Eksisiyle Artısıyla Atatürk

14 Kasım 2018 10:52 / 1556 kez okundu!

 

 

Öyle ya da böyle Mustafa Kemal’in öncülüğünde Cumhuriyet kuruldu. “İyi mi oldu, kötü oldu” tartışmasından çok, bu Cumhuriyeti nasıl yaşanabilir hale getirebiliriz, sorusuna cevap aramalıyız.

Mustafa Kemal ile uğraşıp zaman kaybetme gibi bir uğraş bulmak zayıf karakterli kimselerin işi olsa gerek.

 

****

 

Eksisiyle Artısıyla Atatürk

 

Öyle ya da böyle Mustafa Kemal’in öncülüğünde Cumhuriyet kuruldu. “İyi mi oldu, kötü oldu” tartışmasından çok, bu Cumhuriyeti nasıl yaşanabilir hale getirebiliriz, sorusuna cevap aramalıyız.

Mustafa Kemal ile uğraşıp zaman kaybetme gibi bir uğraş bulmak zayıf karakterli kimselerin işi olsa gerek.

Mesela bu 10 Kasım’da “Ata şöyle, Ata böyle” masalları, yalanla karışık güzellemeler yararlı şeyler değil, bu abartılı anlatış Mustafa Kemal Atatürk’ü aynı zamanda küçük düşürmektedir.

Hele ki 81 ilde heykeline arz edilen selam duruşları ve o soğuk törenler inanılacak gibi değildir. Sadece bu kadarıyla kalsa itikadi açıdan da sıkıntı oluşturuyor.

Atatürk ne yapmıştı?

Hilafeti kaldırarak İslam dünyasının ruhani açıdan lidersiz kalmasına vesile oldu.

Harf devrimini getirerek Anadolu insanını Kur’an harflerinden kopardı,

Kılık kıyafet devrimini getirerek kadını görsel zevke hitap etmesine sebebiyet oluşturdu, öyle bir teşvik edildi ki bu mel’anet dizilerin de katkılarıyla kimi genç kızlarımızın göbek düğümü dışarıda, zamanla nereleri dışarı çıkacak bilemiyoruz. Yırtık kotlar modasını görüyorsunuz.

Özellikle şapka devrimi tam bir rezalet, kim hangi mantıkla buna karar verdi anlamak mümkün değildir. Başta Atatürkçüler bu şapkayı attılar, ama bu uğurda ne kıymetli insanların canlar gitti.

Anayasamızdan “Devletin dini İslam’dır” ifadesi çıkarıldı.

Laiklikle, din devlete karışamaz hale geldi, ama devlet hiç dini rahat bırakmadı.

Başta Şeyh Sait ve arkadaşları olmak üzere on binlerce insan katledildi

Bu kadar sıkıntıların oluşmasında katkısı olan bir kimseyi 10 Kasım’da hüzün ve gururla anmaya anlam veremiyorum.

Bu törenlerin dayanağı nedir? Yasaysa değişsin, yönetmelikse değişsin, karanlık bir el bu işleri yapıyorsa vatandaş olarak bilmek bizim hakkımız.

Bunun elle tutulur hiçbir yanı olmadığına inanıyorum, bence Atatürk’ü fazla gündeme taşımamakta fayda var.

Kimse televizyon ekranları ile aldanmasın. Onu tartışarak vakit öldürmek istemiyoruz, bizim işimiz var, bu ülkenin daha iyi günlere gitmesi için faydalı çalışmalar yapmamız lazım.

“Gençler, cumhuriyeti biz kurduk, onun ilerletecek olan sizlersiniz.” ifadesi ve benzeri tavsiyelerini dillendirebilirsiniz. Mesela muasır medeniyeti hedef göstermesi iyi bir şey.

Neticede o da bir tarihi şahsiyet, ama abartarak, yalan dolanla onu gündemde tutmak hayra alamet değildir.

Sanki yaptıkları her şey doğruymuş gibi ısrarla dillendirirseniz yarın bir Müslüman olarak ben Halifeliği talep etsem, sanki bir kabahat işlemişim gibi haksız yere birileri bana hücum edecek.

Ama İslam birliği için de şahsı manevi tarzında bir makul heyetten oluşan hilafet makamı gereklidir. Hilafete karşı olmak şu anki İslam dünyasındaki karışıklığa ve huzursuzluğa onay vermek anlamına geliyor.

Belli günlerde Anıtkabir'e selam durmak, heykelin huzurunda hazrolda durmak, İslam inancıyla bağdaşmadığı gibi, yapmacık bir hareket olup, kayda değer bir tarafı olduğuna da inanmıyorum.

Hele ki; 10 Kasım sireni, ne diye bu halk hazrolda durduruluyor, hayat sekteye uğruyor. Hangi dünya ülkesinde bu kadar tuhaf bir anma tarzı var?

Ben buna bir anlam veremediğim gibi bir değer de biçmiyorum. Memuriyet hayatımda da hiç seve seve bu törenlere katılmadım.

Ben bu hakikati dillendirmeyi vazife bildim ve duygularımı paylaşmaktan vakar duyuyorum.

Ben Mustafa Kemal’e hakkımı helal etmem, çünkü atalarımdan biri o zamanın askerleri eliyle işkence edilerek öldürülmüştür, suçu ise Şeyh Sait’in askerlerine bir nefer olamamak galiba.

Köyde iki hacı varmış; biri köyde diğeri mezrada yaşıyormuş. Askerler hacı gelsin demişler ve mezradaki hacı yerine benim dedem Hacı Mahmud’u götürmüşler, epey işkence ettikten sonra aranan Hacı o olmadığı anlaşılmış, ama dedem o işkencenin etkisiyle yatağa düşmüş ve kısa zamanda ölmüş.

Siz ne düşünüyorsunuz orasını bilemem, ama ölmüş bir insanın arkasında konuşmak da bana yakışmıyor. Onun için “iyi adamdı, kötü adamdı” tartışmasına meydan vermeden sadece yaptıklarından bir kaçını paylaştım, o kadar.

Mustafa Kemal’i net bilemem, çünkü tarihi herkes kendine göre anlatıyor, ama onun arkasında olduğunu söyleyenlerin çoğunun, Anadolu insanının inancıyla uğraşmaktan başka bir şey yaptıklarını görmedim. Hala da öyle yapıyorlar.

Selam ve selametle kalın.

 

Eyüphan KAYA

14.11.2018, Diyarbekir

 

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.