DEĞERLERİNİ YİTİREN MEDENİYETLER ÇÖKER
23 Ekim 2024 23:13 / 320 kez okundu!
Antik çağlardan beri bu böyledir. Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri ve Roma, değerlerini yitirdikleri için çöktüler. Osmanlı için dahi aynısını söyleyebiliriz. Devlet yönetimi öylesine bozulmuş, yükselme devrinin değerlerinin yerini batıya öykünmek almıştı ki sonunda onu devirip parçalamak mümkün oldu.
*****
DEĞERLERİNİ YİTİREN MEDENİYETLER ÇÖKER
Antik çağlardan beri bu böyledir. Mısır ve Mezopotamya medeniyetleri ve Roma, değerlerini yitirdikleri için çöktüler. Osmanlı için dahi aynısını söyleyebiliriz. Devlet yönetimi öylesine bozulmuş, yükselme devrinin değerlerinin yerini batıya öykünmek almıştı ki sonunda onu devirip parçalamak mümkün oldu.
Bugün bu gözlemi Batı Medeniyeti üzerinde yapabiliriz. Savundukları her şeyi çöpe attılar. Ne insan hakları kaldı ne self determinasyon. Başka halkların kaderini belirmeyi, yönetimlerini devirip rejimlerini devirmeyi kendilerinin doğal bir hakkı gibi görüyorlar. Bütün dünyanın gözü önünde Filistinliler soykırıma uğratılıp yok edilmeye çalışılıyor. Hem de vahşice, en ufak bir acıma duygusu olmadan.
Toplumsal bozulmayı bütün Dünyaya yaymaya çalışanlar onu, büyük bir kaosun içine atmaya çalışıyorlar. Bunu en güzel Cumhurbaşkanımız ifade etti. ‘Gazze’de Birleşmiş Milletler ölüyor’ dedi. Sadece BM değil, insanlık da ölüyor.
Bakalım; Batı Uygarlığına atfedilen değerlerden hangileri ayakta kalabilmiş. Hümanizmden bahsedilebilir mi artık? Onlar bir soykırıma göz yummakla kalmayıp destekleyip teşvik ediyorlar. İçler acısı görüntülere rağmen Amerika, Güvenlik Konseyindeki bütün ateş kes önerilerini veto ediyor. Bu ne demektir? ‘Bırakın İsrail etnik temizliğini yapsın’ demektir. Sadece bununla da kalmıyorlar. Bu işi daha rahat, daha kolay yapsın diye araçları da veriyorlar. Olmadı ‘aman ona zarar gelmesin’ diye kol-kanat geriyorlar.
Ya demokrasi? Bu durumu protesto etmek için yapılan sokaklarındaki halk yürüyüşlerini, üniversitelerdeki öğrenci eylemlerini despotça dağıtıp bastırıyorlar. Bu vahşete vicdanı dayanmayan bilim insanlarını üniversitelerden kovuyorlar. İsrail’e yöneltilen en ufak eleştiriyi bile Anti Semitizmle yaftalayarak ağızlara kilit vurmaya çalışıyorlar. Biden, kongresine bile danışmadan binlerce km uzağa asker, uçak ve savaş gemisi gönderme kararı alabiliyor.
Bireysel özgürlükler askıda. Medyada aşırı bir sansür uygulanıyor. Bütün bu gerçekleri yansıtacak haberler yayınlanamıyor. Yayınlayanlar işlerinden ediliyor. Toplumsal yapıları çürümüş. Irkçılık ve yabancı düşmanlığı yükselişte. Tek çareyi dünyayı topyekûn bir savaşa sürüklemekte görüyorlar. Büyük bir çevre felaketine sebep olacak nükleer savaşa yol açmaktan çekinmiyorlar.
Ama korkunun ecele faydası yok. Bilmiyorlar ki dünyayı sürüklemek istedikleri bu savaş, belki insanlığa çok büyük acılar ve yıkım getirecek ama kendi medeniyetlerinin de sonu olacak.
Firuz TÜRKER
16.10.2024



