İkna olmadık sayın Bakan

16 Mayıs 2012 14:00 / 1386 kez okundu!

 


4+4+4 diye bilinen yasa, kamuoyunda yeterince tartışılmadan hazırlandı, yasalaşma aşamasında tam tartışılmaya başlanmıştı ki, yasayı yapanlar hızlıca hareket edip topu Milli Eğitim Bakanlığına attılar: “Mahzurları varsa Bakanlık düzeltir” dediler ve yasayı hayata geçirme işini bakanlığa bıraktılar.

Milli Eğitim Bakanı da birkaç gün önce beklenen genelgesini yayınladı. “66 ayını (5.5 yaş) doldurmuş çocukların otomatik olarak kaydını yapacaklarını, kayıt yaptırmayanlardan hesap soracaklarını, 60 ila 66 aylık çocukların kaydını ailenin tercihine bıraktıklarını” söyledi. Şimdi bu mantığa ve tutuma ne diyeceğiz? Neresinden tutacağız da konuşacağız?

Bu yıl 66 aylık çocukla 80 aylık çocuk aynı sınıfta olacak ya da 5,5 yaşındaki çocukla 7 yaşındaki çocuk 1.sınıfta olacaklar. Bu dönem çocukları bakımından birkaç ayın bile çok önemli olduğunu düşünürsek, 66 – 72 arasındaki çocuklar bakımından bunun anlamı cehennemin öteki adıdır. Becerememe, başaramama duygusunu yaşayacaklardır. Baş edeme- dikleri için çaresizlik kuyusunda kavrulacaklardır. Bu çocuklar büyük oranda kaybedilecektir. 1983-85 yılları arasında Türkiye’de bu uygulama yapıldı ve sonuç hüsrandı. Bu durum Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri dahil, eğitim işiyle uğraşan hemen herkes tarafından bilinen bir şeydir. Adeta bu çocukların “kaybedilmesi” murat edilmektedir.

Bu konuda daha evvel yazdığım iki yazı (4+4+4=12 Etmez ve 60 ay yetmez) yı bazı dostlar beğenmedi. Zannettiler ki “Türkiye’de eğitim reformu yapılacak.” ve sandılar ki Hükümet karşıtlığı noktasından yaklaşıyorum. Hayır, hükümet karşıtlığı noktasından yaklaşmıyorum. Bunu hangi hükümet yaparsa yapsın, hangi niyetle yaparsa yapsın karşı çıkmalıyız. Çünkü çocuklar kavrulacaktır, bile isteye başarısızlık damgası vurulacaktır, bunu yaşayarak öğrenmeye gerek yoktur. Ve bunu yapmaya kimsenin hakkı yoktur. Bunun “milli irade, yüzde elli oy desteğiyle” filan da ilgisi yoktur. Beni eleştiren arkadaşların Milli Eğitim Bakanının velileri tehdit eden tavrı karşısında susmaları ilginçtir.

Ne diyor bakan? “Biz zorunlu olarak kayıt yapacağız, kayıt yaptırmayandan hesap soracağız?” Bu tehdit değil mi? Bakan 5,5 yaşında çocuğu olanlara gözdağı veriyor. “Hesap sorarım” diyor. Bu tutumun adı mı demokratlık? “Ben yasayı size anlattım, bana ikna olmadınız, o halde cezayı hak ediyorsunuz” demek değil mi bu?

Bir tane bile eğitimci/çocuk gelişimci görmedim, duymadım, okumadım “72 aylıktan küçük çocukların ilkokula başlamasının iyi olacağını” söyleyen. Siz gördünüz mü? Hükümet yanlısı eğitimci dostlarım bile savunamıyor bu durumu. Ve 5,5 yaşında olan kendi çocuklarını ilkokula göndermeyecekler. “Mecbur kalırsam öderim para cezasını gene göndermem” diyor. Takınılması gereken tutumu da söylemiş oluyor. Ayrıca 72 ayını dolduranların ilkokula başladığı geçen yıllarda da vardı, para cezası yaptırımı. Ama hiç uygulandığını hatırlamıyorum.

Bir tane bile eğitimci/çocuk gelişimci görmedim ki okulöncesi eğitimin gerekliliğini savunmasın. Ama bizim hükümet görmezlikten geldi, zorunlu tutmadı.

Bir tane bile eğitimci/çocuk gelişimci görmedim ki mesleğe yönlendirme yaşının 15-16-17. yaşlardan daha önce olmaması gerektiğini savunan.

Uzatmayacağım. Bu yasa hayata ters, çocuk gelişimine ters, insan haklarına aykırı. Din ve inanç alanının bireysel bir alan olmasını yok sayması, dindar insanlar yetiştirmeyi amaç edinmesi, beni ayrıca irkiltiyor.

Bu uygulama tutmaz. Önümüzdeki yıldan itibaren -82 anayasası gibi- yamalı bohçaya döner. Ama olan çocuklarımıza olur. Her fırsatta bu yasa ve uygulama bilimsel temelde eleştirilmeye devam edilmelidir.


Muammer SAKARYALI

15.05.2012



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.