MÜLTECİLİK TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR
23 Ağustos 2024 12:37 / 513 kez okundu!
"Arkadaşlar, Mülteciler rastgele insanlar değildirler. Onlarca devasa zorlukların içinden çıkıp gelmiş insanlardır. Onların ayrılmak zorunda oldukları ülkelerinden neden ve hangi şartlar nedeniyle ayrıldıklarını anlatmak toplumun onları tanımasına imkan tanımak lazım. Artık onları -şu kadar gitti, bu kadar var- sayılar ile ifade etmekten vazgeçmeliyiz."
*****
MÜLTECİLİK TERCİH DEĞİL ZORUNLULUKTUR
Uyku tutmayınca siz ne yapıyorsunuz?
Ben film izlerim. Bu gece de öyle yaptım. Bir Fransız filmi: Kitchen Brigade (Mutfak Tugayı)
Bir kadın şef Cathy, bir sığınmacı merkezinde ise başlar ve mutfağa olan tutkusuyla genç mültecilerin hayatını değiştirir.
Toplumda mülteci hassasiyeti oluşturmak maksatlı çekilmiş bir senaryo. Bir motivasyon filmi.
Pekala biz, siz ne yapıyorsunuz?
Irkçılara sallamak kolay da ya siz her fırsatta duyarlılıktan dem vuran aydınlar, sanatçılar, sinemacılar, televizyoncular siz ne yapıyorsunuz? Bugüne değin kaç köşe yazınızı bu meseleye ayırdınız sayın köşe yazarları? Kaç televizyon programı, kaç film, kaç dizi yaptınız? Kaç şarkı?
Neredeyse koca bir sıfır.
Sizin sosyaliteniz, insaniyet meseleleriyle dertlenmişlikleriniz filan, hepsi kocaman bir yalan. Yanıbaşımızda yüzyılın en büyük insanlık trajedisi yaşanıyor, kapımıza sığınmış insanlara dönüp bakmış bir ünlümüze rastlamadık.
Dünyanın öbür ucundan dünyaca ünlü isimler gelip kampları dolaştı, kampanyalar, yardımlar organize etti ama bizimkiler bir defa olsun dönüp bakmadılar..
Siyasetçiler, Televizyoncular, Gazeteciler, Sosyal medya fenomenleri raiting/oy kaybından korkup, mültecilere elinden ekmeğini almaya gelmişler gözüyle bakan kesimlerin tepkisinden çekinip bu konunun yanından bile geçmiyor ve meydanı ırkçılara bırakıyorlar.
Mülteci düşmanlığının yükselmesinden şikayet ediyoruz fakat aksi istikamette hiç bir çabanın içinde değiliz.
Bakın, sayıyla 162 mülteci almış Norveç bugüne kadar 16 tane mülteci filmi çekmiş, festival festival dolanıyor. İsviçre, Eritreli bir annenin 8 yıl sonra İsviçre`de çocuklarına kavuşma anını muazzam ve en katı yüreklisinin bile içini sızlatacak sahnelerle hikayeleştirip servis ediyor.
Mesela Halep`de bir annenin 2 çocuğuyla hayatta kalma mücadelesini, evlerinin bombalanışını, kaçışlarını, tam kurtulduk derken, Türkiye sınırına bir kaç kilometre kala bombardıman uçaklarına yakalanmalarını dinledik. Pekala filmlesek? Fena mı olur? Birilerinin yüreğini sızlatıp, önyargılarını kırmaz mı bir ihtimal?
Dünyaca ünlü çizgi roman şirketi Marvel `En Süper Anne Suriyeli Anne` adı altında, 5 çocuğuyla Madaya’da yaşam mücadelesi veren bir annenin hikayesini çizgi film yaptı.
İnanın, hiç bir şey bu dramı anlatmakta sanat kadar etkili olamaz, onun ulaştığı kadar kitleye ulaşamaz.
Maalesef kulaklar sağır. Hiç bir TV kanalı mülteci meselesinde topa girmiyor. Aksine büyük bir pervasızlıkla mülteci düşmanı, neo-nazi Ümit Özdağ`a açıyorlar ekranlarını.
Yahu anlatsana insanlara `Mülteci Kimdir?`
Ne olurda bir insan mülteci durumuna düşer?
Kim keyfinden gelir senin çadırında, kampında kalır, sokaklarında dilenir? Hiç kimse keyfinden terk edip evini, yurdunu gelip senin kamplarına, sokaklarına düşmez. Hatta zorda kaldığı için filan da değil! Kelimenin tam anlamıyla hayatta kalmak için "size sığınmaktan" başka şansı olmadığı için ancak...
Evet, Mültecilik bir tercih değil, zorunluluktur...
Arkadaşlar, Mülteciler rastgele insanlar değildirler. Onlarca devasa zorlukların içinden çıkıp gelmiş insanlardır. Onların ayrılmak zorunda oldukları ülkelerinden neden ve hangi şartlar nedeniyle ayrıldıklarını anlatmak toplumun onları tanımasına imkan tanımak lazım.
Artık onları -şu kadar gitti, bu kadar var- sayılar ile ifade etmekten vazgeçmeliyiz.
“İnsanlar sadece yaptıkları kötülüklerden sorumlu değildirler; iyilik yapmak için imkanları olduğu halde yapmadıkları iyiliklerden de sorumludurlar” der Johann Heinrich Pestalozzi.
Mehmet ÇEK



