KATAR'A YAPILAN ÝSRAÝL SALDIRISI NELERÝ DEÐÝÞTÝRECEK?
15 Eylül 2025 11:52 / 289 kez okundu!
"Katar asla Ýsrail’e karþý bir tehdit olmadý ve daha da ötesi Katar, süreçteki en önemli arabulucu ülke ve ABD’nin bölgedeki en büyük hava üssüne ev sahiplik yapan “müttefik” bir ülke konumundaydý. Bombalanan noktadaki Hamas üyeleri de, ABD Baþkaný Trump’ýn ateþkes teklifini görüþmek üzere Doha’da bulunuyordu. Ýþte bu gerçeklik, Ýsrail’in artýk “savunma” doktrinini terk ettiðini ve “saldýrý” esaslý yeni bir anlayýþa geçtiðini net bir þekilde ortaya koydu."
***
KATAR’A YAPILAN ÝSRAÝL SALDIRISI NELERÝ DEÐÝÞTÝRECEK?
Ýsrail’in artýk 2 yýlýný doldurmak üzere olan Gazze’deki soykýrým savaþý ile eþ zamanlý olarak, Lübnan, Yemen, Ýran ve Suriye gibi çevresindeki ülkelere yaptýðý saldýrýlar, geçtiðimiz hafta gerçekleþtirdiði Katar saldýrýsý ile yeni bir boyuta evrildi.
Zira Ýsrail; onyýllardýr bir “savunma doktrini” iþlettiðini ve bu doktrin doðrultusunda da ülkesine “tehlike oluþturan” unsurlarla savaþtýðýný iddia ediyordu.
Nitekim; Lübnan’a saldýrýlarýný Hizbullah güçlerinin bu ülkede olmasýna, Suriye’deki saldýrýlarýný Ýran destekli güçlerin varlýðýna, Yemen saldýrýlarýný Husilere, Ýran saldýrýlarýný ise yine bu sözde “savunma doktrinine” baðlýyordu.
Ancak Katar asla Ýsrail’e karþý bir tehdit olmadý ve daha da ötesi Katar, süreçteki en önemli arabulucu ülke ve ABD’nin bölgedeki en büyük hava üssüne ev sahiplik yapan “müttefik” bir ülke konumundaydý.
Bombalanan noktadaki Hamas üyeleri de, ABD Baþkaný Trump’ýn ateþkes teklifini görüþmek üzere Doha’da bulunuyordu.
Ýþte bu gerçeklik, Ýsrail’in artýk “savunma” doktrinini terk ettiðini ve “saldýrý” esaslý yeni bir anlayýþa geçtiðini net bir þekilde ortaya koydu.
Askeri ve taktik boyut
Askeri açýdan, saldýrýnýn yöntemi ve uygulanmasý çeþitli belirsizlikler barýndýrýyor.
Ýlk belirsizlik, Ýsrail Hava Kuvvetleri’nin F-35 uçaklarý ile Doha’ya ulaþmasý için Suudi Arabistan hava sahasýný kullanmasý ve dönüþ öncesi mutlaka, havada yakýt ikmali yapmasý gerekiyor. Ancak bu konuda ne Suudi Arabistan’dan ne de Ýsrail’den bir açýklama gelmedi.
Bu durum, Ýsrail’in kamuoyuna açýkladýðý senaryonun gerçeði yansýtmadýðýný gösteriyor.
Ýkinci belirsizlik ise; saldýrýnýn nasýl yapýldýðý bir yana, sivil yerleþim alaný içerisinde, ara buluculuk misyonu üstlenmiþ bir ülkenin topraklarýnda ve riskin yüksek olduðu bir yöntemle düzenlenmiþ olmasý.
Zira bu þartlar, saldýrýnýn askeri açýdan mantýklý olmadýðýný ve ABD’nin ortaya koyduðu siyasi hedefe hizmet eden bir operasyon olmadýðýný gösterdi.
