AYM KARARLARI DA TARTIŞILMALIDIR
17 Ocak 2018 14:52 / 1178 kez okundu!
Bir şey yapacakları zaman 'demokrasi, hukuk, özgürlük, haklar' falan diye giriyorlar. Yiyen yiyor.
Darbe diyorsun, şimdiye kadar olanlardaki gibi arkasında Amerika var diyorsun. Kontrollü diyor.
Darbenin finans ayağı diyorsun. İş adamlarına baskı yapılıyor, malına mülküne el konuluyor diyor.
Darbenin medya ayağı diyorsun. Gazeteci tutuklanmamalı, yani söylemişse ne olmuş, fiile bulaşmamış falan diyor.
Yargı ayağı diyorsun. Yargı otoritenin emrine girdi onun istediği kararları alıyor diyor.
Bütün bunlar ne zaman oldu?
Anayasa referandumundan sonra. Yani ondan önce otoriterlik tehdidi yoktu. Otoriterlik tehdidi darbe ile değil, referandumla oluştu. Hele hele medya kalemşörleri, mikrofon cambazları 'darbe geliyor ha' diye tehditler savurmuyordu. Ne demek 'darbe geliyor' adam önceden, gelecek darbenin haklılığını, mevcut seçilmiş yönetimin bunu hakkettiğini söylüyor. Tabi yargı da FETÖ'nün kontrolünde değildi; o zaman 'bağımsızdı'. Yargıyı FETÖ'den temizlemeye kalkınca yargı üzerinde antidemokratik baskılar oluşturuldu.
Gelelim AYM'nin ve onun düdüğünü çalanların ne dediğine değil de ne yapmak istediğine. Şöyle ilk ağızda haklılığı savunulabilecek bir kaç tahliye gerçekleştirilse misler gibi olur. Kim olmalı bunlar? Kamuoyunca tanınmış isimler olmalı. Üzerinde biraz fırtına koparıp ^hak hukuk demokrasi' falan, biraz da 'otorite', diktatör Erdoğan gibi belli bir kesimin gözünde oluşturulmuş imajlara dayandırılarak ortalığı bulandırıp bunlar serbest bıraktırılırsa tadından yenmez. Pek çok FETÖ'cünün tahliyesi sağlanıp örgütün çözülmesi ve çökmesi önlenebilir. Amaç bu.
AYM'nin kararı hukuki mi? Hukuki ise ona direnen yerel mahkemenin kararı hukuksuz mu? Tabi ki yerel mahkeme hukuksuz. Çünkü o, otoritenin kontrolünde, AYM değil. O bağımsız yargı. Amacı gerçekleştirmek için böyle düşünülmesi isteniyor. AYM yerel mahkemenin yetkilerine müdahale etmiş, kendi görev ve yetki sınırlarını aşmış olamaz. İşlerine böylesi yarıyor.
Darbecilik ve darbe çığırtkanlığı karşısında 'demokrat' nasıl olunur? Onlar istediğini yapacak söyleyecek bunun karşısında da 'demokrasicilik' maskesinin arkasına saklanacak. Mesele Mehmet Altan'ın ve Şahin Alpay'ın tahliyesinden ibaret değildir. Bunların ne yaptığı, ne dediği de önemlidir. 'Fethullah Gülen dünyanın en barışçıl insanıdır' demekle 'Hitler ölüm kampları kurmamıştır' arasında ne fark var? Darbe gecesinin baş sorumlusu o 'barışçıl' adam değil mi yani? Başka birisi mi?
Cehenneme giden yollar 'iyi niyet' taşları ile döşenmiştir.
Firuz TÜRKER
13.01.2018
Son Güncelleme Tarihi: 17 Ocak 2018 22:04



