O SLOGANLAR MASUM DEĞİL

02 Eylül 2024 20:33 / 313 kez okundu!

 

 

"Askerler en başta ‘milletin askeri’ olduklarını, milletin parasıyla eğitim gördüklerini, maaşlarını milletin ödediğini, vatanın ve onun güvenliğinden sorumlu olduklarını unutmadan elbette bu sloganı atabilir bunda beis yok. Ama bunu cephede düşmana taarruza geçerken yapmaları daha doğrudur. Mezuniyet töreninde Cumhurbaşkanının yüzüne karşı kinaye yapar gibi yaptılar mı bundan elbette manalar çıkar. Aslında onlara yanlış da öğretilmiş. Bu sloganı Sırrı Sakık’a karşı atmaları daha mantıklı olurdu."

 

*****

 

O SLOGANLAR MASUM DEĞİL

 

Kimse demokrasi güçlerini ve milleti aptal yerine koymaya kalkmasın. Dilruba dedi diye de geri zekalı sanmasın. Kara Harp Okulu mezuniyet töreninde genç teğmenler neden ‘Mustafa Kemâl’in askerleriyiz’ sloganı atar? Denilebilir ki ‘onlar asker, Mustafa Kemâl de ebedi başkomutan, bundan mana çıkarmak doğru değil'. İyi de bundan mana çıkarmaya kalkanlar en başta her daim demokrasiye kastetmeye teşne ve askeri vesayete şapka çıkarmaya hazır kesim oldu. ‘Her şey subayların sucuk-ekmek yemek zorunda kalmaları ile başladı’ türünden yorumlarla 1960 darbesine göndermeler yapıldı.

Askerler en başta ‘milletin askeri’ olduklarını, milletin parasıyla eğitim gördüklerini, maaşlarını milletin ödediğini, vatanın ve onun güvenliğinden sorumlu olduklarını unutmadan elbette bu sloganı atabilir bunda beis yok. Ama bunu cephede düşmana taarruza geçerken yapmaları daha doğrudur. Mezuniyet töreninde Cumhurbaşkanının yüzüne karşı kinaye yapar gibi yaptılar mı bundan elbette manalar çıkar. Aslında onlara yanlış da öğretilmiş. Bu sloganı Sırrı Sakık’a karşı atmaları daha mantıklı olurdu.

Bakıyorum bütün askeri vesayet yanlıları bu durumdan hemen vazife çıkardılar ve yayın organlarını aporta geçirdiler. Ama ne onlar ne de bu işi teğmenler arasında organize edenler unutmasın ki millet de öğreniyor. Ve 15 Temmuz’da çok değerli bir deneyim elde etti. Nedense darbelerin yoluna taş döşeme işi hep böylesi eylemlerle başlar. ‘Genç subaylar rahatsız’ sözü bunun ifadesidir. 

Ben 60 darbesinde çocuktum. Bir şeyden anladığım yoktu. Ama 12 Mart muhtırasında artık bir delikanlıydım, aklım ermeye başlamıştı. 80 Darbesinde ise bir yetişkin. Ve askeri vesayetin ne anlama geldiğini ne sonuçlara yol açtığını çok iyi bilirim. Ondan sonraki iki darbeye de öğrenmiş gözümle baktım. Sloganı başlatan o genç teğmenin çocuksu, cılız sesine dikkat edin. Belki de ne yaptığının, kimler tarafından ne amaçla kullanıldığının tam bilincinde bile değil. Ama bu işler böyle başlar. Ona ve ona uyanlara yaptıklarının anlamı açıklanmazsa da hiç istenmeyecek noktalara varır.

Bütün bu darbeler öncesinde işaretler ortaya çıktığında siyasiler hiç üzerlerine alınmamışlardır. Biri topu diğerine ‘sana geldi bu ikaz’ diye atmış, diğeri ‘hayır bana değil sana’ diye geri postalamış kabak da bütün siyasilerin ve milletin başına patlamıştır. Kimileri şapkasını alıp gitmiş, kimileri Zincirbozan’ı boylamıştır.

Ülkemizdeki bütün darbelerin ardında başta Amerika olmak üzere emperyalist güçler vardır. Bu genç teğmenler ne yapmak isterken neye hizmet edecek olabileceklerini asla unutmamalı. Yani bunu düşünemeyecek, buna akıl erdiremeyecek kadar zayıflıkta olan bunlara mı emanet edeceğiz biz evlatlarımızı?

Tabi ben sorgulansınlar, haklarında işlem yapılsın yanlısı değilim. Bu komutanlarının ve siyasi iradenin bileceği iş. Ama onları bu yola yönlendirenler bilsin ki demokrasi güçleri uyumakta ya da gaflet içinde değildir. Hiç kimse Talat Aydemir olayını aklından çıkarmasın. Demokrasi ve vatan her şeyden önemlidir. Yeni yetmelerin eline bırakılmayacak kadar. ‘Genç subaylar’ hiç rahatsızlık duymasın vatan, emin ellerdedir.

 

Firuz TÜRKER

 

Son Güncelleme Tarihi: 09 Eylül 2024 13:17

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.