ForumŞiirizmir  Yeni Konu 

'Şiiri bırakmak, sigarayı bırakmaktan daha zor'

21 Mart 2011

hurkus

'Artık şiir yazmayacağım' - Lale Müldür

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan “Siyah Sistanbul” Lale Müldür’ün sondan bir önceki şiir kitabı. Bundan sonra çıkması beklenen şiir kitabı “Anneye Ayetler”den sonra Lale Müldür artık şiir yazmayacak. Aynı anda tiryakisi olduğu sigarayı da bırakmaya hazırlanan Lale Müldür, “Şiiri bırakmak, sigarayı bırakmaktan daha zor” diyor.

Kitabın adıyla başlayalım önce. Neden "Siyah Sistanbul"?

Siyah havaya Brüksel'de çok rastlanır. Siyah gölgeler halindedir. Ortalıkta müthiş bir siyahlık, gelecek olan yağmurun habercileri gözükür. Biraz bundan kaynaklanan bir siyahlık. Bir de sis konusu var. Sis olayı çok değişik bir olaydır göksel kitaplarda. Sis olayı değişiktir ve canlı gibidir. İnsanlara haberler bırakır. Bu, o kitaplarda bilinen bir mevzu. Türkiye'de de açılsın istedim.

EŞCİNSEL ÜLKESİ

Şiirlerinizden birinde, "Ama benim oğullarım var / Tüm Türkiye benim oğlum" diyorsunuz.

Biliyorsunuz anne-oğul ve baba üçgeni vardır. Daha çok oğul ve anneyi ilgilendiren bir kompleks. Ve oğlunun bütün büyüme çaprazlarını ve aymazlarını yaşayan anne, babayı da iterek oğluna yaklaşıyor. Oradan bir "oğul ve anne" ilişkisi doğar ki buradan bütün eşcinseller çıkıyor işte. Türkiye de bir eşcinsel ülkesi herhalde farkındasınız.

Annelerin aşırı ve yoğun sevgisinden kaynaklandığını mı düşünüyorsunuz?

Evet... Mesela ikimiz de başarılı olmamıza rağmen, benim yaptıklarım hiç görülür kardeşimin yaptıklarının yanında. Kardeşim Avrupa Ekonomik Topluluğu'nda ekonomist müdür. Ben de çok mutluyum ama anne babamın gözünde benim yaptıklarım hep sıfır oldu. Bu, aslında bir kıza yaşatılacak çok ağır bir şey. Bütün kızlarımız bu tarz durumları yaşamak durumundalar. Gerçi artık değişmeye başladı. Kadınlar giderek erkeklerin işlerini kapmaya, erkeklerden daha ileri gitmeye başladılar. Bu tarz durumlar çok iyi kadınlar için, mutluluk verici... Bütün eşcinseller böyle çıkıyorlar ve kadınlardan nefret edip, küçük görüyorlar. Onlar açısından kıskançlık ama kıskançlık gibi çıkmıyor ortaya.

RÖNESANS KİTABI


Kitap, "Lale Müldür'ün sondan bir önceki şiir kitabı" diye tanıtılıyor. Şiire veda mı söz konusu?

Evet çünkü artık epeyce şiir yazdım ve şiir yazmak benim için çok kolay bir şey haline geldi. Eskiden normal kalem kâğıtla yazıyordum, sonra bilgisayarda yazmaya döndüm. Arada bir arkadaşların arasındayken kalkıp bir iki parça söylüyordum. Ondan sonra bütün yazma stilim bundan ibaret kaldı. Bazen de ses kayıt cihazımı elime alıp takır takır söylüyorum aklıma ne gelirse. Ondan sonra çok az şeyi değiştirip onu bilgisayara geçiriyorum. Bütün mesele bu kadar basit olunca canım sıkıldı; dedim ki, bu kadar basit olduğuna göre bu işi bırakma vakti geldi. (Gülüyor) Bırakacağım. Bırakacağım ama edebiyatı bitiriyor değilim.

Ne yazacaksınız?

Çok ağır bir konu seçtim kendime. Bir Rönesans kitabı olacak. Bir Rönesans müzisyeni ki o büyük bir ihtimalle Mozart olacak. Ve... Aslında bunları söylememem lazım. Anında çıkarıp yapıyorlar.

SKANDAL OLABİLİR

"Anneye Ayetler" son şiir kitabınız olacak...

