Kıbrıs'ın Tapusu Diyarbakır'lıların Elindedir

01 Aralık 2022 12:20 / 134 kez okundu!

 

 

Yaşı müsait olanlar biliyor, 1974 Kıbrıs harekatında ülkemizin birlik ve beraberliği gönülden vardı, şimdi de var diyebilirsiniz ama şimdi vatandaşlık icabı zorunlu bir beraberlik var. Ne yazık ki Ak Parti dönemine kadar bir kısım karanlık odaklar vatandaşlarımıza ciddi bir sıkıntı verdi. Son 20 yılda bir çok alanda iyileştirmeler oldu ama şu anda da devletin imkanlarını lehyine kullananlar türeyince bu defa başka türlü bir kırgınlık oluştu.

 

****

 

Kıbrıs’ın Tapusu Diyarbakır’lıların Elindedir

 

Yaşı müsait olanlar biliyor, 1974 Kıbrıs harekatında ülkemizin birlik ve beraberliği gönülden vardı, şimdi de var diyebilirsiniz ama şimdi vatandaşlık icabı zorunlu bir beraberlik var. Ne yazık ki Ak Parti dönemine kadar bir kısım karanlık odaklar vatandaşlarımıza ciddi bir sıkıntı verdi. Son 20 yılda bir çok alanda iyileştirmeler oldu ama şu anda da devletin imkanlarını lehyine kullananlar türeyince bu defa başka türlü bir kırgınlık oluştu.

Ben hatırlıyorum; o zaman lise talebeleri askerlik şubesinin önünde sıraya girmişlerdi, gönüllü olarak Kıbrıs harekatına katılmak için, bunlar arasında ANAP’ta iki dönem millet vekilliği yapan Sibgatüllah Seydaoğlu da olduğunu söylüyor.

O zamanlarda genç bir basın mensubu olan Bahri İleri anlatıyor; 2000 genç Askerlik şubesinin kapısına dayandık. Şube Başkanı Albay rütbesinde bir subaydı, kapıya çıktı, duygulandı ve dedi ki; “Bu ülkede bu birlik ve beraberlik oldukça kimse sırtımızı yerine getiremez evelAllah”

Bunun dışında bir çok sivil vatandaşlarımız gayri resmi harekata katılmıştır. Bunu da Kıbrıs harekatı üzerine Kürtçe saz eşliğinde “kılam” söyleyen ozan/dengbejlerin sözlerinden anlıyoruz.

Siz kendinizi devlet diye tanımlamışsanız yanı başınızda bir kesim insan diğer bir kesim insana zulüm ederse “Bana ne?” diyemezsiniz. Kıbrıs’ta bir kesim haddini aşanlar Enosisi uygulamak için nerdeyse Kıbrıs Türklerini imha ediyorlardı.

Rahmetli Erbakan hoca Başbakan yardımcısı olmasaydı, cesaretimizi toplayıp harekete geçmemiz dahi zor olurdu. İyi ki müdahale edildi ve o insanlar yurdunda, yuvasında insanca yaşama imkanı buldular.

Malumunuz Kıbrıs’ın fethi esnasında cihat için gelen Hz. Peygamberin halası Hala Sultan’ın mezarı buradadır. Bir ara İslam Konferansı Örgütü(İKÖ)’nün toplantısında Kıbrıs Başbakanı Hakkı Altun şöyle bir ifade kullanmıştı; “Biz Peygamberimizin Halasının mezarının nöbetindeyiz” demişti. Kendisi hayattaysa Allah selamet versin, vefat etmişse ruhu şadolsun.

Kıbrıs ülkemiz için bir ileri karakol düzeyinde güvenliğimizin Akdeniz tarafının sigortasıdır,

Kıbrıs Ortadoğu enerjisinin Avrupa'ya taşınması için bir ara basamaktır.

Kıbrısı sahiplenmek, arkasında durmak bizim hakkımız ve vazifemiz. İnsanlıktan nasibini almamış günahkar azınlık bir kesim Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki Garantörlük hakkına karşı olsalar da biz bu vazifeyi yerine getirmekle yükümlüyüz.

Diyarbakır Bağlar Belediyesi tarafından, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'na katılan Diyarbakırlı şehit ve gazilerin anısına yaptırılan “Kıbrıs Barış Anıtı ve Ersin Tatar Parkı” Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın da katıldığı bir törenle açıldı. Keşke Ersin Tatar adı verileceğine Rauf Denktaş adı verilseydi. Çünkü Rahmetli Dentaş çok zor şartlarda Kıbrıs için mücadele verdi. Yine de hayırlı olsun demek bize düşüyor. Ayrıca bu ince düşüncesinden dolayı Başkan Hüseyin Beyoğlu’nu da tebrik ediyorum.