10 EYLÜL VE TKP'NİN LEGALE ÇIKMASI ÜZERİNE

12 Eylül 2025 08:06 / 413 kez okundu!

 

 

"Bir çok ilde, ilçede komünistler toplanıyor, basını çağırıyor, biz Komünist Partisinin üye ve yöneticileriyiz. 141-142 nin kalkmasını ve yasal bir parti olarak çalışmayı istiyoruz diyorlardı. Tabii gazetecilerle beraber, polis te geliyor, kimi yerde tüm komünistler tutuklanıyor, kimi yerde bir kısmı tutuklanıp, bir kısmı ifadeleri alınıp salıveriliyor, kimi yerde polis izleyip kimseyi almadan gidiyordu. Bu arada kimsenin biz komünistiz diye bir açıklama bile yapmadığı mesela Nazilli-Söke de klasik, elektrikli, Filistin askılı vs normal Komünist Partisi operasyonu yapılıyordu. Devlet ne yapacağını, nasıl yapacağını bilemez haldeydi, standart bir tepkisi yoktu, tam bir kaos vardı, biz de ise ok yaydan çıkmıştı artık, ne olacaksa olcaktı. 

İzmir'de basın açıklaması yapan komünistlerin bir kısmı tutuklanmıştı."

 

***

10 EYLÜL VE TKP'NİN LEGALE ÇIKMASI ÜZERİNE

Bir çok ilde, ilçede komünistler toplanıyor, basını çağırıyor, biz Komünist Partisinin üye ve yöneticileriyiz. 141-142 nin kalkmasını ve yasal bir parti olarak çalışmayı istiyoruz diyorlardı. 

Tabii gazetecilerle beraber, polis te geliyor, kimi yerde tüm komünistler tutuklanıyor, kimi yerde bir kısmı tutuklanıp, bir kısmı ifadeleri alınıp salıveriliyor, kimi yerde polis izleyip kimseyi almadan gidiyordu. Bu arada kimsenin biz komünistiz diye bir açıklama bile yapmadığı mesela Nazilli-Söke de klasik, elektrikli, Filistin askılı vs normal Komünist Partisi operasyonu yapılıyordu. 

Devlet ne yapacağını, nasıl yapacağını bilemez haldeydi, standart bir tepkisi yoktu, tam bir kaos vardı, biz de ise ok yaydan çıkmıştı artık, ne olacaksa olcaktı. 

İzmir'de basın açıklaması yapan komünistlerin bir kısmı tutuklanmıştı. 

Bir avukat abimizle Birol büroma geldi. Birol'la ben gidip Nazillide ne oluyor diye bir bakcaktık, dönüşte de Söke'de bir öğretmen abimizin evine uğruycaktık, bir şekilde yakalanmamıştı ve şimdi İzmir'de güvenli bir evdeydi. Tabii ailesi poliste mi bizde mi bilmiyordu. Ailesini haberdar edecektik. 

Bir şey olursa da ben bunların avukatıyım diycektim, Birol da beni götürüp getiren arkadaşımdı. Artık yerlerse, yemezlerse biz de  son klasik TKP operasyon larından birinin sanıkları olacaktık. 

Nazilli'ye gittik bir esnafın iş yerine girdik müşteriler vardı, adam Birol u görünce zaten beti benzi attı. 

Onu da almışlar tabii güzelce sorgulamışlar, sonra da nedense dava dışı bırakmışlar, çekiniyordu biraz, bizimle konuşmadı. Birol Nazilli'de herkesi tanır biraz dolaştık ettik bir şey öğrenemedik. 

