ForumPolitikitiraf.izmir  Yeni Konu 

KAPI FİLİMİ BİR YÜZLEŞMEDİR

21 Nisan 2020

habibtaskin

Hüseyin Habip Taşkın Sinema eleştirmeni değilim. Yazım, 2018 yılı yapımı olan Kapı filmiyle ilgili olacaktır. Yakup ve Şemsa evlidir. Üç çocuğu ve torunlarıyla Mardin'den Berlin'e yirmi beş yıl önce göç ederek yaşamlarını devam ettirirler. Süryani bir ailedir. Doğum günü kutlaması ile bir araya gelen aile Mardin'den gelen telefonla sarsılır. Yıllar önce kaybedilen oğulları Mikhael ile ilgilidir. Yakup ve Şemsa'yı yalnız bırakmayan torunu Nardin ile birlikte Mardin'e giderler. Mardin'de daha önce ibadet ettikleri kilisenin misafir hanesinde kalırlar. Efrem kilisenin papazıdır. Aynı zamanda Yakup ve Şemsa'nın arkadaşıdır. Mikhael için sabahleyin karakola ailece giderler ve bulunduğu yeri öğrenirler. Mikhael'den geriye kemikleri kalmıştır. Kesinlik kazanması için DNA testi istenir. Anne ve baba için yaşanılanlar zordur. Yakup, Şemsa ve torunu Nardin Geçmiş yıllarda yaşadıkları köyüne giderler. Köyde sadece birkaç aile yaşamaktadır. Ağırlıklı yaşlılardır. Evin önüne geldiğinde dış kapıyı göremeyen Yakup geçmişine dönerek konuşur ve düşünceye dalar. Şemsa ise içeriye girer ve sağdaki oda marangoz atölyesidir. Mikhael ile babası Yakup'un birlikte alın teri döktükleri, emek harcadıkları, ustalıklarını gösterdikleri yerdir. Anne Şemsa kendi anadiliyle konuşur. Torunu Nardin yaşananlara gözyaşlarıyla, üzülerek tanıklık eder. Geçmiş yıllarda ırkçılığın kol gezdiği bu yerde baskıyla, insanları göçe ya da yurt dışına gitmelerine neden olunmuştur. Köy hayalet köye dönmüştür. İşlemeli kapıları, pencereleri, üzerine figür işlenmiş taşları talan edilerek, antikacılara satılmış, satılmaya devam ediyordu. Remzi ise bu işleri yapandır. Emniyet bilse bile gerekeni yapmaz. Çünkü Türk İslam sentezi ile karışmış olan Sünni anlayışı TC desteklemektedir. Geçmişte söylenen bir cümle kalıbı vardır: “Gavur, Cavur.” Günümüzde de ırkçı ve faşistler tarafından kullanılmaktadır. Burada egemen güçler şunu yapmaya çalışmaktadır: “Geçmişte burada Süryaniler yaşamadı.” Remzi'nin kamyonetiyle Yakup ve torunu Nardin'in kapıyı bulma olayı gündeme gelir. Koşuşturmacadan sonra bulunur. Kapı evinin dış kapısına takılacaktı ama DNA testlerinin sonunda kemikler Mikhael'e ait olduğu ortaya çıkar. Aile perişandır. Baba Yakup getirdikleri Kapıyı oğlu Mikhael'e tabut yapar. Evlerinin kapısı yoktur. Bir zamanlar Süryanilerin yaşadığı köyde insanların anadilinde konuşmaları, dini inanışları, kültürleri canlılık katarmış el işçiliğine, el işçiliğinden toprağa… Yavaş yavaş yıkılmaya terk edilmiş bir medeniyet direnmeye çalışıyor. Bu ülkenin bir parçasıdır Süryaniler. Ya diğer halklar? Ermeniler, Hemşinliler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Rumlar, Yahudiler ve diğerleri bunlarda ülkenin bir parçasıdır. Geçmişte bu diller, kültürler, inançlar vardı. Şimdide var olmasına varlar ama sayıları azdır. Günümüzde bile inkâr ediliyor. Türk, Çinli, Rus ya da diğer halklardan olmamız önemli değildir. Önemli olan dillere, kültürlere, inanalım inanmayalım inançlara saygı duyabiliyor muyuz? Sevgi, barış, paylaşım, bölüşme insanlık burada yatar. Nereli olduğumuzun hiçbir önemi yoktur. Hepimiz insanız ve birer canız. Dünya hepimize yeter. Bu arada Kapı filminde emeği geçen herkese teşekkür ederim. 