SUÇ İŞLEYENLERİ İHBAR EDİN!

12 Ocak 2010 15:22 / 2696 kez okundu!

 


Sevgili Dostlar,

Pek çoğunuzun hayvanların şehirlerde, kırsalda, sayfiye beldelerinde yaşadığı sefalete ve aşağılanmaya tahammül edemediğini biliyorum. Kaç hayvana bakabiliriz, kaç köpeği, kaç kediyi, kaç kuşu, doğanın ne kadarını kişisel çabamızla kurtarabiliriz? Cevabı çok zayıf ve çok zor! Yaptığımız onca şey, göle maya çalmaktan öteye geçemiyor.

Sevgili dostum Av. Senih Özay’la görüşünceye dek, bu konuda kendimi umutsuz hissediyordum. Hayvanların, fesleğenlerin, çamların, papatyaların, martıların, avukatı olan Senih, kişisel çabaların ötesinde gümbür gümbür ses getirmesi mümkün olan hukuki dayanakları, masum hayvanların kanuni hakları olduğunu anlatınca, bir umut ışığı yandı. Evet, bu haklar var ve onları kullanabiliriz.

Biliyorsunuz eski köye yeni adet getirmek zordur. Bu kanun bile olsa pek dikkate alınmaz. Ne zamana kadar, bir de-facto (vakıa) haline gelinceye kadar. O halde sevgili arkadaşlar, yine toplayın sağda solda artan yemekleri, yine doldurun çantalarınızı mamayla, yine okşayın tüm sokak köpeklerinin başını, yine koşup götürün veterinere yaralı hayvanları ama haberiniz olsun, daha etkin, daha kalıcı şeyler de yapılması mümkün..

İşletilse de, işletilmese de, hayvan hakları için hukuksal dayanaklar var.

Onların yaşam kalitesini kişisel çabalarımızın asla ulaşamayacağı bir düzeye yükseltilmesini sağlayacak düzenlemeler yapılabilir.

Hukuki dayanaklara işlerlik kazandırılabilirse, yüzlerce, binlerce hayvanın hayatını kurtarmak işten bile değil...

Ben yeni öğrendim, artık başım daha dik yürüyorum yollarda. Şimdi derleyip topladığım bu notlardan bir çıktı alıp çantamda taşıyacağım. Ve en küçük bir ihmal veya kötülük gördüğümde, kanunları gösterip üzerine gideceğim!


İşte Senih’ten öğrendiklerim;




HAYVANLARI KORUMA KANUNUNU KULLANMA KILAVUZU



SUÇ İŞLEYENLERİ İHBAR EDİN!

5199 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNU NE DİYOR?

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 24.06.2004 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu kanunun amacı; “Hayvanların rahat yaşamalarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.”

• 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 4. Maddesi uyarınca “Bütün hayvanlar yaşama hakkına sahiptir”

• 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 6. Maddesi uyarınca; “Sahipsiz veya güçten düşmüş hayvanların yerel yönetimlerce kurulan merkezlerde oluşturulacak müşahede yerlerinde tutulması sağlanır.”

ULUSLARARASI ANLAŞMALAR HAYVANLARI KORUYOR (*):

• 1979/Bern Avrupa’nın Yaban Hayatının ve Yaşama Ortamlarını Koruma Sözleşmesi (09.01.1984 tarih ve 84/7601 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla onaylanan) ile Avrupa Konseyine üye devletler ve diğer katılımcılar tarafından yabani flora ve faunanın korunması ve gelecek nesillere aktarılması ilkesi benimsenmiştir.

• 1992-BM-Rio Deklerasyonunun 1.maddesinde; “İnsanlar devam ettirilebilir kalkınma kaygılarının merkezindedir. Doğa ile uyumlu sağlıklı ve yaratıcı bir yaşam hakkına sahiptirler.”

• 1978 tarihli UNESCO Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesi 1. Maddesi uyarınca; “ Bütün hayvanlar biyolojik denge kavramı içerisinde var olmak bakımından eşit haklara sahiptir”

• Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 2. Maddesinde; “Herkesin yaşam hakkı yasanın koruması altındadır” denilmektedir.

5199 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNUNUN YEREL YÖNETİMLERE YÜKLEDİĞİ SORUMLULUKLAR:

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun 4. Maddesi’nin “J” bendi uyarınca;

“Yerel yönetimlerin, gönüllü kuruluşlarla işbirliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri ve hastaneler kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamaları ve eğitim çalışmaları yapmaları esastır.”

Yönetimlerin hem ahlaki hem de yasal yükümlülükleri, yardıma muhtaç hayvanları rehabilite ederek alışkın olduğu mahalde yaşamalarını sağlamak, beslenme noktaları oluşturmak ve sağlık sorunları olanların tedavilerini sağlamaktır.

