'Yetmez, başörtüsüne özgürlük, Yargı darbesine hayır'

22 Ekim 2010 13:40  

 

'Yetmez, başörtüsüne özgürlük, Yargı darbesine hayır'

'Yetmez, yeni bir Anayasa istiyoruz' kampanyası sözcüleri, son günlerde yaşanmakta olan başörtüsü tartışmaları ve yeni bir 'yargı darbesi' olarak yorumlanan Yargıtay'ın açıklamaları üzerine yazılı bir açıklama yaparak; "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Başörtülü kadınların yüksek öğrenim kurumlarına girişinin laiklik ilkesine aykırı olduğunu öne sürerek, başörtülü kadınların yüksek öğrenim kurumlarına girişinin serbest bırakılmasının laikliğe aykırı olduğunu ilan etti. Yargıtay Başsavcısı’nın açıklaması yeni bir yargı darbesini hedefliyor. Bugüne kadar yaptıkları gibi, yaptıkları bir açıklama ile herkesi istedikleri gibi hizaya sokabileceklerini zannediyorlar. Anayasa Mahkemesi de 2008’de, meclisten 411 oy ile geçen ve başörtüsünü serbest bırakan yasayı iptal etmiş ve başörtüsü takan kadınların eğitim görmesine ve çalışmasına engel olmuştu. Ancak artık o günler geçti. Halk, 12 Eylül’de yapılan anayasa değişikliği referandumunda, darbe düzenine son verilmesini istediğini gösterdi. Halk, 12 Eylül’de, tam da yargının özgürlüklere bu tür müdahalelerde bulunma hakkını kendisinde görmesine neden olan yapısının değişmesine ‘evet’ oyu verdi" dedi.

Hatırlanacağı üzere, 12 Eylül 2010 Anayasa Referandumu öncesi 'Yetmez ama, Evet' kampanyasını yürütenler,kampanyalarını 13 Eylül'den itibaren Yetmez, yeni bir Anayasa istiyoruz' kampanyasına dönüştürmüşlerdi. Yetmez, yeni bir Anayasa istiyoruz' kampanyasınca yapılan açıklama şöyle:

"Bizler, Anayasa paketine ‘yetmez ama evet’ demiştik. Kutsal statüko kalesinde Cumhuriyet tarihinin en büyük gediğini açmıştık.

Yetmez başörtüsüne özgürlük demiştik.

Ufukta özgürlük göründü derken, Yargıtay harikalar diyarından “ne oluyoruz” demesin mi! 'Bidon kafalıların', 'göbeğini kaşıyanların' nefes alıp verme hakkı yoktur, onlar ancak hastanelerde karneyle doğum yapabilirler kıvamında 'başörtüsü laikliğe aykırıdır' diye demokrasiye balans ayarı yapmaya kalkmasın mı!

Yargıtay, Cumhuriyet Başsavcısı ya da başka herhangi bir kurum ya da bireyin, ‘devrim yasalarını ve laikliği’ korumak adına başörtüsü takan kadınların eğitim hakkını elinden almaya hakkı yoktur. Eğitim alma ve çalışma hakkı insan hakkıdır ve kimse bu hakkı kimsenin elinden alma yetkisine, gücüne sahip değildir.

Ey Yargıtay, üniversiteye giden öğrencilerin başörtüsü takması laikliğin teminatı değil mi? “Haydi kızlar okula ama başörtüsüyle asla” demek, eğitim hakkını engellemek demek değil mi? Başörtülü bir mesaj veriyorsa, başı açık olana bir göndermede bulunuyorsa; başı açık olan bir mesaj vermiyor mu, başörtülüye bir göndermede bulunmuyor mu? Başını açmak özgürlük de örtmek özgürlük değil mi? Başını açmak kadının tercihiyken başını örtmek neden tercih değil? Bir insanın temel hak ve hürriyetine müdahale etmenin genellikle savunacak bir şeyi olmayanların yaptığı bir ilkellik olduğunu bilmiyor musunuz?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yaptığı açıklamayı derhal geri çekmeli, halktan özür dilemeli ve üniversitelerde ve kamu kurumlarına başörtüsü yasağına derhal son verilmelidir..."


Sesonline.net



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0