ÜÇ BEŞ KUŞ!.. ÜÇ BEŞ TAŞ!..
09 Ağustos 2010 00:00 / 1930 kez okundu!
Pazar günü böyle başlayınca gün boyu bir şeyler bırakmıyor peşinizi. Evin içinde oradan oraya dönüp duruyorsunuz. Sesler yankılanıyor. Rahat değilsiniz. Çay demleseniz, balkona kurulup sağa sola tafra etseniz bile değişmiyor işte. Kulaklarınızda anlatılanlar.
Yamanların eteklerindeki uçsuz bucaksız ağaçlar şimdi hayal. Kordonboyunu enine boyuna daraltan, nefessiz bırakan bloklar sıcağa boğsun İzmir’i. Şimdi otobandaki tüm yeşillikler doludur. Homeros’un adımlarının değdiği söylenen yalıçapkınının olduğu esintiler, deniz kokusu aile sohbetlerine karışmış olsun. Durmuyor içinizdeki çarpıntı, korku.
Siz bu cümlenin benzerini daha önce de duydunuz. Üç beş taş!.. Üç beş taş!.. Adı yalan adı sahte… Bulduklarını söyledikleri… Yankılanıyor hâlâ yol tabelaları yerine konmuş olsa bile… ALLIANOI!.. Böyle başlıyor karanlık. İnkâr 21. yüzyılın beslendiği karanlık. Yüzleşmeler herkese göre değil öyleyse. Bütün okumuşları, okunmuşları, efsun sahiplerini, ödüllüleri, ödülleri bir araya toplayıp çıkartıp çarpalım derken başka biri daha konuşuyor üç beş hatta dört üzerine.
Gece nöbet çıkışlarında İzmir Gümrük‘de gördüğünüz pelikanlar takılıyor gözlerinize. Ne sabah!.. Güzel, serin bir sevdaya benzeyen gün. Uyuma diyor içiniz. Uyuma bak kuşlar gelmiş. Şimdi göç zamanı. Bekle su kuşlarını. Pembe flamingoları bekle. Karşıya geçemezlerse sen git yanlarına. Dokunamazsan bile okşarsın kanatlarını merak etme. Bir yolu vardır uzaktan sevmelerin. Sıcacık gevrek, tulum peyniri ve zeytin alıyorsunuz eve girmeden. Denize bakıyorsunuz aynı pelikan mı gelen?.. Bilenler sadece kuş gözlemcileri. Körfez temizlenmeye çalışıldığından beri sadece karagözler değil tüm yavrular kayıtsızca yüzmekte.
Şimdi Çiğli’den geliyor serzeniş. (Çiğli’de tansiyon giderek yükseliyor/Milliyet Ege/08.08.2010) Denizle buluşmamız engelleniyor diyor. Çiğli’nin değişmesi gereken imar plânından söz ederken 4 kuş konacak diye bu yapılır mı diyerek de bitiriyor sözlerini sürdürmek istercesine. Kuş cennetinde ne kaldı zaten. Dört tarafı binalarla çevrildi. Fark edilmiyor zannediyorsanız yanılıyorsunuz. Dünyayı sadece insana ait sananlar bütün dolguları bitirdiklerinde nereye gidecekler, ne yiyecekler merak etmiyorum hiç birinizi. Ben kuş kafalıyım, kuş beyinliyim. Kuş olmak istiyorum ki neslim tükensin. Kurutun soyumu sopumu. Siz rahat biz rahat edelim. Bir tek kanat çırpıntısı duyulmasın. Değiştirin bütün şarkıların sözlerini. Futbol takımlarınıza da başka kuşlar bulun evcilleştireceğiniz. Kanatlarını kırın çocukların. Onlar kuş uçuşu ne demek öğrenemesinler. Hatta durun siz en iyisi görkemli bir yat limanı yapın alüvyonların döküldüğü yere. Sevgililer gitmesin buluşmalara. Haklısınız aslında nerede eski aşklar!..
Alanı doldurun kenarına da koca bir bağışçı bulup hangar yaptırın. Duvarlarına kuş resmi çizeriz dört tane. İçine girerken kayıtlı kuş senfonileri sipariş ederiz hep birlikte. Eh müze bu ya doldururuz kalanları da binaya olur biter. Yeter ki ilerleme, değişim, kazanç sağlamanın adı büyük alış veriş merkezleri olsun. Tıkın çocukları, insanları, aileleri. Kazanalım hep beraber paraları. Onların da üstüne fotoğraflarını basar öyle severiz.
Ah kuşum! Canım kuşum!... Üç beş taşım, üç beş…
İffet DİLER
İZMİR 2010
www.allianoi.org
www.akarsuhareketleri.org
www.dogadernegi.org
www.izmirizmir.net
www.firtinadereleri.com
www.dedef.com
www.hasankeyfgirisimi.com
www.fotogezgin.com
www.karadenizisyandadir.org
www.sirtcantam.com
"Allianoi, Hasankeyf, Karadeniz, Munzur...geleceğinizdir...Kafanızı kuma aklınızı suya gömmeyin..."
Son Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2010 23:04