5199 SAYILI HAYVANLARI KORUMA KANUNU UYARINCA, ACİLEN DÜZENLENMESİ GEREKEN HİZMETLER:

1- Beledıyeye ait küpesi olan köpeklerin ormana atılmaları önlenmelidir.

2- Beledıyeye ait küpesi olan köpeklerin otoyollarda ölüme terk edilmeleri önlenmelidir...

3- Belediyeler etkin bir veterinerlik hizmeti vermekle yükümlüdürler.

4- Beledıyeler, rehabilitasyon ve güçten düşmüş hayvanlar için barınaklar oluşturmakla mükelleftirler.

5- Yerel Yönetimler; 5199.no.lu yasa uyarınca sokak köpeklerini aşılamak, sahiplendirmek ve sağlıklı ortamlarda kısırlaştırmak, bakımını yapmak ve iyileştikten sonra yaşadıkları yerlere bırakmakla mükelleftirler...

6 -
Yerel Yönetimlere ait Veterinerlerin önde gelen görevleri arasında; sokak hayvanları ile ilgili kaza, hastalık anında müdahale etmek yer alır.

7. HAYVANLARA KASITLI KÖTÜ DAVRANMAK, AŞIRI SICAK SOĞUĞA MARUZ BIRAKMAK, DÖVMEK, AÇ BIRAKMAK, ZEHİRLEMK, BAKIMLARINI İHMAL ETMEK, FİZİKSEL ve PSİKOLOJİK ACI ÇEKTİRMEK, TIBBİ HAYVAN DENEYLERİ YAPILMASINA İZİN VERMEK, ACIMASIZCA İŞLEMLER YAPMAK , KANUNLARIMIZA AYKIRI OLUP, CEZAİ MÜEYYİDE KONUSUDUR.

Duyarlı olan tüm vatandaşlar, Anayasamızın hak arama özgürlüğüne dair 36. Maddesi, 4982 sayılı Bilgi Edinme ve 3071 sayılı dilekçe Hakki Kanunu gereği ve 2577 sayılı İdari yargılama usul yasasına dayanarak yetkililere hesap sorabilirler, dilekçe verebilirler ve dava açmaya hak kazanırlar.
______

(*)TC Anayasası’nın 90/son Maddesi;

“Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası Antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin Milletlerarası Antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda, Milletlerarası Antlaşma hükümleri esas alınır.”

YANİ DOSTLAR, BU KANUNLAR KİM DUYARLI İSE ONLARA EMANET!

ONLARA İŞLERLİK KAZANDIRIN.

HAKSIZLIK GÖRDÜĞÜNÜZDE ŞİKAYET EDİN, DİLEKÇE YAZIN, SEVGİLİ HAYVAN DOSTLARIMIZIN HAKKINI ARAYIN...

Bu konuyu, hayatımdan gelip geçmiş tüm kedilere, köpeklere, kuşlara, kurbağalara, ipek böceklerine, kelebeklere, tavşanlara ithaf ediyorum. Öncelikle canım Sheila, Joki, Dost, Chester, Twitty, Maviş, Michel ve uzun ömürler dilediğim; Badem, Gof, Torba, Marcello, Zeyna, Şerife, Şaşı, Cin ve Tonik ve bakkalın kedileri ve fuarın köpekleri ve hayvanat bahçesinin filleri ve havai fişekleri atıldığında perişan olan kumrular, serçeler ve caddede kaza geçiren şaşkınlar ve savaşlarda şehit olan tüm isimsiz hayvanlar ve ve ve...


Nina
12.01.2010

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
12 Ocak 2010 23:17

deren

Doğru söylüyorsunuz, Senih hepsini düşünüyor ve ifade ediyor. Ancak yazan ben olunca, hedefi daraltmayı tercih ettim.
12 Ocak 2010 20:55

msakaryalı

Sevgili Nina hanım,

İçtenlikli yazınızı okudum. Yazınızda Senih adı geçince, bu satırları yazmak istedim.

Av. Senih galiba ortak dostumuz. O aynı zamanda kadınların, çocukların, tüm mağdurların da avukatıdır. Köy ekmeği ve keçi peyniri karşılığında mağdurların avukatı olmak ona can katar.

Hayvanları koruma hukukunu saymış dökmüş önünüze. Ne güzel.
Ama benim bildiğim Senih, başka şeyler de söylerdi: O yasaların "nasıl hayata geçirileceğini" de önerirdi.
Değişik bir örgüt kurmanızı önerirdi. Şimdiye kadar yapılanların dışında şeyler yapılmasını önerirdi, hayvanlarla
ilgili olarak. Tutanak tutma, film çekme ve bunları nasıl kullanabileceğinizi vb önerirdi. Daha neler neler...

Yeni bir görüşme yaptığınızda, Senih'e bu benim yazdıklarımı da sorun lütfen!

Saygıyla

M.Sakaryalı
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.