Akşam olmuştu. Sökeye gittik. Hocanın eşine durumu anlattık. Sağolun çocuklar da siz buraya gelirken birinci katta balkonda rakı içen birilerini gördünüz mü dedi. Balkonda birilerini görmüştük. Onlar bir haftadır orda rakı içiyorlar. Bizde şafak attı bodruma indik kömürlüklerden birinin penceresinden apartmanın  arkasına çıktık, bana kalsa arabayı apartmanın önüne çeker çıkardım yukarı, ama Birol zehir gibi adam, kuryelik falan da yapmış, her ihtimali düşünür. Arabayı ta nereye koydu. Neyse arkalardan dolaşıp arabaya ulaştık. Tam Söke den çıkacağız polis fenerle bizi sağa davet etti. Trafik polisi ama belli mi olur arkadan siyasileri salar peşimize. Biraz uzunca bir süre peşimizden bir far bizi takip ettiğinde hemen bir köy yoluna saptık biraz oyalandık, sonra yolumuza devam ettik. Böyle böyle Kuşadasına ulaştık Birolların yazlığında biraz nefeslenip, yola devam ettik. Saat iki miydi üç müydü  bilmiyorum bizim mahalle uykuya dalmıştı ama annemlerin evi ışıl ışıldı, saat geç olunca eşim biraz huzursuzlanmış, yatmamış balkonda oturmuş gelmemi beklemiş, annem tabi hemen netameli bir işe gittiğimi anlamış o anlayınca tabi herkes haberdar olmuş, kimse yatmamış, annem söylenip durdu, babam sessizliğini bozmadı ama, o da söylense daha iyiydi. 

DGM de hem İzmir'deki davayı hem de Nazilli davasını avukat olarak ta takip ediyordum. 

İş yerine gittiğimiz o esnafı  tanık yaptılar, onun dinleneceği duruşmaya gitmek istemedim, adam beni görürse bakarsın beni de Birol'u da karıştırır. Bizi Nazilliye gönderen avukat abimiz asıl gitmezsen karıştırır. Git bak yüzüne yapmaz öyle şey dedi. Gittim hiç söz etmedi bizden. Adam hayin değil zayıf halka görüp ağır işkence etmişler o da arkadaşları hakkında istenilen ifadeyi vermek zorunda kalmış. 

Allah uzun ömür versin Sıkıyönetim savcılığından emekli Avukat Belgin di galiba adı, bir abimiz vardı, o da bir iki sanığın avukatı idi duruşma salonunda yan yana oturuyorduk, bizim esnaf tanık içeri girince ben tabi biraz heyecanlanmış olmalıyım, bu Avukat Ağabey bunu tabi mesleki acemilikten kaynaklanan bir heyecan sandı, avukatlığımın ilk yılındayım ben, çok gencim, elimi tuttu hiç heyecanlanma genç meslektaşım dedi, gelir geçer bir bakmışın on yıl geçmiş bu sandalyelerde... 

Sonra tabelaları astık tutuklu yoldaşlar içerde biz bildirimleri verdik emniyete. Gene ne olacağını kimse bilmiyor, devlet gene bir öyle bir böyle davranıyor. 

Hemen kongre kararı aldık. Hakim yolluğunu yatırmak üzere emniyete gittim. Kemal de benimle beraber geldi. Valiliğin oralarda oyalanacak beni bekleyecekti. Beni bir odaya oturttular. Kapıda da bir polis oturuyor. Kimse bir şey demiyor. Saatler geçti. Aklıma kötü kötü şeyler geliyor, kuruluş bildirimini yaparken bu kadar sürmemişti. Devlet galiba kararını verdi 
bizi tıkcak içeri, beni burdan yukarıya siyasi şubeye alacaklar, gerçi yabancısı olduğum yer değil, ama seçim kuruluna üye listemi bile vermişim beni niye sorgulasınlar ne isteyebilirler benden, kurup duruyorum, devlet beni yakalamamış ben devlete gitmiş evraklarımı vermiş Komünist Partisi'nin yöneticisiyim demişim yani üyelikten altı yıl sekiz ay alıp kurtulma sansım yok yöneticilikten alcam cezayı artık kırk yaşında mı çıkarım dışarı elli yaşında mı Allah bilir. 

Verdim parayı bana da bir dürüm aldılar. Nooluyo diyorum polis valla hiç bir şey bilmiyorum diyor. Kesin diyorum kesin bunlar nihai kararlarını verdiler. Artık ne olacaksa olacak, girip yatacağız. 

Böyle şeyler düşüne düşüne akşamı ettik benimle beraber vezneye geldiler. Komünist partisi adına makbuzu aldık. 

Kemal tabi biraz beklemiş gitmiş haklı olarak. 

10 Eylül'ün yıldönümünde  141 142 nin kalkması komünist partisi kurma özgürlüğünün kazanılması sürecinin İzmir'deki bir kesitini anlatmak istedim.

Baha COŞKUN

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.