FETÖ'YE KARŞI MÜCADELE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR
21 Temmuz 2018 00:57 / 1440 kez okundu!
Bu kanser bu devletin içinden temizlenmeden ne bağımsızlık olur, ne demokrasi olur, ne de ülkemizin üstünde egemenlik kurmuş emperyalist devletlerle eşitlikçi ilişki olur. Onlar bu yaratığı, hatta devletin ve toplumun içinde örgütledikleri diğer aparatları kullanarak bütün o süreçleri engellemek istiyorlar. Bu uğurda ellerinden geleni artlarına koymayacaklar. Ne sandınız; emperyalist hegemonyadan kurtulmak, bağımsız ve demokratik bir devlete dönüşmek o kadar kolay mı?
****
FETÖ'YE KARŞI MÜCADELE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR

OHAL Kalksın. Tamam, kalksın. Doğru düzgün demokrasi OHAL ile olmaz. İyi de bu çok yuvarlak bir söz. Her şart altında mı yani? O zaman OHAL niye var? Kaldıralım gitsin. İsteyen istediği gibi çalıp oynasın; öyle mi? Alın işte kalktı.
Bu ülke bir askeri darbe tehdidi yaşadı. Öyle böyle değil. Düpedüz bir işgal kalkışmasıydı bu. Başarılı olsalar Türkiye iç savaşa sürüklenecek; PKK bir yandan, DEAŞ başka bir yandan Türkiye topraklarına girecek; ortalık yangın yerine dönecek; Irak, Suriye gibi ülkelerin durumuna düşecektik Ardından gelsin koalisyon güçleri. Bunun tetikleyicisi de FETÖ’cü darbe olacaktı. Zaten darbe öncesi, bu planın çaktırmadan propagandasını yapan soysuzlar, 'NATO müdahale etsin' diye söylenip duruyorlardı.
Darbe başarılı olamadı diye karalar bağlayanlar, akşam darbecilerle yatmış olup da sabah erkenden gelip bu darbe girişiminin bu kadar da olmadığını ortalığa yaymaya çalışanlar, işin böyle olmadığına inanmaz görünüyor. Abartı sayıyor. Milleti de bu adi yalana inandırmak istiyor. Amaçları darbeyi önemsizleştirip, darbecileri korumak. Bu arada darbenin sonuçlarından faydalanmayı ummuş olanların konumlarını yeniden sağlamlaştırmak, İyi de istihbarat raporları var. O füze rampaları ne demeye yola koyulmuştu o zaman.
Bunu da 'demokrasi için' yaptıkları izlenimi vermeye çalışıyorlar. Demokrasilerde OHAL e yer var. Yaşadığımız şartlar 'olağan' şartlar mıdır ki...
Bu FETÖ’nün yaklaşık kırk yıldır devletin içinde kuluçkalanmış bir “alien” olduğu ortaya çıkmadı mı? Siz bakmayın kırk yıl denildiğine, aslı esası NATO'ya girişle başlamış olan gladyonun gayrı meşru çocuğudur o. CIA yapımıdır. Sadece bizim için değil, tüm İslam ülkeleri için tasarlanmış bir robotektir. Karıştırıcı ve emperyalist müdahaleye zemin hazırlayıcı bir mikser. Türkiye'yi ele geçirip, kendine göre bir 'rejim' oluşturma gibi bir amacı varmış görünse de asıl amacı ülkemizi emperyalist müdahaleye altın tepsi içinde sunmaktır.
Bunların sızmadıkları kurum, siyasi parti, sivil toplum kuruluşu vs kalmamıştır. Tam bir ajan örgütü. Zaten yayın organlarının adı da 'sızıntı' idi. Devletin en kılcal damarlarına kadar yuvalanmışlar. Cumhurbaşkanının, Başbakanın, MİT başkanının, Genel Kurmay başkanının odalarına varıncaya kadar her yere dinleme cihazı yerleştirmişler, genel kurmayın kozmik odasına bile girmişler. Şimdi bu metastaz vücutta dururken demokrasi mümkün mü? Bir 'meczup' kalkıp sokakta mini etekli ya da şortlu bir kıza tekme atıyor, mahkemeye çıkarıyorlar hakim hop, salıyor. Bakıyorsun bir süre sonra bu hakim FETÖ’cü çıkıyor. Maksat ne? Seküler denilen kesimi hoplatıp kendileri ile savaşan bu iktidarı yıpratmak. Az buz oynamadılar bu oyunları. Son son, Adil Öksüz’ü arayan emniyet biriminin başındakiler bile FETÖ’cü çıktı. Ciğerlerden temizliyorsun pankreastan patlak veriyor. Samsun'da Ogün Samast'la fotoğraf çektirmekten tutun da Yasin Hayal'i organize etmeye varıncaya kadar Hrant Dink cinayetinin arkasında bunlar. Zirve yayınevi, rahip Santoro cinayetlerinin arkasında da bunlar. Alın işte size 'derin devlet'.
