DOLARA DAYALI TİCARETTE SONA DOĞRU
28 Temmuz 2018 18:55 / 1195 kez okundu!
Ezberlerim nerelerde çatır çatır çöktü? Dünyanın özgürleşmesi ve insanlığın gelişmesinin önünün açılması için geri bıraktırılmış ülkelerin atağa geçme aşamasında, emperyalist merkezlerin bunun önüne geçmek için karşı hamlesi ile başladı bu çöküş. Böylece kalkınmanın, gelişmenin ve de hatta daha ileri demokratikleşmenin, yalnızca batı odaklı düşünmekten geçmeyeceği sonucuna ulaştım. Geçen yüzyılda her şeyin referansı olan batı uygarlığı artık öyle değildi.
****
DOLARA DAYALI TİCARETTE SONA DOĞRU

Dünyada ilginç gelişmeler oluyor. Eski 'dünya düzeni' sarsılıyor, tahtı sallanıyor. Öyle ki benim ezberlerim tepetaklak. Ben sanıyordum ki dünya entegre olmaya gidiyor, giderek tek dil, tek para, dünya çapında koordineli ticaret, ya da bir tek dünya pazarı. Bunun da 'küreselleşme' olduğunu düşünüyordum.
Belki gelecekte olacak ama şimdilik olmayacağı kanısındayım. Emperyalizm egemenliğinde mümkün görünmüyor. Emperyalist odaklar, gelişmeleri insanlığın ilerlemesine ve yararına olmaktan çıkartıp, kendi sömürü düzenlerini sürdürme yönüne çevirmeye çalışıyorlar. Bu da onların doğası gereği. Her gün bir fil yeme ihtiyacı olan ejderha, asla fillerin yiyecek olmaktan çıkma talebine hoş bakmaz. Elbette bunun için mücadele gerekiyor. Emperyalizm geriletilmeden insanlığın ilerlemesinin önünün açılamayacağı bir tarihsel noktadayız. Emperyalist kapitalist sistem artık kendini yenileyemiyor. ABD’nin sağa sola saldırmaları, ticaret savaşları açması, diğer dünya devletleri ile çatışmalara girmesi, bunun sonunda da çaresizlik içinde geri adımlar atmak zorunda kalması bu durumun işaretleri.
Ezberlerim nerelerde çatır çatır çöktü? Dünyanın özgürleşmesi ve insanlığın gelişmesinin önünün açılması için geri bıraktırılmış ülkelerin atağa geçme aşamasında, emperyalist merkezlerin bunun önüne geçmek için karşı hamlesi ile başladı bu çöküş. Böylece kalkınmanın, gelişmenin ve de hatta daha ileri demokratikleşmenin, yalnızca batı odaklı düşünmekten geçmeyeceği sonucuna ulaştım. Geçen yüzyılda her şeyin referansı olan batı uygarlığı artık öyle değildi.
Emperyalist kapitalist sistem artık kendini yenileyemiyor çünkü teknolojiyi geliştirse bile, bunu hayata uygulayamıyor. Yeni teknoloji, devasa önceki yatırımların çöpe atılmasını gerektiriyor. Yeni teknolojiye dayalı yatırımların gelişmekte olan ülkelerde yapılması daha makul. Oralarda zaten eski sistemler kurulmuş değil. Dolayısıyla önce eskiyi söküp atmak gibi bir büyük maliyet gerekmiyor. İşte bu sebepten gelişmekte olan ülkeler, gelişmiş ülkelerden daha yüksek kalkınma oranlarına sahip ve bu yüzden ekonomik merkez, bu ülkelere kayıyor, dünyanın çehresi değişiyor. Sanayi devrimi artık sonlanmıştır. Bilgi çağına, daha gelişmiş dijital teknoloji, elektronik ve robot emeği çağını geçiliyor.
Tabi bu durum, gelişmesi gecikmiş ülkelerin, 'devrim' olmadan kalkınamayacağı tezini çürütüyor. Bu ülkeler tek başlarına bu işin üstesinden gelemez. O nedenle bir araya gelme girişimleri ortaya çıkıyor. Şanghay İşbirliği Örgütü ve BRICS, bunlardan öne çıkanlar. Şanghay örgütü Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Çin ve Tacikistan tarafından kuruldu. Sonradan bunlara Özbekistan da katıldı. BRICS ise Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'dan oluşuyor. Türkiye Şanghay örgütünde gözlemci, son BRICS toplantısına ise katılımcı olarak çağrıldı. Türkiye'nin dönem başkanlığını yürüttüğü İslam İşbirliği Örgütü de böyle bir merkez olmaya aday. Ya da BRICS ülkeleri, İslam ülkelerinin de kendileri ile işbirliğine girmesinin önünü açabilmek için Türkiye'yi davet etti. Bu durumda 'eksen kayması' söylemi de kuruntu olarak kalıyor ya da batının bu girişimi önlemek için kullandığı propaganda olmaktan öteye gitmiyor.
Bu ülkeler kendileri arasındaki ticaretin para birimi olarak dolara yeni bir alternatif oluşturma yolundalar. Bu öneri ilk olarak Tayyip Erdoğan'dan gelmişti. Rusya ve İran'la ticarette, milli paraların kullanılması denemeleri var. BRICS Toplantısında Erdoğan, batının spekülatif değerlendirmeler de yapan kredi derecelendirme kuruluşlarına alternatif olarak kendi kredi derecelendirme kuruluşunun kurulmasını da önerdi. Bu önerinin de olumlu karşılanacağı görünüyor. Dolayısıyla hayata geçerse, yerleşik ekonomik kriterlerde köklü değişim getirecek gelişmeler olur bunlar. Uluslararası ticarette dolarizasyon zayıflayacak ve ekonomik veriler daha objektif kriterlerle değerlendirilecek, bu gelişme ile uluslararası ekonomi, daha sağlam ve gerçek bir zemine oturacak. Ayrıca artık, sanal paranın 'cash' paranın yerini almasına doğru da bir gelişme oluşacaktır.
Dolar üzerinden ticaretten ABD pay alıyor. Dolarizasyonun zayıflaması ABD’nin çıkarlarını sarsar. ABD bu işin karşısına dikilecek ve ilerlemenin önünde engel oluşturacaktır. AB’nin de onun yanında yer alması muhtemel. Her şeye rağmen gelişmenin yol alması kaçınılmaz. Bunu engellemeye gücü yetmeyecek.
Türkiye bu durumda eski olandan değil, gelişmeden yana yer alıyor. Aynı zamanda AB ve ABD ile de bağları koparmamaya çalışıyor. Doğrusu da budur. Çünkü yeni oluşumlar, eskiye henüz üstünlük sağlamış değil. Bunun için epey bir zamana ve mücadeleye ihtiyaç var. Önümüzdeki bir kaç on yıl içinde bu gelişme mesafe kat eder ve eski dünya düzeni zayıflar. Erimekte olanda değil, filiz veren ve gelişmekte olanda yer almak en mantıklısıdır. Eskiden tamamen kopmanın henüz zamanı gelmedi. Fakat er geç gelecek. Uygarlık, artık kendisini besleyemeyen merkezlerden, kendisini geliştirecek merkezlere doğru yol alacak. Hayatın kuralı budur.
Firuz TÜRKER
28.07.2018



