ForumVideoPolitik  Yeni Konu 

EĞİTİM ŞURASI , LAİK EĞİTİM VE OSMANLICA

25 Aralık 2014

Kocero


Türkiye'nin eğitim sistemi ve okullar, aynı zamanda laik, bilimsel, demokratik eğitimi savunanlar ile eğitim sistemini dini referanslara göre biçimlendirmek isteyenlerin sık sık karşı karşıya geldiği mücadele alanlarının başında geliyor.
Toplumda eğitim sisteminin dini kurallara göre düzenlenmesi iktidarın eğitim sistemi ve toplumun geneli üzerindeki baskı ve denetimini arttıran bir işlev görüyor.
19. Milli Eğitim Şurasında alınan kararların büyük bölümünün din eğitimi ile ilgili olması, eğitimde BİLİMİN geri plana itilerek, dini değerlerin ve referansların ön plana çıkarılması, eğitimden başlayarak toplumsal yaşamın bütün alanlarında laiklik ve laik eğitim mücadelesinin hayati bir önem taşıdığını gösteriyor.
Nerede gerçek anlamıyla laiklik ve laik eğitim varsa, orada gerçek anlamda din ve vicdan özgürlüğü olduğu gerçeğinden hareketle, laiklik ve laik eğitim mücadelesinin öncelikli sorunlarının başında, laikliğin “din düşmanlığı” ve “yasakçılık” gibi algılanmasına neden olan önyargılar geliyor.
Oysa laik olmayan bir ülkenin eğitim sisteminin ne bilimsel olması, ne de bireylerin inançlarını özgürce yaşaması mümkün.
Türkiye gibi ülkelerde laiklik ve laik eğitim mücadelesi, okulda ve toplumda yürütülen DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK mücadelesinden ayrı ele alınamaz. Eğitim sistemi ve okullar ya tamamen egemen ideolojiye teslim edilecek ya da çocuk ve gençlerin nasıl bir eğitim alması, nasıl bir toplumda yaşaması isteniyorsa, onun için mücadele edilecektir.
Değişik din, mezhep, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda “eşit yurttaş” olarak kabul edilebilmesi, devletin bütün İNANCLARA eşit mesafede ve tarafsız olması yönündeki taleplerdeki ısrara, okullarda farklı kimlik, inanç ve dünya görüşleri arasında ayırım YAPILMAMASINA bağlıdır.
Eğitimin gerçek anlamda demokratik, bilimsel ve laik bir içerikte örgütlenmesi, herkesin kendi anadilinde eğitim almasının sağlanabilmesi için faklı inanç, mezhep ve kimlikler başta olmak üzere, toplumun en geniş kesimlerinin ortak hedeflere doğru hep birlikte yürümesini ve mücadeleyi ortaklaştırmasını gerektiriyor.
Laik bir devlette Diyanet gibi bir kuruluş olmaz. Devlet tüm DİN ve İnanclara aynı uzaklıkta ve etki dışındadır.İsteyen istedigi gibi,,istedigi yerde,istedigi şekilde istedigi kadar ibadet yapabilir.İbadet yerlerini ve ibadet önderlerini kendileri, bulur ve yetiştirirler.İbadet yerlerini (Cami,Kilise,Havra,Cemevi,sinagok) kendi olanakları ile yaparlar.İmamlarını,Pirlerini,Papazlarını kendileri yetiştirirler.Devlet kadroları secilirken Din,mezhep,inanc ,ırk ayrımı yapılamaz.
Eğitim bilimsel verilere dayanılarak yapılır.Çocugun zeka gelişimine engel teşkil eden ezbercilik olmaz.Egitim ve sağlık PARASIZDIR VE DEVLET TARAFINDAN KARŞILANIR.
DİNİ ESASLARA GÖRE YAPILAN EĞİTİMDE ÇOCUKLARA ANCAK EZBER EĞİTİMİ VERİLİR,MUHAKEME,SORGULAMA,DÜŞÜNME YETİLERİ GELİŞMEZ.HAK ARAMAYI TANRIYA BAŞKALDIRI OLARAK KABUL EDERLER.Her olumsuzluk KADER diye kabul ettirirlir.
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.

Bu tartışmayı Facebook'ta paylaşabilirsiniz:
Facebook'ta paylaş
0