Bunların pişman olmuşluğu, olacağı falan yok. Hapishaneler bunlarla dolu. Öyle ki, diğer suçlardan mahkumlara yer bile yok. Şeyhleri ha bire bunlara umut pompalıyor. Çıkıp da ortalığı yangın yerine çevirebilme umuduyla yaşıyorlar. Hala bile silahlı kuvvetlerinden diğer devlet kurumlarına varıncaya kadar gizli gizli örgütlenme yürüten kriptolara sahipler. Bu kanseri sağlam bir ameliyat kesip atmaya yetmiyor. Ardından bir de radyoterapi, kemoterapi falan da gerekiyor. İşte OHAL ameliyat ise, OHAL'den sonra yapılan düzenlemeler de kemoterapi. İpin ucunu gevşetmeye hiç mi hiç gelmez. Yoksa atı alan Üsküdar'ı aşar. Aptal aptal konuşmasın kimse, bunlar 'sıradan' FETÖ örgütü değil; CIA tarafından uzayda kuluçkalandırılmış bir “alien”.
''İyi ama bunları bu iktidar güçlendirdi, onların zamanında oldular ne oldularsa, Erdoğan bile 'pişmanım' demedi mi''diye dikkatleri bunların üzerinden alıp bunların darbesine maruz kalmış ve de bunlara karşı amansız bir savaş açmış iktidar partisine yöneltmeye çalışanlara okkalı bir küfür edesim geliyor. Bunu diyenler FETÖ’yü aklayıp, sanık sandalyesine onun yerine iktidar partisini ve onun liderini oturtmak isteyenler. Zaten FETÖ’nün derdi de oydu. Bunlar aslında FETÖ ile iş tutanlar. Bu iktidarı devirmek için FETÖ’den medet umanlar. Şimdi FETÖ devreden çıkarılınca 'biz sonra onsuz nasıl deviririz' diye eli apış arasında kalacak olanlar. Kendilerinden vazgeçmişler, FETÖ’ye umut bağlamışlar. Ya onunla doğrudan bağlantılılar, ya amaç birliği yapmışlar, ya da bütün bunlara saf saf (hani işler bu safhaya geldikten sonra saflığa da pek inanasım gelmiyor artık ama) 'inanmış' olanlar. Ama ne olursa olsun hepsi FETÖ’nün ve onun arkasındaki 'üst akıl'lı amcanın değirmenine su taşıyorlar. Geçmişe mazi denir. Bu gün kim mücadeleyi yürütüyor, kim tavsatmaya, savsaklatmaya çalışıyor ona bakalım.
Bu kanser bu devletin içinden temizlenmeden ne bağımsızlık olur, ne demokrasi olur, ne de ülkemizin üstünde egemenlik kurmuş emperyalist devletlerle eşitlikçi ilişki olur. Onlar bu yaratığı, hatta devletin ve toplumun içinde örgütledikleri diğer aparatları kullanarak bütün o süreçleri engellemek istiyorlar. Bu uğurda ellerinden geleni artlarına koymayacaklar. Ne sandınız; emperyalist hegemonyadan kurtulmak, bağımsız ve demokratik bir devlete dönüşmek o kadar kolay mı? Yani bize, 'aaa.... öyle mi istiyorsunuz, buyurun o zaman, nasıl isteseniz öyle olsun' mu diyecekler. Elbette fitil fitil burnumuzdan getirmeye çalışacaklar. FETÖ’nün işinin bitirildiğini de sanmayın sakın. O bir “alien”. Tıpkı korku filmlerinde olduğu gibi, tam öldüğünü sanıp arkanızı döndüğünüzde elindeki bıçağı ile kanlar içinde ayaklanmaya hazır. Ama er geç bu ülke başaracaktır.
Firuz TÜRKER
21.07.2018
Son Güncelleme Tarihi: 21 Temmuz 2018 12:35



