Aşure Toplumu için tarihi dönemeç

09 Ağustos 2014 22:01 / 2153 kez okundu!

 

3 aday var: 

Dünkü Türkiye'nin adayı; 

bugünkü Türkiye'nin adayı; 

yarınki Türkiye'nin adayı;

 

oyum: yarın için; 

kazanacak olan: bugün+

 

...

 

Dünkü Türkiye'nin adayı: Çok dün, biraz bugün, hiç gelecek barındırıyor;

Bugünkü Türkiye'nin adayında: Az dün, çok bugün, biraz gelecek var; 

Yarınki Türkiye'nin adayı: Biraz dün, epeyi bugün, epeyi gelecek!

Tahminim:

Dünkü Türkiyenin adayı: % 40

Bugünkü Türkiyenin adayı: % 50

Yarınki Türkiyenin adayı: % 10

 

Oyum: Yarınkine (eleştirilerim baki)

Kazanacak olan: Bugün (olumlu adımlarına destek, anti-demokratik saçmalıklarını eleştiriye devam)

 

Seçimler ikinci tura kalırsa oyum?: İkinci tura muhtemelen kalmayacak! Ama kalırsa, eski Türkiye'nin sahiplerine oy veremem; bugünün Türkiye'sinden de şikayetim çok ama ana resmi gözden kaçıramam; (aslında oy vermezsem kime destek olacağımı da bilerek) oy vermeyebilirim ;-)

 

Sonrasında neler olacak?

 

1. Taşlar yerine oturacak! İktidarın mazlum muhabbetleri bitecek, kendi mazlumuyla kendi zalimi, anakronik zorlamalardan arınmış biçimde, zamanın ruhu tarafından ayrıştırılacak. Gönül, bu ayrışmada her tür politik şiddete, her tür diktatörlüğe karşı olanların, yeni demokrat ütopya sahiplerinin payı da olsun istiyor ama gönül neler istemiyor ki... :)

 

2. Dünün, Bugünün ve Yarının Türkiye'sindeki tüm yanlış muhaliflikler, şapkayı öne koyup muhasebe yapacak. Bunu yapanlar önce küçülecek, ayrışacak ama özeleştiri yapmayı başaranların, sonrası için bir umudu olacak; muhasebe yapmamakta direnenler ağır ağır küçülecek, marjinalleşecek.

 

3. Küresel ısınmayla tufanlara hazırlanan dünyamızın; şiddet ve politik yangınlarla kavrulan coğrafyamızın ve içimizin girdaplarıyla dalgalanan hayatımızın, Nuh'un Gemisi kardeşliğine ihtiyacı her geçen gün artacak. Bizden daha cesur, daha akıllı birileri çıkıp Nuh'un Gemisi ya da Aşure adıyla "parti olmayan parti"lerini, diğer partileri enlemesine kesen Aşure fraksiyonlarını kuracaklar. Sürece olumlu etkilerini yapacaklar... 

 

Bu toplum Kürt meselesini hukuksal kardeşlik içinde (tersini düşünmek bile istemem); Ermeni meselesini vicdani, etik, hukuki ve estetik çerçevede çözecek; tüm saçmalıklarına rağmen kendini geliştirip coğrafyasının en önemli demokrasisi olarak sivil (vatandaşı devlete karşı koruyan) demokrat (çoğulcu ve özgürlükçü) anayasayla yoluna devam edecek. Umudum bu yönde... 

 

4. Özgürlükçü demokratlar; yeni durumu yeniden yorumlayıp bu sefer yeni dengeler ve ittifak arayışları içinde olacaklar. Karşılarındaki "başkan baba"yı ve onun eleştiriden hoşlanmayan yandaşlarını zaten iyi tanıyor olacaklar; taktiklerini, hinliklerini, ne yaptığını, ne yapmayacağını, ne yapAmayacağını az çok biliyorlar zaten geçmişten. Yani baştakilerle didişirken, yeni sivil, demokrat anayasa için uğraşırken deneyliler. 

 

Yanlış laiklik yanlılarını, laikçileri, ulusalcıları, milliyetçileri, Kürt meselesini sertlik yanlısı olarak "çözmek" isteyenleri, açık siyaseti değil "organize siyaseti" tercih edenleri iyi biliyorlar. Onlar bu ülkenin "tarihi %40"ı zaten... Onlarla sabırlı, akılcı, yenilikçi, özgürlükçü ve demokrat çerçevede yürütülecek tartışmalarda, sonuçta Aşure fikrinin ağırlık kazanacağını umuyorum.

 

Aşure toplumunda, bu toplumun tüm renkleri kendi kimliklerini büyük ölçüde korurlar -aşurenin bileşenlerinin kendilerini belli etmeye devam etmeleri gibi- ama hepsinin baskıcı, "zorla asimilasyon"cu ve zorbaca olmayan birleşimiyle, toplumda üst bir kimlik oluşur -tıpkı aşurenin kendine özgü bir tadının oluşumu gibi-... Bu toprağa aşure yakışır!

 

Toplumdaki doğal asimilasyonun ise önüne ise kimse geçemez. Önemli olan bunun zorlama "tek şu, tek bu"culukla değil doğal yoldan gerçekleşmesi ama çeşitliliklerin, farklılıkların pozitif ayrımcılıkla desteklenmesinin unutulmaması.

 

Ağaçları ihmal etmeden ama tek ağaca takılıp kalmadan; ancak ormanı koruyup kollarken de o bir ağacın hukukuna riayet edecek yeni bir toplumsal sözleşme oluşturmak kolay değil. 

 

Bunu eski Türkiye'nin unsurları değil, bugünün ve yarının Türkiyesinin unsurları başaracaktır. Akılcı yaklaşım, bu birlikteliği demokrasinin yararına ileri doğru sürüklemektir.

 

Hepimize kolay gelsin. 

 

İlhami MISIRLIOĞLU

09-08-2014, İstanbul

Son Güncelleme Tarihi: 14 Ağustos 2014 16:07

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.