SİYASETTE HER ŞEY MUBAH

26 Nisan 2018 00:04 / 1194 kez okundu!

 

 

Siyasette temizlik yoktur; az kirlilik, çok kirlilik vardır. Bunların daha da ötesi kepazeliktir. Siyasete soyunan insanlar bütün bunları göze almak ve de kişiliklerinden ne kadar taviz verebileceklerini önceden bilmek zorundadırlar.

Siyaset uğruna ne Padişahlar ne Krallar, öz be öz evlatlarını katletmiş, ne şehzadeler ne veliaht prensler iktidarı alabilmek için babalarına başkaldırmışlar, çoğu siyasetçi kendinden sandığı kimselerin ihanetine az uğramamışlardır. 'Sen de mi Brutus' sözü boşuna dillere düşmemiştir. Sırf iktidar uğruna düşman sayılan devletler ve hükümdarlarla işbirliği yapıp kendi ülkesine ihanet edenlere tanıklık etmiştir bu koca tarih.

 

******

 

SİYASETTE HER ŞEY MUBAH

 

Siyasette temizlik yoktur; az kirlilik, çok kirlilik vardır. Bunların daha da ötesi kepazeliktir. Siyasete soyunan insanlar bütün bunları göze almak ve de kişiliklerinden ne kadar taviz verebileceklerini önceden bilmek zorundadırlar.

Siyaset uğruna ne Padişahlar ne Krallar, öz be öz evlatlarını katletmiş, ne şehzadeler ne veliaht prensler iktidarı alabilmek için babalarına başkaldırmışlar, çoğu siyasetçi kendinden sandığı kimselerin ihanetine az uğramamışlardır. 'Sen de mi Brutus' sözü boşuna dillere düşmemiştir. Sırf iktidar uğruna düşman sayılan devletler ve hükümdarlarla işbirliği yapıp kendi ülkesine ihanet edenlere tanıklık etmiştir bu koca tarih.

Bütün bunları siyasete saygınlık kaybettirmek için yazmıyorum. Ama olmamıştır böyle yüzlerce olay denilebilir mi? Fakat bunun böyle olması her zaman olacağı anlamına gelmez. Kendilerini hırslarına çok fazla kaptıranlar her zaman vardır ve var olacaktır. Bunlar, kuralları ve sınırları zorlar. Fakat tarih, böylelerinin genellikle sonunun hüsranla sonuçlandığını yazar. Hitler dünya egemenliği hedefi ile ortaya çıkmış, milyonlarca insanın kanının akmasına, insanlığın o zamana kadar olan kazanımlarının büyük bir kısmının heba olmasına yol açmış, işin sonunda ise intihar etmiş ve de tanınmasın diye cesedi yakılmıştır. Demek ki öldükten sonra tanınmaktan çekindiklerine göre o ve çevresi yaptıklarının utanmaktan öte şeyler olduğunu biliyorlardı. Yani yaptıkları rezillikler, uyguladıkları vahşet, sadece dünya hükümranlığı için değildi. İnsanlığa yapılmış büyük bir hainlikti.

Ülkemizde de seçim kazanmak değil, sırf rakibe kazandırmamak uğruna gözlerimizin önünde neler yapılmıyor değil mi? Hakem düdüğü çalsa ve 'maç tatil' dese, ona bile fit olanlar var. Bütün bu yapılanların elbette halkta bir karşılığı olacaktır ve iki ay sonraki seçimde bunu göreceğiz. İşin ilginci; bu utanılacak işleri yapanların taraftarlarının önemli bir kısmı bunları alkışlıyor. 'İyi yapılıyor' diye düşünüyor. Her şey göze alınmış. Onurmuş falan umurlarında değil. Milletvekili senin kapı kulun mu? 'Git şu partiye kaydol' diyorsun gidiyor. Talimatı veren de, uygulayan da utanmıyor, sıkılmıyor. Ben olsam 'hadi canım, git kendin kaydol' derim. İşte bu yüzden siyaset yapmaya yatkın biri değilim. Sadece düşünce üretmeye çalışabiliyorum.

İşin asıl ilginç yanı bunun 'demokrasinin gereği' olduğunu söylüyorlar. Utanılacak işler yapanlar gerçeği söylemezler. Bu eylemin hangi pazarlıklar sonucu yapıldığını onların ağzından asla duymayacağız. Ama bu gerçek elbet ortaya çıkacak.

Kazanmak üzerine değil, kaybettirmek üzerine hesaplar yapılıyor. Bir AK Partilinin kazanmaması için onun karşısına 'eski' bir AK partili çıkarılmaya çalışılıyor. Ne fark edecek; eski meski. Her halükarda kazanan yine AK Partili olmayacak mı? Üstelik de zamanında o aday göstermek istediğin kişi hakkında, cumhurbaşkanlığına aday gösterildiği zaman yapmadığını, söylemediğini bırakmamışsın. Şimdi ondan medet umuyorsun. Sebep? 'Öteki kazanmasın' Peki sen kazanmış mı olacaksın o zaman?

Hala demokratik yöntemler içselleştirilememiş. Olursun aday, seçilirsen seçilirsin. Seçilmezsen de rakibini tebrik eder köşene çekilirsin. Halkın kararına saygı gösterirsin. Ama hayır; sorun 'ille de ben seçilmeliyim' de değil. 'O seçilmesin yeter' Nereye varacaksınız buradan? 'O' seçilmezse sizin karınız ne olacak? Milletin karı ne olacak? Demokrasi gelecekmiş; yani böyle gelecekmiş. İnsanın aklı durası geliyor. Ve bunları yapanlar herkesten daha çok demokrat olduklarını söyleyenler. Akıl tatile çıkmış. Buna inananlara, içine sindirenlere, onaylayanlara da helal olsun.

Bütün bunlar kendi akılları olsa bu kadar fütursuz davranamazlar. Onlara da 'talimat' veren var. 'Böyle yapacaksınız' diyorlar. Bu yüzden de elleri ayaklarına dolaşıyor. Yaptıkları mantıksızlıkları, gayet makul işlermiş gibi tezgahlamaya çalışıyorlar. Hiç böyle bir iş rast gider mi? Onlar da görecek ve anlayacaklar. Yere çakıldıkları zaman.

Sön söz; hakkında bu kadar spekülasyon ortalıkta dolaşırken bir eski cumhurbaşkanı çıkıp da 'meselenin esası budur' deme yürekliliğini neden göstermez? Herkesin kendine göre bir hesabı mı var? Siyasette her şey mubah mı?

 

Firuz TÜRKER

26.04.2018

 

Son Güncelleme Tarihi: 27 Nisan 2018 05:09

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.