CHP'NİN İDEOLOJİK, POLİTİK ÇÖKÜŞÜ
16 Ocak 2018 01:25 / 1386 kez okundu!
Sahi CHP nin bir ideolojisi var mıydı?
Mesela söylediği gibi sosyal-demokrat mıydı? Yani tarihinde olabildi mi hiç? Sosyal-demokrasi bir işçi sınıfı ideolojisidir, CHP'nin oylarını istemek dışında işçilerle pek işi olmamıştır. İşçi sınıfı çıkışlı değildir. Bir kaç sendikacıyı vekil seçtirmek dışında (Ecevit dönemini biraz istisna tutarsak) işçilerle çok fazla içli dışlı olmuşluğu da yoktur. O zaman da DİSK'te, Kemal Türkler'i düşürüp yerine Abdullah Baştürk'ü getirerek sendikal hareketi kendi kuyruğuna bağlamıştır.
Peki köylü müydü? Köylülükle 'köylü milletin efendisidir' geyiğinden başka ilişkisi de olmamıştır. Köylünün emeğine 'devlet adına' el koymuş, dinine ibadetine karışmış, asırlarca Arapça okunan ezanı Türkçeleştirmeye kalkmıştır. Bütün bunları yaparken jandarmayı köylünün ensesinden eksik etmemiştir. Hele ki bunlara Aşık Veysel'in köylü giyimli olmasından dolayı Ankara'ya sokulmayışını da ekleyelim. Bu yüzden 'milletin efendileri (nedense milletin bizzat kendisi değil de efendisi) olan köylüler CHP'ye pek oy vermemiştir. Batıcı modernist aşının tuttuğu büyük kentlerin elit çevrelerinden oy almıştır.
CHP 'batıcı' bir partidir. Batının yaşam tarzına hayrandır. Batının, dünyanın diğer kesimlerini sömürerek bu yaşam tarzını elde ettiğini değil de; bu yaşam tarzı yüzünden ileri bir medeniyet oluşturabildiğini sanır. Kendi halkını batılılar gibi olmadığı, giyinmediği, düşünmediği; onların sevdiği müziği sevmediği, dans etmesini bilmediği ve de dinlerini 'ilkel' bulduğu için hakir görmüş elitist bir partidir. Eğer bu bir düşünce sistemi bir ideoloji ise bunun adını da 'Kemalizm' koymuştur. Mustafa Kemal, tabusu ve ikonudur. Bu yüzden 'Atatürk' soyadı ile taçlandırılmıştır.
CHP ideolojisini 'Kemalizm' olarak adlandırmasına rağmen eklektik, pragmatik ve oportünist bir düşünce yapısına sahiptir. Elitist, üstenci ve halka tepeden bakan tavrı yüzünden halktan oy alamadığı için başkalarına bakıp onların kötü taklitleri ile ideolojik yapısını her renge boyar.
İşte bu ideolojik yapı dünkü İstanbul il kongresinde apaçık ortaya döküldü. Çanak çömlek patladı ve 'Mustafa Kemalin askerleri' yenilgiye uğradı. CHP İl örgütünün başına anarşist görünüm veren bir bayan doktor seçildi. Kılıçdaroğlu'nun 'Atatürk'ün CHP'sini' getirdiği nokta budur.
Canan hanımın karşısındaki isim ise görevden alınan Ataşehir belediye başkanı Battal İlgezdi'nin domine ettiği bir isimdi. O seçilse ne olacaktı yani? Al birini vur öbürüne. Bunlardan hangisi CHP'ye yarar sağlar? Hangisi seçilirse seçilsin CHP'yi bitişe doğru yakınlaştıracak isimlerdir. Canan hanımın CHP'nin yukarıda anlattığım ideolojisi ile uzak yakın alakası yoktur. O, attığı tivitlerle tamamen başka telden çaldığını cümle aleme ilan etmişti zaten.
Son yıllarda tabanın ayakları altından iyice kaydığını görünce FETÖ eliyle yeni bir yönelime girmiş, milletin tamamen karşısına düşmüştür. Bu açmazın içinde bocalayarak bilindik yapısından tamamen kaymış, o çok övündüğü 'Kuvvayı milliye' ruhunu bile kaybederek Amerikan yörüngesine girmiştir. Kendisine, altı okunda yer alan milliyetçiliği bile yakıştırmamakta, onun yerine 'ulusalcı' kavramını kullanmaktadır. Cumhuriyet tarihinin en şerefli, en onurlu halk direnişi olan 15 Temmuz konusunda bile darbeye direnenlere değil, kalkışanlara yakın durmaktadır.
Şimdi hayat, bu eklektik ideolojik-politik çizgiyi geri döndürülemez biçimde olumsuzlamaktadır. İşte İstanbul il kongresi bu malumun ilanı olmuş ve ülkenin en büyük il örgütü, anarşist görünümlü birine teslim edilmiştir. Bana hayırlı olsun demek düşer. Bunun neresi hayırsa. CHP, bu ülkeye en büyük kötülüğü onu, ana muhalefetsiz bırakarak yapmaktadır.
Firuz TÜRKER
16.01.2018
Son Güncelleme Tarihi: 16 Ocak 2018 02:17



