TÜRKİYE'YE MUHALEFET LAZIM DEĞİL
30 Temmuz 2018 23:32 / 1338 kez okundu!
24 Haziran muhalefette ağır bir travmaya yol açtı. Muhalefet partileri hüsrana uğradı. Bunun sebebi, yanlış yollar izlemelerindendi elbet. O yollara yanlış tahliller sonucu koyuldular. Karşılarında 16 yıllık başarılı ve güçlü bir iktidar vardı. Onu devirmek hedefi çıtayı çok yükseğe koymaktı. Bunu denediler. Abdullah Gül formülü buldular. Ama hayata geçiremediler. Çünkü kulağa hoş geliyor, hayaller kurulmasına imkan veriyordu. Fakat gerçekçi değildi. Ondan sonrası ise artık dikiş tutmayacak bir noktaydı. Taraftarlarını gerçek olmayan verilerle kandırdılar. Bu elbette yatsıya kadar sürecekti. 24 Haziran akşamı sonuçlar belli olduğunda muhalefet partileri açısından tam bir bozgun vardı. Bunun acısı sonraki günlerde çıkmaya başladı.
****
TÜRKİYE'YE MUHALEFET LAZIM DEĞİL
24 Haziran muhalefette ağır bir travmaya yol açtı. Muhalefet partileri hüsrana uğradı. Bunun sebebi, yanlış yollar izlemelerindendi elbet. O yollara yanlış tahliller sonucu koyuldular. Karşılarında 16 yıllık başarılı ve güçlü bir iktidar vardı. Onu devirmek hedefi çıtayı çok yükseğe koymaktı. Bunu denediler. Abdullah Gül formülü buldular. Ama hayata geçiremediler. Çünkü kulağa hoş geliyor, hayaller kurulmasına imkan veriyordu. Fakat gerçekçi değildi.
Ondan sonrası ise artık dikiş tutmayacak bir noktaydı. Taraftarlarını gerçek olmayan verilerle kandırdılar. Bu elbette yatsıya kadar sürecekti. 24 Haziran akşamı sonuçlar belli olduğunda muhalefet partileri açısından tam bir bozgun vardı. Bunun acısı sonraki günlerde çıkmaya başladı.
Seçimlerin en rağbet gören partisi konumundaki Saadet Partisinden artık bahsedildiğini duyan yok. Saadet, Millet İttifakı yerine Cumhur İttifakı'nda yer alsaydı şimdiki durumu çok farklı olurdu. Bu bile onun yanlışını apaçık ortaya koyar.

İYİ parti ise dağılma noktasına geldi. İyi partililer, bütün umutlarını Meral hanımı yeniden ikna etmeye bağlamış durumdalar. Bunu neden yapmak istiyorlar, neden başka bir aday çıkarıp yollarına devam etmiyorlar? Çünkü bunun mümkün olmadığını hemen tümü biliyor. Meral hanım giderse İYİ Parti'nin işi biter. O yüzden eteğine yapışmış, bırakmak istemiyorlar. Meral hanım ise gidişatın sonunu gördüğünden peşinen kaçıp kurtulmak istiyor. Geri dönse de bir şey değişmeyecek. İkinci bir kez manipülatif medyanın şişirmelerine kanma imkanı yok artık.
CHP hep bildiğimiz gibi. Çok iddialı çıkmış, onbeş Temmuz sonrası demokrasi nöbetlerinde yer almayan, o nöbetlerde gecesini gündüzüne katanlara burun kıvıranlar, seçmenini sandık nöbetlerine çağırmışlardı. İkinci tura kalacağız, orada da alacağız illüzyonunu Muharrem İnce, kralın çıplak olduğunu ağzından kaçırarak bozdu. Peki bu durumda ne yaptı CHP'liler, gerçeği söyledi diye İnce'ye kızdılar. O söylemese gecenin ilerleyen saatlerinde 'meşum' gerçek zaten kendiliğinden ortaya çıkmayacak mıydı? Elbette çıkacaktı ama onlar sonuçlara inanmamakta ısrar etme imkanlarını ellerinden aldığı için kızdılar Muharrem İnce'ye.
CHP şimdi kurultay sancıları içinde. Genel merkez ve parti muhalefeti birbirine güvensiz. Aynı yolları izliyorlar. Açıklık değil, gizem hakim. Kaç delege oy vermiş belli değil. Kurultay olacak mı olmayacak mı, o da belli değil. Muhalefet imzaları teslim ederse genel merkezin bunları manipüle edeceğinden endişe ediyor. Genel merkez ise muhalefetin sahte imza devşirdiğinden. Bunlar 'hak, hukuk ve adaletten' bahsedenler. Birbirlerine karşı kumpas peşindeler. 
Bütün bu sıkıntılar yanlış seçim stratejilerinden. Bir parti genel başkanını cumhurbaşkanı adayı yapmıyorsa onun sonuçlarına da katlanacak. Meral hanım da cumhurbaşkanı olma hayaline kendini fazla kaptırmışsa o da sonuçlarına katlanacak. Saadet ise olması gereken değil, olmaması gereken yerde olduğu için o da bu sonuca katlanacak. Ne ekersen onu biçersin. Kaos ekenler, kaos biçiyor şimdi.
HDP muhalefetin en kazanan partisi olarak görünse de bu bir yanılsamadır. Onları bu noktaya getiren kendi çabalarında çok, CHP'nin çabalarıdır. Sonuçlara bakın; Demirtaş, Meral Akşener ve Temel Karamollaoğlu partilerinden az oy alıyor. Muharrem İnce ise fazla. Bu durum bile ortada bir anomali olduğunu gösteriyor. Neden uyuşmuyor bu sonuçlar? İşte Türkiye'nin bu tür muhalefete ihtiyacı yok.
Muhalefet seçim yoluna düzülüş mantığındaki yanlışlığının bedelini çalkantılar içine düşerek ödüyor. Türkiye ve dünya gündeminden kopuyor. En isabetli kararı ise Devlet Bahçeli ve MHP vermiş oluyor. Cumhur ittifakında yer almakla kazançlı çıkıyor. İktidar partisi ise mantıklı bir ittifak kurmakla seçimden bir kez daha galip çıkıyor. Hükümeti ilan ediyor ve hemen işe koyuluyor. Kendi yaptıklarını yeterli görmüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ağzından kendine muhalefet ediyor. 'Başarılı olmak zorundayız, başka alternatifimiz yoktur. Bunun için de çok çalışmak zorundayız.'
Firuz TÜRKER
30.07.2018



