COVID 19 SONRASI

25 Nisan 2020 19:41 / 878 kez okundu!

 

 

"Aslında bu salgın, kendi kendine yeten, kamucu ve ulusal bir ekonomik sistemin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
Böyle koşullarda devletin para basarak dağıtması tek başına soruna çare olmaz. İnsanların ihtiyaçlarının aynî (yani mal ve maddesel) olarak da karşılanması gerekir."

 

****

 

COVID 19 SONRASI


Covid 19 sonrasının nasıl olacağı, salgına karşı mücadelenin nasıl yapılacağına bağlı.
Bu mücadele ne derece eşitlikçi, adil ve şeffaf yapılır ve yapılacaksa, Covid 19 sonrası da o derece yoksullardan, emekçilerden kısacası tüm insanlıktan yana olacaktır.
Bir diğer ifadeyle; bu mücadelede temel alınacak kıstas ne olacak o önemli.
İnsan hayatı mı yoksa ticari ve siyasi rant mı?
İnsanların sağlıklarına mı, yoksa algılarına mı çalışılacak?
İşte bu tercihler Covid 19 sonrasının nasıl olacağını belirleyecektir.

Bu arada, Covid 19'un bir sonrası olacak mı henüz belli değil.
İhtimallerden biri de uzun süre Covid 19'la birlikte yaşamak zorunda kalabileceğimiz...


Eğer bütün hesaplarımızı salgının bitmesine göre yapılırsa bunun tehlikeli sonuçları olur.
Bir an önce ticaretin dönmesi, yavaşlayan Katma Değer akışının yeniden hızlanması adına ayakları havada bir "Salgın Bitti" algısının oluşmasına yol açar ki bu, kitlesel ölümlere yol açar.
Çünkü böyle bir algıyı yığınların sahiplenmesinin maddi temelleri var.
Özellikle salgınla ilgili bilgilendirme bu kadar çelişkili ve kısıtlı olduğu ortamda evinde açlık çeken geniş kitleler, böyle bir bilgiye inanmak isteyecektir.

Aslında bu salgın, kendi kendine yeten, kamucu ve ulusal bir ekonomik sistemin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
Böyle koşullarda devletin para basarak dağıtması tek başına soruna çare olmaz.
İnsanların ihtiyaçlarının aynî (yani mal ve maddesel) olarak da karşılanması gerekir.
Piyasada ihtiyaç maddeleri yoksa veya kıtsa, onu satın alabilecek paranın pek yararı olmaz.
Bunun için ihtiyaç maddelerinin kendi işliklerimizde, tarlalarımızda, fabrikalarımız ve laboratuvarlarımızda üretilebilmeli ya da birilerine kar sağlamak kaygısı taşımadan tedarik edilme yoluna gidilmeli.
Algı oluşturmak için yapılan "yerli ve milli üretimlerden" söz etmiyorum.

Bu da ulusal bir devleti işaret ediyor. Ekonomik ve yönetimsel olarak Küresel Kapitalizme muhtaç ve bağımlı olmayan bir yönetim ve devlet gerektirir.
Yetmez..! Bir devletin ulusal olabilmesi, ulusun tümünü, emekçi, yoksul bütün kesimlerini temsil etmesini gerektirir.
Ulusun en geniş kesimlerince denetlenebilmesi gerekir.
Bu da demokrasi demektir.
Demokrasi ile yönetilmeyen devletler ulusal olamaz, çünkü ulusal devlet ulusu temsil etmesi gerekir.
Bilgilendirme olmadan da demokrasi olmaz.
Bilgilendirilmeyen bir toplumun tercihleri özgür ve bilinçli olamaz. 


Kısacası:
Ulusal olunmadan sosyal;
demokratik olunmadan ulusal;
saydamlık ve açıklık olmadan da demokratik olunamaz.
Acilen tartışmamız gereken kavramlar bunlar.

Sakın Covid 19'dan sonrası hakkında ütopik, küresel kehanetlere kanmayın.
Covid 19'dan sonrasının nasıl olacağı bugün ne yaptığımıza bağlı.


Gelin; ileride nasıl olacağını değil. bugün nasıl olması gerektiğini tartışalım.
Covid 19'la mücadele nasıl olmalı ki, emekçilerin, yoksulların kısacası tüm ulusun ve küresel bazda da insanlıktan yana sonuçlansın?

 

Nadi ÖZTÜFEKÇİ

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.