TÜRKİYE BUGÜN OLDUĞU YERDE DEĞİL, UKRAYNA'NIN YERİNDE OLABİLİRDİ

18 Mayıs 2025 02:43 / 606 kez okundu!

 

 

"Ukrayna 3 yıl süren bir savaşta perişan olmuş... Türkiye ise tüm dünyanın gözünde barışın güvencesi, bölgesinde ve dünya çapında oyun kurucu, sözüne, dostluğuna güvenilir bir güç abidesi olarak görülüyor... Ukrayna bu duruma, batının Rusya’ya karşı bir yem olarak kullanılması rolünü üstlenmesi yüzünden düştü. Onu ‘AB’ye, NATO’ya alacağız, para yağdıracağız’ diye kandırdılar. Türkiye ise tam tersine, bu rol kendisine verilmek istendiğinde direnmesi ve üzerindeki baskı ve tehditlere boyun eğmemesi sebebiyle ulaştı."

 

***

TÜRKİYE BUGÜN OLDUĞU YERDE DEĞİL, UKRAYNA'NIN YERİNDE OLABİLİRDİ

Bu cümlenin anlaşılabilmesi için iki ülkenin mevcut konumuna bir göz atalım. Ukrayna 3 yıl süren bir savaşta perişan olmuş, 100 bine yakın can kaybı vermiş, topraklarının yaklaşık üçte birini kaybetmiş, 50 milyon nüfusu 30 milyona düşmüş ve Amerika ile Rusya arasında ameliyat masasına yatırılmış durumda. Bu durumdan, en azından onurunu kurtararak çıkabilmek için Türkiye’den destek ve medet umuyor. 

Türkiye ise tüm dünyanın gözünde barışın güvencesi, bölgesinde ve dünya çapında oyun kurucu, sözüne, dostluğuna güvenilir bir güç abidesi olarak görülüyor.

Ukrayna bu duruma, batının Rusya’ya karşı bir yem olarak kullanılması rolünü üstlenmesi yüzünden düştü. Onu ‘AB’ye, NATO’ya alacağız, para yağdıracağız’ diye kandırdılar. Türkiye ise tam tersine, bu rol kendisine verilmek istendiğinde direnmesi ve üzerindeki baskı ve tehditlere boyun eğmemesi sebebiyle ulaştı.

Şimdi zamanı biraz geri saralım. Her şey, batılı ülkeler koalisyonun, DEAŞ bahane edilerek Suriye’ye çökmesiyle başladı. Asıl amaç, Suriye’yi talan etmekten çok (Elbette bu da yapıldı) savaşı buradan ve Türkiye üzerinden Rusya’ya sıçratmaktı. Bunun için Suriye’ye müdahale etsin diye Türkiye’ye çok baskı uygulandı. Hatta, iktidar razı edilemeyince FETÖ darbesi tezgahlandı.

Hatırlayalım, o zamanlar FETÖ, devlet içinde, özelliklede orduda önemli bir güç oluşturmuştu. Rusya’nın Esad’a sahip çıkacağı biliniyordu. Eğer Türkiye o tarihlerde Suriye’ye müdahale etseydi Rusya’yla karşı karşıya gelecekti. Türkiye buna yanaşmayınca bir Türk askeri uçağı Esad rejimi tarafından uluslararası hava sahasında bir Rus füzesi ile düşürüldü. Daha doğrusu kayıtlara öyle geçti. Türkiye bu provokasyonu serin kanlılıkla aştı. Sonrasında ise bu kez bir Rus uçağı, Türkiye tarafından düşürüldü. Bu bir FETÖ provokasyonuydu. Bu da Putin ve Erdoğan’ın akılcı yaklaşımları ile aşıldı. Bunların üzerine Rusya’nın Ankara büyükelçisi yine bir FETÖ marifetiyle öldürüldü. İki lider bunu da yapılmak istenenin farkında olarak aklıselimle karşıladı.

Eğer bunlardan bir tanesi tutsaydı, Türkiye Rusya ile savaşa tutuşmuş ve Ukrayna’ya yüklenen uğursuz rolü üstlenmiş olacaktı. Haliyle de Ukrayna’nın bugünkü çaresiz ve perişan durumuna düşecekti. Ne günlerden geçtik. Şimdi bu olaylar hatırlanmıyor. Bir de muhalefetin bütün bu olaylardaki tutumunu, sırf iktidarı yıpratmak ve yıkmak uğruna nasıl hevesle hangi rollere soyunduğunu hatırlayalım. Onu da ben yazmayayım. Ama en azından Türkiye’yi bu kumpasa sokmak için kentlerimizde onlarca sivilin katledildiği terör eylemlerini ve bunlar yüzünden iktidara ne kadar yüklenildiğini hatırlatmakla yetineyim.

Firuz TÜRKER

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.