'Kalbimizin sesini susturmamız gereken bir süreç'

30 Mayıs 2013 18:02  

 

'Kalbimizin sesini susturmamız gereken bir süreç'

İzmir Küçük Millet Meclisi'nin (İKMM) düzenlediği ve Akil İnsanlar Ege Grubu'ndan gazeteci Fadime Özkan'ın katıldığı 'Diyalog: Konuşmak ve Dinlemek' başlıklı panel, Türkiye Gençlik Birliği (TGB), İşçi Partisi (İP) ve Hak ve Eşitlik Partisi (HEPAR) üyesi gruplar tarafından dışarıda protesto edildi. Protesto İşçi Parti’li Murat İnce tarafından salona da taşındı.

ERGİN GELİR-MURAT KARAKUŞ

Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Kültür Merkezi'nde dışarıdaki protestolara karşın başlayan 'Silahlar Sustu-Şimdi Barışı Düşünme ve Konuşma Zamanı' başlıklı toplantı başlar başlamaz salonda bulunan İşçi Partisi üyesi Murat İnce toplantını yapılmaması gerektiğini belirtip, panelistlerle tartıştı. Akil Adamların hükümetin sözcüsü gibi davrandığını, PKK ile barış sürecinin olamayacağını belirten Murat İnce ile İKMM İzmir Temsilcisi Pervin Mısırlıoğlu ve akil heyette yer alan gazeteci Fadime Özkan arasında bir süre süren karşılıklı konuşma sonunda İnce, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle salondan dışarı çıkarıldı. İnce'nin dışarı çıkarılmasının ardından konuşan Akil Adamlar Heyeti Ege Grubu Üyesi Fadime Özkan, bu tip sorunlarla iki ay boyunca karşılaştıklarını belirterek, protestonun demokratik bir hak olduğunu ancak hakaret ve saldırının suç olduğunu söyledi. Özkan, Aziz Kocaoğlu’nun Diyarbakır ziyaretini hatırlatarak, “Kocaoğlu’nun geniş bir ekiple partisinden baskı görmesine karşılık oraya gitmesini takdire şayan buluyorum. Kalbimizin sesini susturmamamız gereken bir süreç. Aziz beyin Diyarbakır temaslarının çok değerli olduğunu ve sürece büyük destek vereceğine inanıyorum” dedi.

“İKİ AYDIR BUNLARLA KARŞILAŞIYORUZ”

Özkan, “Acaba derdi nedir diye dinlerken artık iki ayın sonunda hemen her toplantıda, bir kişinin kendini öne atıp hakaret, ithamlarla, ne söylendiğini dinlemeden konuştuğunu gördük. Bunun bir gösteri olduğunu düşünüyorum, bu toplantının bir üslubu var. Salonda bulunan herkes fikrini söyleyebilir. Tüm toplantılarda konuşan herkesin eleştirisini, önerisini, sorusunu, her şeyi kaydediyorum. Az önceki tepkisel gösteriyi yapan beyefendi de demokratik olmadığı tepkisinde bulundu. Konuşma sırasını beklemeden, sizlerin hakkını gasp etti. Protesto demokratik bir haktır. Ama hakaret ve saldırı suçtur” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE 127 GÜNDÜR KİMSE ÖLMÜYOR”

Panelde konuşan Özkan, endişeleri duyarak toplantılara İzmir’den başladıklarını belirterek, “Ege'de yüzde 43.5 evet, 49.5 hayır oranı vardı. Bu hafta sonu Muğla’da son toplantımızı yaptık. Ama Ege'de bütün toplumun farklı katmanlarıyla(şehit aileleri, esnaf, halkla) yaptığımız görüşmelerde aldığımız sonuçlar yüzde 60'ın üzerinde bir destek olduğunu düşünüyoruz. Endişeleri duyarak biz bu toplantılara İzmir'den başladık. Ama iki ayın sonunda bu endişeli sorular buharlaşmaya başlamış, yerine ikinci aşama diyeceğimiz yeni Anayasa'nın yapımında herkesin özgürlük haklarının genişletilmesine yönelik talepler başlamış. Süreç son derece sağlıklı ve kendi yolunda akan bir şekilde işliyor. Bu süre zarfında, PKK silah bırakıyor, karşılığında taviz mi verdik? Abdullah Öcalan serbest mi kalacak? Türk bayrağına halel mi gelecek? Anayasa’dan Türk milleti kavramı çıkarılacak mı gibi sorular soruluyordu. PKK terörü nedeniyle 127 gündür Türkiye'de kimsenin hayatını kaybetmediğini görüyoruz” dedi.

