O, mütevazı, gerçek bir işçi sınıfı önderiydi

22 Temmuz 2013 00:40 / 1324 kez okundu!

 


33 SENE EVVEL, 22 Temmuz 1980 de, T. MADEN-İŞ SENDİKASI GENEL BAŞKANI, BÜYÜK İŞÇİ ÖNDERİ KEMAL TÜRKLER FAŞİSTLERCE ÖLDÜRÜLDÜ.

O, mütevazı, gerçek bir işçi sınıfı önderiydi. Yaşıyor olsaydı bugün 87. yaş günü ile onurlu mücadele yıllarını birlikte kutluyor olacaktık.

Yoksul bir ailenin çocuğuydu. İstanbul Hukuk Fakültesi'nde okuduğu zamanlarda, bir yandan da çalışarak geçimini sağlıyordu. Sendikal mücadeleye ilgisi o dönemlerde başlamıstı. Ailesinin sağlık sorunlarına, ekonomik zorluklar da eklenince, üniversite yaşamına son vermek durumunda kalmıştı.

1953 yılında Maden-İş Sendikası'nın yönetim kurulu üyeliğine seçilen Türkler, bir yıl sonra genel sekreteliğe getirilmiş, yine aynı yıl, genel başkanın sağlığı nedeniyle boşalan genel başkanlık görevini üstlenmişti.

1961 yılında Türkiye İşçi Partisi kurucuları arasında yer aldı.

13 şubat 1967'de diğer bazı sendikalarla birlikte, TÜRK-İŞ'ten ayrılarak, Türkiye işçi sınıfı tarihinde yepyeni bir sayfa olan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)nu kurdular.

Türkiye İşçi Sınıfı tarihinin önemli bir direnişi olan 15/16 haziranın, 76-77 tarihsel 1 Mayıs gösterilerinin yaşama geçmesinde Onun büyük payı vardı.

10 yıl süren genel başkanlık görevini, 1977 yılında DİSK’in 6. Genel Kurul’unda Genel-İş başkanı Abdullah Baştürk'e devretti.

Tüm yaşamını sömürüsüz ve savaşsız bir toplumsal düzen davasına adamıştı.

Ve 22 Temmuz 1980'de evinin önünde faşistlerce planlanmış bir cinayetle, fiziksel hayatına son verildi. MHP iddianamesine göre Türkler’in öldürülmesi emrini Alpaslan Türkeş vermişti.

Evet fiziksel hayatına son verildi, ne var ki Onu yüreklerimizden, Türkiye işçi sınıfının kalbinden sökemediler. Türkler'i unutmuyoruz, unutmayacağız. Yüzbinlerle işçi ve dostları olarak Onu sonsuzluğa uğurlarken söz vermiştik.

77 1 Mayıs'ında, kürsüde devleşen TÜRKLER unutulur mu? Saldırı başladığında, kürsüden zorla uzaklaştırılan, Sonra 78'de yine Taksim'de yığınlara seslenen usta unutulur mu?

Onu alanlarda izledim, ama biraz yakından da tanıdım. Onu yakından tanımanın hazzını anlatmak hiç de kolay değil. Ancak yaşayanlar bilir. Bir süre İzmir’de T. Maden-İş sendikası 3. bölge temsilciliğinde çalışmıştım. Genel merkezdeki birkaç kısa görüşme dışında, İzmir'i ziyaretlerinden birinde, birkaç gün yanında olmuştuk. Benim de mahallem olan İzmir/ Yeşildere yolunda bir akrabasını ziyarete gidişini hiç unutamam. Kötü haberlerin kol gezdiği, kayıplarımızın arttığı, faşizmin ayak seslerinin duyulduğu günlerdi. Endişeliydik. Güvenlik falan istemem, yalnız giderim, gideceğim diyen, o zılgıtvari yüksek sesini, bugün gibi hatırlıyorum. İzmir Konak'ta yalnız gezmek isteyişi unutulur mu hiç. Seni unutmayacağız yürekli insan. İşçi sınıfı ve dostları seni yaşatacak. Kulakların çınlamıştır. Bugünlerde senin zamanlarına benzer direnişler yaşanıyor. Mayasında senin, sizlerin tuzu var, fedakarlıkları var.

Bunlar unutulmadı BAŞKAN!.. Unutulmayacak da...

Seni tanımanın hazzını hep yaşayacağım. Ama izin ver, katledildiğin gün de hüznünü yaşayalım.


Sedat ÖZGÜVEN

22.07.2013



 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.