DEVELER TELLAL İKEN

02 Kasım 2022 17:13 / 139 kez okundu!

 

 

Bir dönem Türkiye`de general, bürokrat, hakim, gazete sahibi, yönetmeni iken astıkları astık, kestikleri kestik olan Fettullahçı pislikleri şimdilerde Zürih`de, Amsterdam`da bir kahvede, kuru bir masanın etrafında toplaşmış çay-sigara, ömür tüketirken görüyorsunuz.

 

****

 

 

DEVELER TELLAL İKEN

 

Bir dönem Türkiye`de general, bürokrat, hakim, gazete sahibi, yönetmeni iken astıkları astık, kestikleri kestik olan Fettullahçı pislikleri şimdilerde Zürih`de, Amsterdam`da bir kahvede, kuru bir masanın etrafında toplaşmış çay-sigara, ömür tüketirken görüyorsunuz.

Bir zamanlar insanlar bu çakallar yüzünden saklanacak yer ararlardı kendilerine şimdi bunlar buralarda böyle sünepe, kaçak-göcek? Oysa bir dönem ele geçirdikleri devlet aygıtının en tepesinde ne kadar heybetli idiler?

Develer tellal, Hakan Şükürler vekil, Emre Uslular yazar, Ramazan Akyürekler Emniyet müdürü, Pireler de berber idi. Fettullah her sabah bize beddualar dizerdi. 

Gel ZAMAN, git ZAMAN derken, sabaha doğru pavyonun ışıkları yandı, Fettullah da elinde 1 kırmızı elma ile ortada kaldı. Kral Aslan "inlerine gireceğim" diyince ormanı terkeden haşhaşileri kendilerine iltica edecek memleket aramaya başlayıp buralara kadar geldiler.

Hayat işte, nereden nereye?

Bir dönem devletin gücünü kullanarak milyonlarca insanın hayatını karartmışların düştükleri "dib" burası.

İçlerinden bazıları hala kuyruğu dik tutma derdinde dışardan üfürüyor ve evet biz o bazıları milleti şantaj ve tehditle sindirdikleri günlerin geride kaldığını şimdilerde sığındıkları deliklerde artık insan`dan bile sayılmadıklarını tam olarak ne zaman farkederler? Bilemiyoruz.

Bu arada müridleri cezaevlerinde, sürgünlerde ömür çürütürken yaşlı cadı Fettullah da 80'li yıllarda parasızlıktan kötü yola düşmüş Yeşilçam yönetmenleri gibi işi iyiden iyiye rüyalara filan dökmüş hikaye anlatıyor. Yakında NewYorkTimes'da kendisine bir Güzin Abla köşesi açarlarsa şaşırmayın.

Şimdi bizimde iade-i ziyaret babında "Allah daha beter etsin" e tekabül eden bir beddua etmemiz mümkün ama hikayenin cildini bozar 🙂

Neyse, her hikayenin sonunda olduğu gibi burada da gökten üç elma düşecek tabii. Biri hikayeyi anlatanın diğeri dinleyenin, bir diğeri de Newton`un başına düşmüştü zaten.

Bir şey daha yazıp, sonluyorum;

1910`lu yıllar Meksika’sında devrimi ve lideri Panço Villa`yı anlatan bir film izlemiştim. Bir sahnede, o gün ilk defa çoğu Amerikalı, yabancı gazetecilerin önüne çıkacak olan Panço Villa için adamları köyün orta yerinde bir evin duvarının önüne makam odasına benzer bir ortam hazırlamaya çalışırlar.

Bir masa, koltuk ve hemen arkasındaki bahçe duvarına da yine makam odalarındaki gibi bir dünya haritası asarlar ama cehalete kurban giderek haritayı ters aşmışlardır. 🙂 Amerikalı gazetecinin biri haritanın tersliğini farkeder ve küçümser, dalga geçer bir ifade ile haritanın ters asıldığını söyler.

Panço bozuntuya vermez.

“Hayır, bilerek öyle astık” der “dünyanın hali budur. Bugün en yukarıda olabilirsin ama yarın tepe takla en aşağıyı da boylayabilirsin”

 

Mehmet ÇEK

01.11.2022, İsviçre

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.