EFEMÇUKURU'NDAKİ ORGANİZE İŞLERE DİKKAT(!) (1)
01 Ağustos 2011 23:36 / 2398 kez okundu!
Dikkatinizi Efemçukuru’na çekmek istiyorum. Çünkü İzmir’in damında geri dönüşü olmayacak ekolojik bozulmaya yol açacak, temiz içme suyunu tehlikeye atacak, faaliyetin başlaması için şirket, medya, ‘bilim’ insanları, iktidar ve kent yönetimi organize oldular.
EFEMÇUKURU NERESİ?
İzmir kentinin içme suyunun yaklaşık yüzde 40’ını karşılayan Tahtalı Barajı koruma alanı sınırında, yaklaşık 200 bin kişinin içme suyunu karşılamak için Büyükşehir Belediyesi tarafından planlanan Çamlı Barajı’na su sağlayacak derelerin mutlak koruma alanı içinde yer almaktadır. İzmir’in arseniksiz tek su havzası olan Efemçukuru Köyü ve yöresi, aynı zamanda orman alanları, ekolojik üzümleriyle, İzmir’in damı olarak nitelendirilmektedir. İzmir için yaşamsal öneme sahip bu bölgede altın ve gümüş madeni işletilmek istenmektedir. Maden işletmesi ile ilgili yıllardır süren tartışmalar içinde pek çok bilimsel çalışma yapılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda, “yörenin kayaç yapısı ve işletmede yapılacak zenginleştirme işlemi sonucunda maden işletmesinin ağır metal kirliliği yaratacağı, böylelikle bölgenin yeraltı ve yerüstü sularının kirleneceği, yörenin bitki ve orman örtüsünün zarar göreceği, bölgede uygulanan ekolojik tarımın sona ereceği, kısaca ekolojik ve toplumsal yıkıma yol açacağı” uyarılarında bulunulmaktadır.
Bu tehlikeli gidişe dur demek için, EGEÇEP ve ELELE Hareketi üyeleri, Efemçukuru Köylüleri, sayıları az da olsa İzmirliler yaklaşık 9-10 yıldan bu yana toplumsal ve hukuksal mücadele yürütmektedir, Hükümet de madencinin işini kolaylaştırmak için uğraşmaktadır. İzmir’in anamuhalefet partili büyükşehir belediyesi yönetimi de bu sürecin sonunda “su havzasını korumak için altın madenini engelleyeceğine dair namus sözlerini” unutmuş durumdadır.
Yaşam savunucularının mücadelesi sayesinde 5-6 yıldan bu yana engellen Efemçukuru Altın Madenini faaliyete geçirmek için bugünlerde organize işler yürütülmektedir.
‘BİLİRKİŞİ’LERİN ROLÜ
Davalarda tehlikeye işaret eden raporları düzenleyen alanında ‘duayen’ bilirkişi, “daha önce Bergama-Ovacık Altın Madeni konusunda görüş bildirdiğinden tarafsız olmadığı” gerekçesiyle etkisizleştirilmiş, daha sonra aynı içerikteki raporlar da dikkate alınmamıştır. İzmir’i hiç tanımayan Gebze’den, Aksaray’dan getirilen bilirkişiler, hocaları düzeyindeki biliminsanlarının raporlarını okluma tenezzülünde bile bulunmamışlar, şirketin hazırlattığı ÇED raporunun çok harika olduğu, zaten İzmir’in Çamlı Barajı’na ihtiyacının da olmadığı kanaatlerini bildirmişlerdir. Davalar da bu kanaatlere göre kararlar verildi. Kararlar henüz temyiz incelemesinden geçmese de organizasyonun başlamasına bu da yetmiştir.
Diğer yandan acele kamulaştırma ile zorla arazileri ellerinden alınmaya çalışılan Efemçukuru Köylüleri’nden Ahmet Karaçam dışındakiler baskıyla, parayla ikna edildiler. Bu şekilde köydeki direnç de kırılmış oldu.
NTV NEREYE KOŞUYOR
İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimi havlu atmış, köylüler pes etmiş, çokbilir bilirkişilerin sayesinde davalardaki pürüzler bitmiş, geriye kamuoyunu şekillendirmek kalıyordu, yani medya ayağı ile organizasyon operasyona hazır hale getirilmeliydi.
Medya bir süredir, altıncılar aleyhine olabilecek haber yapmıyordu, bunun yerine “Türkiye’nin altın geleceği” yalanlı şirket reklamlarını yayınlamayı tercih ediyordu. Efemçukuru konusunda son noktayı NTV koydu, üstelik bunu ‘yeşil’i kirleterek yaptı. “Yeşil Kürsü” adlı programında, yaşam savunucularının bir kısmını bypass etti, bir kısmını sansürledi, kalanın sözlerini de kırparak, Efemçukuru Altın Madeni’ni “doğayla uyumlu maden” ilan etti. NTV bu programıyla televizyonculuğun yüz aklarından Banu Güven’in işine son verdiği için maruz kaldığı “iktidara yakın olmayı tercih ediyor” eleştirilerini bir kez daha haklı çıkardı. Biz de soruyoruz; NTV’nin ‘yeşil’i ne yeşili ya da NTV nereye koşuyor?
OPERASYON TAMAM
Artık organizasyon tamamlanmış, operasyona geçilebilirdi. Önce Eldorado Gold’un CEO’su Paul N. Wright, 30 Haziran’da "Efemçukuru Altın Madeni’ne ilişkin gerekli izinleri aldık" açıklamasını yaptı (2). Meğer İzmir İl Özel İdaresi 1 Haziran 2011 tarihinde 1 yıllık deneme üretimi izni vermiş. Üstelik, İzmir İl Özel İdaresi- Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı’nın 31.05.2011 tarihli yazısı ile "Efemçukuru Altın Madeni işletmesi adına düzenlenmiş bir ruhsat olmadığı” bildirilmiş olmasına karşın, hemen ertesi günü 1 Haziran 2011 tarihinde izin verilmiş.
Efemçukuru'nda yaşanacak her tehlikeden, oluşacak her türlü kirlenmeden ve bozulmadan; İzmir'i düşünmeden Altıncı Firmaya bütün izinleri veren, her türlü kolaylığı sağlayan, AKP Hükümeti , İzmir Valiliği ve İl Özel İdaresi ile İzmir'in su kaynaklarını korumakla görevli olduğu halde basiretsiz davranan İzmir Büyükşehir Belediyesi yöneticileri sorumlu olacaktır.
Organizasyon tamam, operasyon başladı, bize de bir kez daha sizin duyarlılığınıza ve vicdanınıza seslenmek kaldı. Altıncı Şirketin ‘altın’ çıkarları için İzmir'in geleceği tehlikeye atılıyor, tehlike çok büyük, buna dur demeliyiz.
Arif Ali CANGI
01.08.2011
(1) Yazı aynı zamanda 31 Temmuz 2011 tarihli ‘Radikal İki’de yayınlanmıştır.
(2) Eldorada: Efemçukuru’nda faaliyete başlayacağız (Milliyet)