Evet... Büyük bir sürpriz bekliyor okulu. Kötü bir sürpriz değil, bir skandal. Annemle ilgili değil ama skandal. Ondan sonra gelen temalar, isimler skandal. Kısa bir zaman sonra diye anlaştım Yapı Kredi Yayınları'yla ama düşündüm ki Eylül'de çıkması daha iyi.

O zaman adı skandala karışan isimlerin okları da üzerinize çevrilecek...

Aman çok sıkıldım o okların bana çevrilmesinden gerçekten. Göze aldım da istemiyorum öyle bir şey. Çünkü ne kadar beni üzmüş olurlarsa olsunlar bana kabalık yapmış olan insanların hemen hemen hepsini aslında affediyorum. Onun için skandal falan istemiyorum ama kendi çapında bir skandal tabii. Onu da göğüsleyeceğiz, hazırlandık yani.

'Rimbaud, Rilke ve T.S. Eliot beni en çok etkileyen şairler'

"Anneye Ayetler"den sonra şiir yazmama kararı almış olsanız da, bugüne kadar şiirinizi besleyen etkenler nelerdi diye sormak isterim.

Rimbaud, Rilke, T.S. Eliot benim çok sevdiğim şairlerdir. Hep kafamda dururlar ama şiirlerinin asla hepsini bilmem çünkü açıp okursam onlardan etkilenebileceğimi düşünürüm. O yüzden açıp okumadım ama çok etkilendim. Onların yaşayış tarzları, halleri...

Şiirden kopacak olmak, bu kararı almak zor oldu mu?

Yok olmadı. Bazen soruyorum hâlâ kendime "Bunu yapabilecek misin?" diye.

ŞİİRDEN ANLAYAN

Sigarayı bırakmaktan daha zor gibi ne dersiniz?

Daha zor. Zaten şiiri basan da, anlayan da kalmadı. Yayınevleri de artık bir kıymet vermiyor şiire. Ben Allah'tan yıllardır Yapı Kredi Yayınları'ndayım ve hep iyi muamele görüyorum orada ama başka bir yere gitmek durumunda kalsam çok
az yer var.

Bu kaygılar da mı neden oldu romana dönüş kararınızda?

Yok hayır roman yazmak hep istediğim bir şeydi. Rönesans romanını yazmayı çok istiyorum. İnşallah yeterli zamanı bulur ve yazabilirim. Yazmaya da başladım zaten. Şairler bunca kalp kırılışı bir tarafa bıraksınlar. Biraz onlara kırgınım.

Artık gülsünler oynasınlar..

'Nilgün Marmara'yla ilgili yazdıklarıma pişmanım'

"Şişli Etfal" adlı şiirinizde Nilgün Marmara'nın adı geçiyor. Hastanede bir şair yatıyor ve başucunda Nilgün Marmara'nın kitapları duruyor. Ki, siz Radikal 2'de "Nilgün Marmara'nın intihar ettiğini düşünmüyorum. Nilgün'ün camdan atıldığına inanıyorum" demiş ve Marmara'nın eski eşi Kağan Önal'ın general olan babasından şüphelendiğinizi ifade etmiştiniz...

Biz yeni bozuştuk orada yatan şairle. En iyisi güzel şeyler söylemem. Seyhan Erözçelik orada yatan kişi. Nilgün Marmara'nın ölümüyle ilgili şüphelerimi anlatan yazıyı kendim yazmış olmama rağmen orada bir şeyden çok hoşnut değilim. Ben onu garip bir anda, garip duygularımla yazdım. Halen çok inanıyorum Nilgün'ün ölümünün o şekilde olduğuna. O olayı bir yerde bir askerin yaptığı da açık. Anlatmasaydım Nilgün bana kızardı. Nilgün bana aileyi çok kötüleyerek anlatmıştı.

O yazının ardından size bir tepki geldi mi?

Seyhan'la bu yüzden bozuğum zaten. Nilgün'ün annesi de tuhaf. Böyle bir söylenti var diye yıllar önce savcı mahkemeyi yeniden açmak istiyor, kadın korktuğundan istemiyor. Annesinin beni araması lazımdı bu yazıdan sonra. O ilgilenmedi, bana ne? Benim tek amacım bildiğim doğruları yansıtmaktı.

Yazdığınıza pişman mısınız?

Pişmanım tabii, yazmasam daha iyi olacaktı. Arkadaşım açısından rahat hissediyorum kendimi.

Ümran Avcı - Habertürk
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0