“REHABİLİTASYON SÜRECİNE İHTİYAÇ VAR”

“Yaşadığımız süreç barışın kalıcı hale gelmesi, Türkiye'nin huzura, kardeşliğe, birlik ve bütünlüğe kavuşmasıdır” diyen ÖZKAN, “PKK sınır dışına çekildiğini ifade ederek, “Kürt Meselesi nedeniyle ağır travmalar var. Sorunların çözülmesi ve yaraların iyileştirilmesi için rehabilitasyon sürecine ihtiyaç var. Bunlara ilişkin de silah devreden çıktığı için bu sorunlar görünür olmaya başladı” değerlendirmesinde bulundu.

“ÇÖZÜM SÜRECİ MADE İN TURKEY’DİR”

Sürecin AKP projesi olmadığını dile getiren Özkan, “Bunun bir AKP projesi olduğu, bizlerin AKP'nin sözcüsü olduğumuz gibi bir itham var. Elbette böyle bir şey yok. Türkiye'nin ortak sorunu bu. 30 yıldır kan akıyor. Siyasal iktidarın elbette bir tedbir alması lazımdı. Başka hükümetlerin de önlem aldığını biliyoruz. Çözüm süreci Made in Turkey'dir. Türk malıdır. Benzer sorunu yaşayan ülkelerin tecrübesinden de yararlanarak ama tamamen kendi sorunlarına kendi çözüm bulmayı isteyen Türk malı bir süreç. Bu bir devlet projesi” diye konuştu.

“EGE’DE KİMSE KAN AKSIN İSTEMİYOR”

Halkın hangi konularda endişelendiği noktasında bir rapor hazırlayacaklarını ve sürecin buna göre şekillenmesi gerektiğini belirten Özkan, şunları söyledi: “Ege'de zannedildiği gibi hiç kimse kan aksın, insanlar ölsün demiyor. Ama öyle cümleler kuruluyor ki, aslında kan akmaya devam etsin demeye gelen cümleler bunlar. Türklerle Kürtlerin kardeş olduğu, Kürt sorunun olmadığı yönünde genel bir kanaatle karşılaştık. Yüzde 40 gibi. Kürtler bu ülkede Cumhurbaşkanı, Genel Kurmay başkanı oldular tepkiselliği içinde kurulan cümlede, Kürtlerin aslında ne yaşadıklarından bihaber olduklarını gösteren birşeydi. Göçle gelen insanların yaşadığı sorunlarla ilgisizliği de gösteren birşey bu. Bir rapor hazırlayacağız. Hangi konularda endişeleniliyor, soru ve sorunlar ne. Birebir halkın nabzını tutan çalışmalar olduğu için sürecin buna göre şekillenmesi gibi bir umut ve çabamız var.”

“KALBİMİZİN SESİNİ SUSTURMAMALIYIZ”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Diyarbakır ziyaretini değerlendiren Özkan, kalbimizin sesini susturmamamız gereken bir süreç yaşandığının altını çizerek, “Aziz Kocaoğlu’nun Diyarbakır gezisini büyük bir heyecanla takip ettim. Geniş bir ekiple oraya gitmesi, partisinden baskı görmesine karşılık gitmesini takdire şayan buluyorum. Kalbimizin sesini dinlediğim için gitti demişti. Gerçekten de kalbimizin sesini dinlemeliyiz. Kalbimizin sesini susturmamamız gereken bir süreç. Aziz beyin Diyarbakır temaslarının çok değerli olduğunu ve sürece büyük destek vereceğine inanıyorum” dedi.

“BAŞBAKAN SIK SIK EGE’YE GELMELİ”

Başbakan’ın İzmir başta olmak üzere Ege Bölgesi’ndeki illere sık sık gelmesinin süreci olumlu yönünde etkileyeceğini dile getiren Özkan, “Empatinin geliştirilmesi lazım. Ege insanının kıyı bölgelerine göre biraz daha farklı tepkileri var. Ege Bölgesi'nin bu süreci ciddi şekilde sahiplendiğini de gördüm. Doğu'dan insanlar buraya geldiler ama Ege insanı burada yaşayan Kürtlerin derdini ve Doğu’yu bilmiyor. STK, okullar bölgeye turlar düzenlesin. Ayrıca Başbakan’ın İzmir başta olmak üzere Ege Bölgesi’ne sık sık gelmesi süreci daha olumlu etkileyecektir” ifadelerini kullandı.

egedebugungazetesi.net

Son Güncelleme Tarihi: 31 Mayıs 2013 09:15

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz*:
Facebook'ta paylaş
0