'Affedersiniz Ermeni' iftirası üzerine

31 Mart 2017 13:42 / 2049 kez okundu!

 

 

Takside konuşan yolcuya şoför sorar:

- Abi nerelisin?

- Ermeniyim.

- Estağfurullah abi...

Bizim ülkenin ortalama insanı bu düzeydedir ve 1915'in üstünü örtmüş vesayetçi sistemin eğitiminden, propagandasından geçmişlerdir. Erdoğan ise tam da bu statükoyla ve onun tüm tabularıyla 20 yıldır mücadele içindedir.

 

******
 

"Affedersiniz Ermeni" iftirası üzerine

Takside konuşan yolcuya şoför sorar:

- Abi nerelisin?

- Ermeniyim.

- Estağfurullah abi...

Bizim ülkenin ortalama insanı bu düzeydedir ve 1915'in üstünü örtmüş vesayetçi sistemin eğitiminden, propagandasından geçmişlerdir. Erdoğan ise tam da bu statükoyla ve onun tüm tabularıyla 20 yıldır mücadele içindedir.

Bu ülkede ilk kez bir başbakan MGK'da ileri geri konuşmaya alışmış bir generale haddini bildirdi;

Bu ülkede ilk kez onun hükumeti, bir tür darbe ilanı sayılan 27 Nisan bildirisini açık biçimde basın toplantısıyla reddetti.

Ki daha sonra bu millet, dünyaya örnek olacak biçimde onun cumhurbaşkanlığında 15 Temmuz 2016'da hain darbe girişimini paramparça etti. Ona hala tiyatro diyen bazı meczuplar hariç herkes bu gerçeği gördü. İşin ardında olanlara yani ABD'nin ya da Almanya'nın istihbaratçılarına ve onlara körü körüne inananlara bir diyeceğim yok.

Gerçekleri dile getirmeye devam...

Bu ülkede ilk kez bir başbakan 1915 Ermeni Tehciri için Ermenilerin üzüntüsünü paylaştı;

Bu ülkede ilk kez bir başbakan Kürt meselesinde 100 yıldır atılmamış adımları attı;

Bu ülkede ilk kez bir başbakan Alevilik konusunda 7 kurultay düzenledi; Bu ülkede ilk kez bir başbakan Dersim için özür diledi.

Doğruya doğru demedikçe adımız #kategorikmuhalif olarak kalır.

Kimileri şunu soruyor, "ne oldu bunca kurultay, neyi çözdü?"

Şimdiye dek Alevileri -tenkil dışında- ciddiye almamış, dinlemeye gerek duymamış 90 yıllık bir yapıya karşı; onları öncelikle dinlemeye, anlamaya çalışmak çok önemlidir.

Alevi sorunu çözüldü mü? Ne yazık ki henüz hayır. Ancak,yapılan kurultaylar, aramalar, tartışmalar çözüm için uygun bir psikolojik ortam yarattı. Sorunun çetrefilli yanlarını ortaya çıkardı, Alevi topluluğu içindeki farklı yaklaşımların görülmesini sağladı.

1. Alevilik bir ayrı dindir, diyenler var.

2. Alevilik İslam içinde bir tür mezheptir, diyen var.

3. Alevilik İslam içinde kültürel bir çizgidir, diyen var.

4. Alevi dedelerine maaş bağlanmalı, Cemevlerine devlet desteği ve vergi indirimleri sağlanmalı, diyen var.

5. Diyanet, Alevileri de yönetmeli diyen var.

6. Diyanet, dinler ile ilgili bir koordinasyon kuruluna dönüşmeli ve Alevileri de diğerlerini de yönetememeli, diyen var.

Özetle kurultaylar, bu farklılıkların netleşmesini sağladı. Yani umutlu olalım, çözüm ve uzlaşma buralardan geçerek çıkacak :)

İşte bu gerçeklerin gözardı edildiği bir ortamda, özellikle statükonun çabasıyla yaygınlaştırılan, yanlış solcuların ve #kategorikmuhalif çevrelerin de severek benimsediği Erdoğan için yayılan iftiraya....

"RTE, affedersiniz Ermeni" diyerek Ermenileri aşağıladı mı gerçekten?

İlişikteki videodan da izleyebileceğiniz gibi, Erdoğan, kendisi için söylenmiş "Gürcüdür" hatta "Ermeni dölüdür" laflarına bir gönderme yapıyor konuşmasında...

Ermeni lafının sonuna takılan "dölü" eklemesini kullanmak istemeyen RTE, bu noktada Anadolu terbiyesi almış bir kişinin duraklamasıyla "döl" kelimesini "çok daha çirkin şeylerle" biçiminde ifade ediyor.

"Benim için mesela neler söylediler... Çıktı bir tanesi, aynı zihniyet, 'Gürcüdür' diyen oldu, çıktı bir tanesi affedersin çok daha çirkin şeylerle Ermeni diyen oldu..."

Aynen böyle...

Buna karşı klasik RTE karşıtları korosu bunu medyadaki pozisyonlarından alçakça biçimde Ermeni karşıtlığına tahvil etmeye çalıştılar ve bir çok kişinin gönlünde de böyle yanlış izler bıraktılar.

Bunu yapanlar, yaklaşık yukarıdaki konuşmanın yapıldığı tarihlerde onun, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde 1915 Ermeni Tehciri nedeniyle Ermeniler adına üzüntüsünü belirten ilk ve tek başbakan olduğunun da üstünü örtmeye çalıştılar.

Birileri adamı yemeye karar vermiş bir kere, suyu bulandırsa da bulandırmasa da...

Bereket ki bu halk ve gerçek demokratlar ona sahip çıkıyor. Demokratlık, bir kere, bir dönemeçte kazanılınca göğsümüze ömür boyu takıp dolaşacağımız bir madalya değildir. Her dönemeçte yeniden kazanılması, hak edilmesi gerekir. Kendini demokrat zannedenlerin bir çoğu #kategorikmuhalif tavırla kasım kasım dolaşıyorlar ortada ama kimin ne olduğunu tarih yazıyor. Biz bugünkülerin sade tespitçileriyiz ve sahte demokratların da ipliğini pazara çıkaranız.

Menderesi deviren darbenin ateşine odun taşıyan ve bugün hala utanmadan 27 Mayıs'ı makbul darbe sayan sahte demokratlardan olmak istemeyiz çünkü onlar 57 yıl önce yapılanların, bugün yanlış olduğunu söylese de tamamen aynı operasyonun RTE'a da uygulanmasına ses etmemek, ses edenleri de "döneklik"le suçlamakla meşguller ve bunu hatırlatanlardan da nefret ediyorlar.

Sosyal medya çağında yalanın ömrü yatsıya kadar bile değil! Ancak unutmayalım ki görmek istemeyenden de daha körü yoktur :(

Vesselam

İlhami MISIRLIOĞLU

https://www.youtube.com/watch?v=_UPIF2ql7pw

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.