19.04.2020 Yönetmen: Nihat Durak Senaryo: Filiz Üstün Durak Kadir İnanır. Rolü : Yakup. Vahide Perçin. Rolü : Şemsa. Timur Acar. Rolü : Remzi. Erdal Beşikçioğlu. Rolü : Efrem. Aybüke Pusat. Rolü : Nardin. Sermet Yeşil. Rolü : Sain. Nilay Erdönmez. Rolü : Asya. Özgün Çoban. Rolü : Samuel. Filimin linki: https://filmmom.org/kapi/?fbclid=IwAR2rLHDXNEg8FAj62MmzascypaZVUvIVK_oqhqfmok7f5yZpuWxDhS71-qI Hüseyin Habip Taşkın Sinema eleştirmeni değilim. Yazım, 2018 yılı yapımı olan Kapı filmiyle ilgili olacaktır. Yakup ve Şemsa evlidir. Üç çocuğu ve torunlarıyla Mardin'den Berlin'e yirmi beş yıl önce göç ederek yaşamlarını devam ettirirler. Süryani bir ailedir. Doğum günü kutlaması ile bir araya gelen aile Mardin'den gelen telefonla sarsılır. Yıllar önce kaybedilen oğulları Mikhael ile ilgilidir. Yakup ve Şemsa'yı yalnız bırakmayan torunu Nardin ile birlikte Mardin'e giderler. Mardin'de daha önce ibadet ettikleri kilisenin misafir hanesinde kalırlar. Efrem kilisenin papazıdır. Aynı zamanda Yakup ve Şemsa'nın arkadaşıdır. Mikhael için sabahleyin karakola ailece giderler ve bulunduğu yeri öğrenirler. Mikhael'den geriye kemikleri kalmıştır. Kesinlik kazanması için DNA testi istenir. Anne ve baba için yaşanılanlar zordur. Yakup, Şemsa ve torunu Nardin Geçmiş yıllarda yaşadıkları köyüne giderler. Köyde sadece birkaç aile yaşamaktadır. Ağırlıklı yaşlılardır. Evin önüne geldiğinde dış kapıyı göremeyen Yakup geçmişine dönerek konuşur ve düşünceye dalar. Şemsa ise içeriye girer ve sağdaki oda marangoz atölyesidir. Mikhael ile babası Yakup'un birlikte alın teri döktükleri, emek harcadıkları, ustalıklarını gösterdikleri yerdir. Anne Şemsa kendi anadiliyle konuşur. Torunu Nardin yaşananlara gözyaşlarıyla, üzülerek tanıklık eder. Geçmiş yıllarda ırkçılığın kol gezdiği bu yerde baskıyla, insanları göçe ya da yurt dışına gitmelerine neden olunmuştur. Köy hayalet köye dönmüştür. İşlemeli kapıları, pencereleri, üzerine figür işlenmiş taşları talan edilerek, antikacılara satılmış, satılmaya devam ediyordu. Remzi ise bu işleri yapandır. Emniyet bilse bile gerekeni yapmaz. Çünkü Türk İslam sentezi ile karışmış olan Sünni anlayışı TC desteklemektedir. Geçmişte söylenen bir cümle kalıbı vardır: “Gavur, Cavur.” Günümüzde de ırkçı ve faşistler tarafından kullanılmaktadır. Burada egemen güçler şunu yapmaya çalışmaktadır: “Geçmişte burada Süryaniler yaşamadı.” Remzi'nin kamyonetiyle Yakup ve torunu Nardin'in kapıyı bulma olayı gündeme gelir. Koşuşturmacadan sonra bulunur. Kapı evinin dış kapısına takılacaktı ama DNA testlerinin sonunda kemikler Mikhael'e ait olduğu ortaya çıkar. Aile perişandır. Baba Yakup getirdikleri Kapıyı oğlu Mikhael'e tabut yapar. Evlerinin kapısı yoktur. Bir zamanlar Süryanilerin yaşadığı köyde insanların anadilinde konuşmaları, dini inanışları, kültürleri canlılık katarmış el işçiliğine, el işçiliğinden toprağa… Yavaş yavaş yıkılmaya terk edilmiş bir medeniyet direnmeye çalışıyor. Bu ülkenin bir parçasıdır Süryaniler. Ya diğer halklar? Ermeniler, Hemşinliler, Kürtler, Lazlar, Çerkezler, Rumlar, Yahudiler ve diğerleri bunlarda ülkenin bir parçasıdır. Geçmişte bu diller, kültürler, inançlar vardı. Şimdide var olmasına varlar ama sayıları azdır. Günümüzde bile inkâr ediliyor. Türk, Çinli, Rus ya da diğer halklardan olmamız önemli değildir. Önemli olan dillere, kültürlere, inanalım inanmayalım inançlara saygı duyabiliyor muyuz? Sevgi, barış, paylaşım, bölüşme insanlık burada yatar. Nereli olduğumuzun hiçbir önemi yoktur. Hepimiz insanız ve birer canız. Dünya hepimize yeter. Bu arada Kapı filminde emeği geçen herkese teşekkür ederim. 19.04.2020 Yönetmen: Nihat Durak Senaryo: Filiz Üstün Durak Kadir İnanır. Rolü : Yakup. Vahide Perçin. Rolü : Şemsa. Timur Acar. Rolü : Remzi. Erdal Beşikçioğlu. Rolü : Efrem. Aybüke Pusat. Rolü : Nardin. Sermet Yeşil. Rolü : Sain. Nilay Erdönmez. Rolü : Asya. Özgün Çoban. Rolü : Samuel. Filimin linki: https://filmmom.org/kapi/?fbclid=IwAR2rLHDXNEg8FAj62MmzascypaZVUvIVK_oqhqfmok7f5yZpuWxDhS71-qI
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0