KÜRTLER BU İŞE UYANIYOR MU?
07 Mayıs 2018 00:09 / 1570 kez okundu!
Çok saygı duyduğum, eski yol arkadaşım, yüreği bu ülke için atan, sağlam bir Kürt, ama nerde durması gerektiğini çok iyi bilen Mustafa Satis şöyle yazmış; ''Ak Parti hükümeti dışında kimsenin Kürtlere insanca yaklaştığına ve ''sorunlarımızı aramızda çözelim'' diyenine rastlamadım... Ak Parti dışında gelecekte yine insanca çözüm yolu önerecek kimsenin olacağını da sanmıyorum...''
*****
KÜRTLER BU İŞE UYANIYOR MU?
Çok saygı duyduğum, eski yol arkadaşım, yüreği bu ülke için atan, sağlam bir Kürt, ama nerde durması gerektiğini çok iyi bilen Mustafa Satis şöyle yazmış; ''Ak Parti hükümeti dışında kimsenin Kürtlere insanca yaklaştığına ve ''sorunlarımızı aramızda çözelim'' diyenine rastlamadım... Ak Parti dışında gelecekte yine insanca çözüm yolu önerecek kimsenin olacağını da sanmıyorum...''
O yazının başında Halepçe katliamı için yazdıkları içimi sızlatmadı değil. O katliamdan kaçan Kürtler, Türkiye'ye sığınmıştı. Özal zamanıydı; Özal henüz Cumhurbaşkanı olmamıştı. İnanın balıkları bile bu kadar içiniz acımadan sudan çıkaramazsınız. Eli kanlı Saddam, hiç gözünü kırpmadan bu emri verdi.
Kürtlerin bölünmüş oldukları ülkeler arasında en iyi şartlara sahip oldukları ülke Türkiye idi. O yüzden Halepçe'den kaçanlar Türkiye'ye sığındı. Daha sonra DEAŞ teröründen kaçan Ezidi Kürtler ve Kobani'den kaçanlar da Türkiye'ye sığındı. Hatta Kobani'de DEAŞ'a karşı savaşırken yaralananlar Türkiye'de tedavi edildi. Bunlar da AK Parti iktidarı zamanında oldu. Barış sürecini ve ona yapılan ihaneti de anmayacağım.
Bugün pek çok Kürdün, HDP dışında destek verdikleri bir diğer parti AK Parti'dir. Diğer muhalif partilerin Kürtler nezdinde esamesi okunmaz. Emperyalistler ne yapıp edip Kürtleri, kendilerine karşı mücadele eden bir iktidarın karşısına dikmeye uğraştılar. HDP'nin de büyük katkılarıyla bu konuda epey de başarılı oldular. Kandil ve HDP, Kürtleri, demokratik bir anlaşmaya ve insanca yaşamaya en yakın oldukları ülkeye düşman etmenin aparatı oldular. Peki bu işin arkasındaki güç kimdi? Diyarbakır belediyesine, zamanın belediye başkanı ile görüşmek üzere arka kapısından gizlice giren Ekrem Dumanlı'nın sözcüsü olduğu güç. Yani emperyalizmin kalesi; yani PYD'lilerin kızıl yıldızlı bayraklarıyla çok komik bir şekilde peşine takıldıkları zırhlıların sahibi Amerika. Bu gücün özgürlük ve bağımsızlık getirdiği nerede görülmüş. Kore'de, Vietnam'da, Küba'da, Angola'da, Mozambik'te, Mısır'da...
Kandil ve HDP, Kürtleri Amerika'nın onlara devlet kurduracağı yalanı ile kandırdılar. Peki Amerika bu vaadine sahip çıktı mı? IKBY buna inanıp hamle yapınca sahip çıktı mı? Afrin'de sahip çıktı mı? Ama buna rağmen bunlar en anlaşmaya yakın oldukları ülkeye karşı düşmanlık üretmeye devam ettiler. Türkiye'nin onlardan istediği bir tek şey vardı; silahları bırakın, terörden vazgeçin, kan dursun. Bunu ellerinin tersiyle itecek kadar hangi güce güvendiler? İşte bir zaman gelecek ve o güvendikleri güçler bölgeden gidecek. Ortadoğu'da Türkler, Kürtler, Araplar ve Acemler baş başa kalacak. Çözüm bu topraklardan çıkacak. Okyanus ötesinden gelmeyecek. Okyanus ötesinden gelecek çözüm zaten çözüm olmayacak. Yeni sorunlar yaratılsın diye düşünülmüş, planlanmış çözüm gibi görünen bir şey olacak.
Kürtler bunu anlamış mıdır? Anlayanları var. Ne kadarının anladığını ise 24 Haziran akşamı göreceğiz.
Firuz TÜRKER
07.05.2018



