FÜZELERE KARŞI BARIŞA ÇAĞRI
22 Kasım 2010 23:50 / 1807 kez okundu!
Uzun bir bayram tatilinden çıktık. Bayramın herkes için anlamı farklı. Benim için bayramlar, sömürüsüz, eşit, özgür, barış içinde yaşam özlemi, doğal ve kültürel değerlerin, yaşamın korunduğu, gerçek bayramların yaşanacağı bir dünya kurmanın umudunu yeşertmenin vesilesi.
Ancak özlemlerimizi daha da zorlaştıran gelişmeler yaşanıyor. Bayram arasında 19, 20 Kasım günlerinde Lizbon'da NATO zirvesi yapıldı. Zirvede Türkiye’yi yakından ilgilendiren kararlar da alındı.
ABD’nin ‘Füze Kalkanı Projesi’, NATO’nun projesi haline getirildi. Kuzey Kore’den, (Türkiye’nin ısrarı ile adı anılmasa da) İran’a dek bir çok ülkede bulunan balistik füzelerin fırlatılması halinde havada yok edecek füzeler yerleştirilecek, 5 yıl içinde tamamlanması düşünülen sistem, 100 milyar dolara mal olacak, maliyeti NATO ülkeleri tarafından ortaklaşa karşılanacak. Sistemi NATO Komuta karargahı yönetecek. Türkiye’yi ilgilendiren en önemli yanı, henüz kesinleşmemesine karşın komuta merkezlerinden birisinin İzmir olması düşünülüyor. Daha önce kapatılması düşünülen İzmir’deki NATO Hava Unsur Komutanlığı’nın füze kalkanı sisteminde aktif olarak kullanılması olasılığı var. Bu gelişme kimileri tarafından “İzmir’in dünya için önemli bir güvenlik merkezi olacağı” şeklinde alkışlanıyor. Oysa bu gelişmenin anlamı; Türkiye’ye yine NATO’nun ileri karakolu görevi biçilmesi, İzmir’in de savaşın üssü haline getirilmeye çalışılmasıdır.
Avrupa Solu’ndan tepki var
Avrupa Sol Partisi, “…NATO’nun yeni stratejik konseptini kınadığını, NATO Zirvesine karşı 18 – 21 Kasım’da Lizbon’da düzenlenen “NATO Karşıtı Zirve”yi ve tüm Avrupa’da düzenlenen diğer NATO karşıtı ve savaş karşıtı eylemleri desteklediğini…” açıkladı. 18 Kasım’da Brüksel’de yaptığı açıklamada “…soğuk savaşın sona ermesi ve 1991 yılında Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra NATO’nun kendisini dağıtmak yerine genişlettiği ve küreselleştirdiği, “Terörle savaş” adı altında savaşa bulaştığı, 1999’da Yugoslavya’da, 2001’den beri Afganistan’da barbarca bir savaş yürüttüğü, BM’nin daha da zayıflatılarak ve marjinalleştirildiği, NATO’nun yeni stratejik konseptinin, gerginlikleri tırmandıracağı ve yeni savaşlara yol açacağı, milyonlarca insan açlıktan ölürken ve sosyal koruma sistemleri var olan kapitalist kriz adına kökten biçimde kesilirken, günlük 4,2 milyar doları aşan küresel askeri harcamaları daha da arttıracağı…” belirtiliyor ve “NATO’nun ortadan kaldırılması, Avrupa halkları ve dünya için silahsızlanma, adil işbirliği ve ortak gelişme yoluyla barışı korumak amacıyla AGİT ve onun ilkelerine dayalı kapsamlı bir tüm Avrupa güvenlik sisteminin kurulması” talep ediliyor.
Avrupa Solcuları "NATO’NUN YENİ DOKTRİNİ’NE HAYIR - SAVAŞA HAYIR" derken, Türkiye’nin Solcularından, Barış Yanlılarından yeterli tepki yok. Bu sessizlik, tepkisizlik barış adına kaygı verici. Bölge barışı için her zaman tehdit olan İncirlik Üssü’nün yanına bir de İzmir Füze Komuta Üssü’nün kurulması ülkemiz, bölgemiz ve İzmir’in geleceği için tehlikeli sonuçlar doğurabilecek niteliktedir.
Sözün özü, bu yazı barışa çağrıdır; barış yanlılarına dünden daha fazla iş düşüyor. Şimdi barış çığlığını daha da yükseltmemiz gerekiyor, birlik olarak, dayanışarak. Füzeleri füzeler değil, küreselleşen barış yanlıları önleyebilir.
İzmir Gündemi:
(1) İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşıma 1 Haziran 2009’dan itibaren % 11 ila % 50 arası zam mahkemece durduruldu, yargı kararına bir gün uyuldu, 27 Aralık 2009 tarihinde bir günlüğüne 1 Haziran 2009 öncesi tarifeyi uygulandı, ardından İzmirlilerle alay edercesine 28.12.2009 tarihinde daha zamlı yeni tarifeyi uygulamaya kondu. Yargı kararına göre 1 Haziran 2009 ila 27 Aralık 2009 arasında haksız yere alınan fazla ücretler de İzmirlilere ödenmedi, üstüne üstlük bir kez daha % 6 ila % 13 arasında zam yapıldı. Böylelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi ‘Zamcı Belediye’ unvanını fazlasıyla hak etti.
(2) İzmir Büyükşehir Belediyesi, yerel Seçimlerin hemen sonrasında İzsu Yönetim Kurulu kararıyla, 1 Haziran 2009 tarihinden geçerli olmak üzere suya %20 zam yapmıştı. Ulaşımda olduğu gibi Birlikte Başaracağız Platformu’nun açtığı dava sonunda, suya zam kararı yetki yönünden hukuka aykırı bulundu ve iptal edildi. Bu kez aynı zam kararı 11 Kasım 2009 tarihinde İzmir Büyükşehir belediye Meclisi tarafından alındı, Haziran/09- Kasım/09 ayları arasında zamlı tarife nedeniyle tahsil edilen fazla paralar faturalardan mahsup edilmek zorunda kalındı. Daha sonra bir başka yargı kararıyla iptal edilen tamir bakım ücretinden doğan kaybı karşılamak bahanesiyle 1 Mayıs 2010’da %15, 1 Haziran 2010 tarihinden de % 7 zam yapıldı. Şimdi de “Zamcı Belediye” unvanına uygun olarak % 10 daha zam yapılmaya çalışılıyor. Bu şekilde İzmir’de bir yıl için suya % 62,43 zam yapılmış olacak. Zam kararının İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde karara bağlanması bayram ertesine kaldı. İzmirliler sessiz kalırsa suya zam kararı da çıkacak. Sahi, İzmirliler Büyükşehir Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerini, en doğal hakları olan suya zam üstüne zam yapsınlar diye mi seçtiler?
Arif Ali Cangı
Kasım- 2010


