'Milletin şuuruyla oynanıyor'

12 Nisan 2015 15:34  

 

'Milletin şuuruyla oynanıyor'

İzmir küçük Millet Meclisi, 2015’in Nisan toplantısını Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde Gazeteci Yazar Pervin Mısırlıoğlu sunumunda gerçekleştirdi. Toplantıya CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray ve CHP İzmir Milletvekili Adayı Ali Engin katıldı

Nilgün Takvim

İzmir küçük Millet Meclisi (İkMM), 2015’in Nisan toplantısını Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. Toplantıya CHP İzmir Milletvekili Aytun Çıray, CHP İzmir Milletvekili Adayı Ali Engin katıldı. Siyasi partilerin seçim beyannameleri, temsil, yaklaşan seçimlerde güvenlik ve şeffaflık, İzmir’de genel seçim atmosferi gibi konuların konuşulduğu toplantıda söz alan Vekil Aytun Çıray, Türkiye’nin 21. yüzyılda dünyada ‘Siyasi İslam Devleti’ olarak anılmaya başladığına dikkat çekerek, “CHP uzun yıllardır unutulmuş olan ön seçim programını yeniden uygulamaya soktu.  Sayın başkanın dediği gibi bu yeterli değil. Önümüzdeki seçimlerde daha uygulanabilir, daha da gözden geçirilmiş, sağlıklı bir biçimde yürüyen bir gelenek haline getirilecek. AKP’nin yaptığı da 46 seçimlerini hatırlattı bana ‘açık oy, gizli oy’ aldılar sandıkları buradan gittiler ve bunun adını da demokrasi koydular. Bütün bunların etik olduğuna inanan bir insan değilim. Türkiye’de artık her isteyen aday olamadığı, siyasi kriterlerin konulduğu bir sistem oluşması gerektiğine inanıyorum. Batı ülkelerinde partilerin belirli kademelerinde çalışmamış, yeterli eğitim seviyesine ve siyasi bilgiye sahip olmayan insanları aday göstermiyorlar. Ülke olarak siyasetin kalitesini yükseltmeye ihtiyaç var bunun yolu da siyasetçinin kalitesini artırmaktan geçer. Bugün demokrasi hukukun üstündedir. Bugün Türkiye 21. YY’da batı medeniyetinden gittikçe uzaklaşan bir yapıdadır. Artık dünyada Türkiye için ‘Siyasi İslam’ deyimi kullanılıyor bu çok acı bir gerçek. Bu sadece insanların kılık kıyafetlerine bağlı değil ülkemizde hukukun kalmayışına da bağlı olarak dile getirilmektedir.  Üçüncü dünya ülkelerinde olduğu gibi sahte terör haberleriyle ülkenin manipüle edilmesi. Bir sabah uyandığınızda Türkiye’nin elektriklerinin toptan kesilmiş olması bilinçaltına bir korkunun yayılmasına ve ülke insanının siyasetçisine güvenini kaybetmesine neden oldu. Kolektif bilinci allak bullak olan bir toplum seçimlerde sağlıklı karar verme yetisini kaybeder. Bunlar ancak çağdışı, totaliter rejimle yönetilen ülkelerde olabilecek şeyler. Milletin şuuruyla oynanıyor. Her sabah şokla uyanan ve her gece şokla uyuyan bir toplum haline gelindi. Bu alanda sivil toplum örgütlerine de en az siyasi partiler kadar büyük görev düşüyor. Bir düğmeye bastığınızda dünyanın diğer bir ucuna ulaşabiliyorken biz tüm köyleri dolaşmaya kalkarsak dönem biter. Demek ki biz de en az totaliter iktidar kadar iyi kullanmalıyız” dedi.

“ÖLMEYE DEVAM MI ETSİNLER?”

Milyonlarca emeklinin sefalet içinde yaşadığını, 2 milyon 200 bin civarında taşeron işçisinin de çok düşük ücretlerle çalıştırıldığını söyleyen Ali Engin, Türkiye’de işsizliğin yüzde 30 civarında olduğu kesinleşmiş durumda olduğunu söyleyerek, “Birçok kesimin ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sandığı gidilen bir seçim olacak. Amerika’da bile seçime katılım oranı yüzde 60-65 civarında. En son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde bu oran yüzde 76 civarındaydı. Ondan önceki 30 Mart’ta ise yüzde 90. Partimiz açısından insan hakları ve ekonomi önemli. Avrupa’nın 2-3 misli oranında olan bir işsizlik oranı ile karşı karşıyayız ve bunu partiler çözecek. Başka bir çaremiz yok. Yolsuzlukları neden bu kadar çok önemsediğimiz konusunda sık sık eleştiriliyoruz. ‘Evlerde bulunan milyarlarca dolardan, saraylara yatırılan miktarlardan neden bahsediyorsunuz ki’ diye soruluyor. Böyle bir zihniyetin olduğu ortamda seçime gidiyoruz. CHP olarak biz yeniden fabrikalarımızı yeniden açacağımızı, Çin’den, Avrupa’dan mal almamız gerekmediğini dile getiriyoruz.  Bunu yapamayacağımızı dile getirenler İsrail’den tohum almak zorunda olmaya devam edeceğimizi söylüyorlar. Hayır değiliz. Bir partinin, siyasetin, demokrasinin istihdamı arttırmaktan, insanların refah düzeyini yükseltmekten başka ne gibi bir görevi olabilir? Gençlerimiz TOKİ inşaatlarında ve maden ocaklarında ölmeye devam mı etsinler? Bu soruları sorduğumuz için suçlanmaya devam mı edeceğiz?” sorularını yöneltti.

egedebugun

11.04.2015

 

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0