Sigaraya mı kızmalı, sigaramıza karışanlara mı?

04 Kasım 2014 14:01 / 1621 kez okundu!

 

 

(...) Sigaraya mı kızmalı, sigaramıza karışanlara mı? Sigara içene mi gülmeli, sigara vesilesiyle cumhurun başı değil, babası olmaya özenenlere mi? Karar sizin...

 

***

Kategorik Akparti karşıtlarını, kategorik solcu hayranlığını ve eleştirmesiz Kürt destekçiliğini kızdırdıktan sonra, şimdi de sigara bağımlılarını kızdırmaya geldi sıra smiley

Sigara içmeye derin anlamlar yükleyenler, her nefesinde bir Amerikan filminden rol çalanlar! Unutmayın ki "klas" bir iş yapmıyorsunuz... Eskidendi o... Kırk yılda bir açılan misafir odalarında büfenin üstünde ya da orta masada duran alengirli sigaralıktan, gelenlere yerli, yabancı sigara ikram etmeler... Şeker ikramı gibi sigara paketleri ya da çakmakları sunmalar.... Bir nefes çekenin kendini film kahramanlarıyla özdeşleştiriverdiği... Yeni yetme gençlerin, ergenliğe geçiş yeter şartı olarak sigara paketine sarıldığı... Erkek egemen toplumun ve pederşahi ailenin hasta ettiği kadınların neredeyse tek dostu sayarak kendini sigarayla zehirlediği zamanlar... Bunlar elbette bugün de var.

Oysa "1 miligramında 400 kimyasal madde barındıran dünyadaki tek bitki" olan tütünden yapılmış; içimi ve ulaşılması en kolaylaştırılmış bağımlılık maddesidir sigara.

Bir zamanlar, gizli sponsorluk yoluyla sigara tekelleri film yapımcılarına şart koşarlardı: "Bu filmde 150 kez sigara görünmeli! 90 dakikalık filmde toplam 20 dakika sigaralı sahne olmalı!" Eh, garibim yönetmenler de estetik düşkünlüklerini, sigarasından derin ve manalı nefesler çeken oyuncuları uzun uzun kaydederek tatmin ederken, sponsorlara borçlarını da böyle öderlerdi. Sigara olmasa elini ayağını nereye koyacağını bilemeyen çok sayıda kişi de o zamanlar derin oyunculuklar sergilediler bu sayede... Şimdilerde bu oyunculuklar, ellerindeki sigara yüzünden mozayiklerin ardında harcanıp gidiyor...

Bugün sigarayı "yüksek sosyeteye en ucuz katılım yolu olarak" yutturmak ne yazık ki artık mümkün değil. Tersine, plaza önlerinde soğukta sigarasından derin nefesler çekenler; opera salonlarının lobilerindeki en uzak köşelerde bir tür gaz odasında "bir zevk işi" olarak değil de "bir bağımlılık nesnesi" olarak sigara tüketenler artık bir üste değil bir alta "terfi" etmiş gibi oldular.

Muhafazakar bir yönetim de, tek başına içki karşıtlığı yapsa daha da göze batacağından; sigara yasaklarını öne alıp bunu kendine paratöner yapınca; yılların sigara mağdurlarına gün doğdu. Otobüslerde çocuk halleriyle 12 saatlik yolculuklarda dumana maruz kalanlar; sinema ve tiyatrolarda fuaye denen kısma aralarda asla çıkamayanlar, uçaklarda bağımlı yolcuların, evlerde de bağımlı ebeveynlerin sigara teröründen çok çekenler, şu sıralar az da olsa mutlular... İlk kez olması gereken olmuş, sigara içmemek doğal sayılmaya, içmek ise kurallara bağlanmaya başlanmıştı...

Gariplikler yok mu? Elbette var...

Filmlerde, dizilerde sigara ve içki mozayikleniyor... Kimi sahnelerde ekranın %40'ı görünmüyor... Hele eski bir film izliyorsanız yandınız...

Bu arada, televizyonda haber izlerken, verilen arada aniden bir dizinin tanıtımı başlıyor ve bir hödüğün burnunuza doğru tuttuğu tabanca ile karşılaşabiliyorsunuz. 100 diziden sadece 8 tanesinde hiç silah görünmüyormuş... Çocuklar için sigara ve içkiyi tehlikeli görenler, silahları mozayiklemeyi nedense hiç düşünmüyorlar. Erkek egemen, pederşahi, dolayısıyla şiddeti içselleştirmiş hatta ona tapan bir toplumun da doğal refleksi böyle olmalı elbette  Düşünsenize, sigara, içki ve silahı mozayiklerseniz ekranda, perdede ne kalacak geriye? Tüm diziler absürd komediler haline geliverirdi herhalde...

Bana kalırsa sigarayı da içkiyi de, silahı da abartılı gösterimlerde sınırlamalılar ama bunun başka bir yolu bulunmalı... Belki gösterim sayısı ve gösterim müddetinde bir sınırlama yapmak anlamlı olabilir. Bir dönem sigara tekellerinin koyduğu zorunlu gösterimin tam tersini yapmak yani...

Özetle, sigaraya mı kızmalı, sigaramıza karışanlara mı? Sigara içene mi gülmeli, sigara vesilesiyle cumhurun başı değil, babası olmaya özenenlere mi? (https://www.facebook.com/video.php?v=3953605938518&fref=nf)

Karar sizin..

 

İlhami MISIRLIOĞLU

03.11.2014

 

Son Güncelleme Tarihi: 20 Kasım 2014 02:09

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.