Diplomatik ve hukuki boyut
Katar saldýrýsý yalnýzca askeri deðil, diplomatik ve hukuki boyutlarýyla da hem bölgesel hem de küresel dengeleri sarsýcý bir nitelik taþýyor.
Katar’ýn uzun süredir ABD’nin bölgedeki müttefiki ve ara bulucu rol üstlendiði göz önüne alýndýðýnda, Ýsrail’in saldýrýsý Katar’ýn egemenliðine ve ABD’nin bölgedeki stratejik pozisyonuna meydan okumak anlamýna geliyor.
Uluslararasý hukuk açýsýndan ise durum net. BM Antlaþmasý ve devletler arasý uluslararasý hukukun temel ilkeleri, devletlerin birbirlerinin egemenliðine saygý göstermesini ve silahlý güç kullanýmýný sýnýrlýyor.
Ancak Ýsrail’in saldýrýsý, mevcut bir çatýþma veya devam eden bir tehdit olmaksýzýn gerçekleþtirildiði için “meþru müdafaa” hakký kriterlerini karþýlamýyor ve uluslararasý hukukun tam anlamý ile ihlal edilmesi anlamýna geliyor.
Saldýrýnýn Trump’ýn bilgisi ve onayý dahilinde gerçekleþip gerçekleþmediðine dair þüpheler devam ederken, Beyaz Saray’ýn saldýrý öncesi veya sonrasýnda Doha’yý bilgilendirmemesi de güven bunalýmýna yol açýyor.
Her ne kadar Beyaz Saray saldýrý sonrasý ilk açýklamasýnda Katar’ý saldýrý konusunda bilgilendirdiðini iddia etse de, bu iddia Katar tarafýndan hýzla yalanlandý ve ABD’den bunun aksini iddia eden bir açýklama gelmedi.
Bölgesel etkiler
Saldýrýnýn uzun vadeli etkileri, Körfez ülkeleri baþta olmak üzere, bölge ülkelerinin güvenlik algýsý ve bölgesel dengeler üzerinde ciddi kýrýlmalara yol açabilir.
Özellikle Trump’ýn ilk döneminde baþlayan ABD-Körfez iliþkileri ve Abraham Anlaþmalarý ile ABD’nin güvenlik þemsiyesi altýna girdiðini düþünen ülkeler arasýnda, ABD’ye duyulan güven sarsýldý.
Bu durum, Katar, Suudi Arabistan ve Birleþik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin Ýran ile iliþkilerini yeniden gözden geçirmesine ve daha baðýmsýz bir pozisyon almasýna zemin hazýrlayabilir ve Körfez’de ABD’nin koruma güvencesine dayalý mevcut dengeleme mekanizmalarýnýn da geçerliliði sorgulanabilir.
Sonuç
Ýsrail’in Doha saldýrýsý, yalnýzca askeri bir saldýrý deðil, bölgesel dengeleri deðiþtiren ve Ortadoðu’da yeni kýrýlmalar yaratabilecek bir dönüm noktasý oldu.
Zira; Katar’ýn ara buluculuk rolü zedelendi, ABD’nin bölgedeki güvenlik garantisi sorgulanýr hale geldi ve Körfez ülkeleri ile Ýran arasýnda, diplomatik iliþkiler noktasýnda yeni bir momentum ortaya çýkma ihtimali doðdu.
Diðer yandan; uluslararasý arenada zaten çok kutuplulukla birlikte etkisini giderek kaybeden ABD, bu geliþmenin ardýndan “güvenilir müttefiklik” algýsýný da tamamen yitirdi.
Ýþte tüm bu sonuçlarýyla Doha saldýrýsý, Ortadoðu’daki güç dengelerinin yeniden tanýmlanacaðý, çok kutuplu ve daha karmaþýk bir dönemi baþlatan bir dönüm noktasý olma özelliði kazandý.
15/09/2025
Adem KILIÇ
Kaynak: World of Türkiye



