bütünleşiyor.

***

MUTLULUĞUN PEŞİNDE-RABBIT HOLE

Yönetmen:
James Cameron Mitchell

Oyuncular: Nicole Kidman, Aaron Eckhart, Dianne West

Evlat acısının geride kalanlar üzerine yaşattığı travma ve yıkım bir çok filme konu oldu. “Mutluluk Peşinde-Rabbit Hole” bu tarifsiz acının peşine düşüp geride kalanların, bununla nasıl baş etmeye çalıştıklarını anlatıyor. Terapi gruplarına katılmak, onun odasını olduğu gibi muhafaza etmek, dine dönmek veya tersi isyan etmek, evi değiştirmek gibi ne olursa olsun hiçbir şey acıyı dindirmeye gücü yetmiyor. Ebeveynler arasındaki duygu kaybı, acıyı içinde yaşamak isteği yalnızlığı ve şefkatsizliği arttırırken, normal yaşamın birçok standartları onlara batmaya başlar. “Mutluluğun Peşinde” tam bu evrede yaşananları, hissedilenleri yansıtmaya çalışıyor. David Lindsay Abaire’in Pulitzer ödüllü tiyatro oyunundan yine onun senaryosu ile sinemaya uyarlanırken, yönetmen koltuğunda bağımsız sinemadan gelen yetenekli James Cameron Mitchell var. Acılı anne Becca’yı oynayan Nicole Kidman, soğuk güzelliği ile içinde kopan fırtınaları ve boşluğu ustaca gizlediği bir karakteri canlandırıyor.

Dört yaşındaki oğullarını evlerinin önündeki trafik kazasında kaybeden Becca (Nicole Kidman) ve Howie (Aaron Eckhart) bu acıyla mücadele etmede farklı yollara başvurur. Becca geride kalan eşyaları ve anıları ortadan kaldırarak acısını bir nevi başkaldırı ile dindirmeye çalışır. Howie ise terapi grupları ve eski günlerden yaptığı video kayıtları arasında çaresiz ve duygularının esiridir. Becca’nın oğlunun ölümüne neden olan kazayı yapan lise öğrencisi Jason ile tesadüfen karşılaşması yaşamında bazı şeyleri değiştirir. Onunla ara sıra buluşarak yaptığı konuşmaların kendisini rahatlattığını hisseder.Jason’ın paralel evrenlerdeki yaşam teorisinden yola çıkarak çizdiği “Rabbit Hole”adını verdiği çizgi roman, Becca’nın ilgisini çeker. Teselliyi paralel evrenlerde birbirinden farklı yaşamlara inanmakta bulmaya başlar. Romanın kahramanı Alice Harikalar Diyarı’nda olduğu gibi bir tavşan deliğinden girerek paralel evrenlere geçmektedir.

Yaşamın olumsuz bir yönünü anlatırken son derece sakin bir anlatım kullanıyor yönetmen Cameron Mitchell. Sinema dünyasına “Hedwig ve Kızgın Çıkıntısı” ve “Shortbus” gibi sıra dışı iki bağımsız filmle giren genç Mitchell, bu kez deneyimli, ana akıma ait bir yönetmen duruşu sergiliyor. Önceki filmlerindeki çılgın rock’n roll havasından eser yok. Sade ve gösterişsiz anlatımını zedeleyecek bir duygu sömürüsüne sapmıyor. Her şey mümkün olduğu kadar gerçekçi ve sakin.Kidman ve Eckhart son derece uyumlu performanslar sunuyorlar. Kidman’ın mesafeli duruşu ve Eckhart’ın yakınlaşma çabası, ölçülü oyunculuklar ile “iyi oynanmış” karakterlere dönüşmüş. Kidman, Becca karakteri ile bu yıl hem Altın Küre’ye hem de Oscar’a aday gösterilmişti.


Emin Yeğinboy

24.04.2011

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.