SONUÇLAR SERİNKANLI DEĞERLENDİRİLMELİDİR

03 Nisan 2019 13:16 / 1294 kez okundu!

 

 

Partiler açısından bakarsak AK Parti yine birinci, CHP ikinci parti. AK Parti - eğer itirazlar sonucu değişiklik olmazsa - İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bir kaç büyük şehrin yönetimini muhalefete kaptırdı. Muhalefet bu açıdan başarılı. Seçim stratejisini tutturdu. Alacağını söylediği büyük şehirlerin önemli bir bölümünün yönetimini kazandı. Şöyle ya da böyle aldı. Ama aldı. Kimse; vermiyoruz diyemez. Fakat oy sayımlarında usulsüzlük varsa ve bunun sonucunda bir değişiklik olursa muhalefet de olmaz, illa da bizim diyemez.

 

****

 

SONUÇLAR SERİNKANLI DEĞERLENDİRİLMELİDİR

 

Sonuçlar somut birer olgudur. Artık tasarım değillerdir. Gerçekleşmiş durumlardır. Sonuçlar genellikle tasarımlara uymazlar. Az ya da çok farklılıklar gösterirler. Halkımız bunu, evdeki hesap çarşıya uymaz diye açıklar. Sonuçları değerlendirirken tasarladığımız şekle uymayan kısımlarını kendi tasarımımıza uydurmaya çalışmak yerine olduğu haliyle dikkate almak daha doğrudur.

 

Seçim sonuçlarına da böyle yaklaşmak gerektiğini düşünürüm. Önü sonu onlar da bir sonuçtur. Ne olmuşsa olmuştur artık. Olana bakmak gerekir. Seçimler adı üstünde seçim. Millet kendisini yerelde yönetecek olanları seçti. Kimseye bir şey demedi, mesaj falan da vermedi. Sadece seçimini yaptı. Politikacılar neden beni değil de diğerini seçti diye yorsunlar kafalarını artık. Ben bunu beğendim diyenlerin daha çok oy verdiği aday seçilmiş sayıldı. Tabi itirazlar, varsa usulsüzlükler ve bunların düzeltilmesi sonucu oluşabilecek değişiklikler ayrı bir konu.

 

Bazıları duygularıyla, bazıları mantıklarıyla oy verdiler. Bunların hepsi sosyolojinin içinde var. Gerçeği söylemem gerekirse bu sonuçlar beklediğim sonuçlar değildi. Ama böyle gerçekleşti. Hayatın benim beklentilerimi gerçekleştirmek gibi bir görevi yok.

 

Bu seçimlerin ilk önemli sonucu, seçimlerin düzgün ve yabancı gözlemcilerin bile takdirini alacak şekilde yapılmış olması. İkinci önemli sonuç katılım oranının % 80'in üzerinde olduğudur. Bana göre katılım oranının yüksekliği demokratik gelişmenin göstergesi. İnsanlar politikayla ve kendilerini kimlerin yöneteceği ile ve bunun ülkeleri için önemli olduğuyla ilgili demek. Üçüncü önemli sonuç ise geçersiz oyların fazlalığı. Geçmiş dönemlere göre daha fazla geçersiz çıktı. Eğer sıra dışı bir müdahale yoksa bu, oy kullanmayı yeterince kavramamış fazla insan olduğunu gösteriyor. Demek ki daha fazla anlatım olmalıymış.

 

İttifaklar açısından bakarsak Cumhur İttifakı'nın başkanlık seçiminde sağladığı destek sürüyor. Millet İttifakı ise yine geride kaldı. Bu da onlara meşruiyet tartışması ve erken seçim isteme şansını vermeyecek. Bu anlamda daha önceden oluşturulmuş bir düşünce var idiyse o tutmaz.

 

Partiler açısından bakarsak AK Parti yine birinci, CHP ikinci parti. AK Parti - eğer itirazlar sonucu değişiklik olmazsa - İstanbul ve Ankara başta olmak üzere bir kaç büyük şehrin yönetimini muhalefete kaptırdı. Muhalefet bu açıdan başarılı. Seçim stratejisini tutturdu. Alacağını söylediği büyük şehirlerin önemli bir bölümünün yönetimini kazandı. Şöyle ya da böyle aldı. Ama aldı. Kimse; vermiyoruz diyemez. Fakat oy sayımlarında usulsüzlük varsa ve bunun sonucunda bir değişiklik olursa muhalefet de olmaz, illa da bizim diyemez.

 

Diğer partilere gelince; MHP belediye sayısını arttırdı. O açıdan başarılı. İYİ Parti ise öyle değil. Sanki Millet İttifakı daha çok CHP'ye çalışmış gibi. HDP'nin seçim stratejisi kaybettirmek ve kazanmak üzerine kurgulanmıştı. Kaybettirme kısmını tutturdular. Ama kazanma konusunda başarılı değiller. Önceki seçimlerde kazanmış oldukları pek çok il ve ilçe yönetimini kaptırdılar. Aslında HDP üzerine uzun yazmak lazım ama o, bu yazının boyunu aşar. Şu kadar yazayım; HDP Kürtlerin adına politika yaptığını söylüyor ama Kürtlerin talep ve politik mücadele biçimi tercihinden bihaber. Onlar hala eski davullarını çalıyor.

 

Küçük denilen partilere gelince. Saadet ve DSP kayboldu. DSP, seçim öncesi kendisine katılan CHP'de aradığını bulamayanlarla bir çıkış yakalayabilir düşüncesini boşa çıkardı. CHP seçmeninde, oylar bölünmesin düşüncesi ağır bastı. TKP'ye bir parantez açalım. Türkiye tarihinde ilk defa bir 'komünist' komünist adıyla il belediye başkanı seçildi. Hem de Kandilin açık tehditlerine pabuç bırakmadan.

 

Seçimlerin asıl en önemli sonucu; halkımızın demokratik bilinci daha da gelişti. Bu da demokrasimizi ilerletiyor. Vesayet demokrasisi arzulayanların şansı git gide daha fazla zayıflıyor.

 

Firuz TÜRKER

03.04.2019

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.