Avrupa’nın sihirli kenti Prag

26 Ekim 2011 13:45 / 2627 kez okundu!

 


Tarihi sokakları, ortaçağdan kalma görkemli yapıları ile insanı büyüleyen kent. Laf aramızda Prag'a aşık oldum. Sokaklarında inanılmaz keyif aldım. Büyülendim. Olanaklarım ellverse hiç düşünmeden Prag'a yerleşirim ve çok da mutlu bir şekilde yaşarım. O denli sevdim yani bu şehri. Bir iktidarın saltanatı bitip diğeri başlamış. Tarihi mekanların, şatoların sahipleri, kullanıcıları değişmiş tarih boyunca.

Şanslı insanlar; bir zamanlar Sovyetler Birliği’nin desteği şimdi de Avrupa Birliği’ nin katkılarıyla yaşamları “yeme de yanında yat” olmuş.

Prag son zamanlarda dünyanın olduğu kadar Türkiye’ nin de en çok ilgisini çeken turizm bölgeleri arasında yer alıyor. Artık iki günlük hafta sonu tatilleri için tercih edilen Avrupa şehirleri arasında Londra ve Paris'den sonra, Prag üçüncü sırada geliyormuş. Turizm gelirleri de hiç fena değil. Tarihi dokunun büyük bir özenle korunduğu, her karışıyla hafızanıza kazınan bu kent yılda 10 milyon turisti ağırlıyormuş. Allah verdikçe veriyor yani. 'Küçük Paris' diye adlandırılan ve aynı zamanda bir müzik şehri olarak kabul edilen Prag, alışveriş fiyatlarının makul rakkamlarda olması yüzünden de oldukça ilgi görüyor.

Prag köprüler şehri, dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Kafka'nın başarıyla yansıttığı, kasvetli, eski ve muhteşem şehir. Yalnız adamlar öyle bir pazarlıyor ki, şehri anlayamıyorsun. En iyisi salak salak bi sürrü turistin sokaklarda gezinmediği zamanda bir daha gitmek gerek.

Prag'da bizdeki semt mantığı yok. Onun yerine şehir karelere bölünmüş. En merkezi nokta Prag 1 ile başlayıp 20’li bölgelere kadar devam ediyor. Bu nedenle kaldınız otelin adresinde "Praha 1" gibi bir ifade varsa bilin ki merkezi bir yerdesiniz (Eski şehrin olduğu bölge). Hatta Praha 4'e kadar içiniz rahat olsun. Hala her yeri yürüyerek gezebilecek bir bölgedesiniz.

Eski şehir de birinci bölgede olduğu için, genelde görecek olduğunuz bölgeler Prag-1 çevresinde olacak. Konaklama için merkeze yakın yerleri tercih edebileceğiniz gibi 24 saat tramvay çalışan hatların üzerinden de bir nokta seçebilirsiniz. Ancak yine de merkezde (Praha 1 - 4) olmak iyidir.

Prag'da Yahudi mahallesi, turistlerin en çok ziyaret ettiği yerlerin başında geliyor. Özellikle Eski Yahudi mezarlığı ve müzeye dönüştürülen sinagoglar görülmeye değer. Yahudi mahallesi, Prag'ın en zengin semti. Dior, Hermes gibi mağazalar da bu civarda. Turlarda adı bile geçmeyen birçok ilgi çekici müze var. Örneğin: İşkence Müzesi. Ortaçağ'da kullanılan işkence aletleri sergileniyor. Oyuncak Müzesi her çeşit oyuncağın olduğu müzenin ikinci katı sadece Barbie'lere ait. Kafka Müzesi ve Seks Araçları Müzesi (adı üstünde )

Petrin Kulesi tur programlarında adı geçmeyen bir yer. Orada karşısınıza küçük bir Eiffel Kulesi çıkıyor. Burası Prag'ın en yüksek noktası ve inanılmaz bir şehir manzarası var. Kuleden indikten sonra da harika bir ormanın içinden yürüyerek şehre gidebilirsiniz.

Ama Prag'ın sokaklarında gezmek bile başlı başına bir keyif. Binaların mimarisi, her saat başı kiliselerde verilen klasik müzik konserleri, kristal süs eşyaları satan mağazalar, kuklacılar, biralar.

Karlovy Vary

Prag'a çok yakın olan bu şirin kasaba çok güzel. Özellikle cam zanaatinin gelişmiş olduğu bu şehirden hediyelik eşyalarınızı tamamlayabilir, maket görünümlü sokaklarda turlayarak bir gününüzü de buraya adayabilirsiniz.

Kukla alacaksanız Prag’dan alabilirsiniz, ama kristal alışverişinizi Karlovy Vary'den yapın mutlaka. Çünkü Karlovry Vary şehir merkezine göre neredeyse yarı yarıya ucuz. Karlovy Vary; mükemmel bir doğası, pasta evler gibi görünen harika mimarisi, ucuz alışveriş yapma imkanları ile dolu, her adım başı şifalı suların fışkırdığı, içinden nehir geçen küçük bir termal kasaba. Kaplıcalar kenti. Atatürk’ün de severek ziyaret ettiği, 12 adet sıcak minarel su pınarı bulunan güzel bir kasaba.

Karlovy Vary’i görmediyseniz Prag'ı görmüş sayılmazsınız.

Sokakta selam veriyorsunuz, beyninizi delip geçen bir bakış atıp, geçip gidiyorlar. Öyle lüzumsuz konuşma, lüzumsuz nezaket filan yok kentin insanlarında. Boş konuşmuyor kimse, hatta hiç konuşmamayı tercih ediyorlar. Çok mutlu oldum, çok. Derin bir sessizlik. Belki de Prag'a ömür boyu yerleşme fikrimin bilinçaltı bu.

Çek halkı neredeyse amansız bir meyve ve sebze düşmanı. Teorik olarak bu kadar fazla kolesterol tüketip, bu kadar uzun yaşamak mümkün değil. Bilim adamlarına inanacak olursak; Çek nüfusunun ortalama ömrünün 14-15 yaş filan olması gerekiyor.

Bir de inanmayacaksız ama öyle fazla şişman da değiller.

Prag Çek Cumhuriyeti'nin başkenti ve en büyük şehri. Çek Cumhuriyeti ve Slovakya birleşikken de Prag başkent. Orta Bohemya'da Vltava Nehri'nin üzerinde yer alıyor ve 1.5 milyon nüfusu var. İş dünyası istatistiklerine göre bu sayıya ek olarak 300.000 kişi de resmi kaydı olmaksızın Prag'ta yaşamaktaymış. Prag, dünyanın en güzel şehirlerinden "Altın Şehir", "Doksanların Sol Bankası", "Masal Şehri", "Şehirlerin Anası" ve "Avrupa'nın Kalbi" gibi isimlerle de anılıyor.

1992'den beri Prag'ın tarihi merkezi, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO)'nun listesinde yer alıyor.

Prag'ın önemli bir özelliği de 2. Dünya savaşında pek zarar görmemiş olması. Bu sayede birçok tarihi ev ve mekanı barındırıyor. Bu yerler arasında St. Vitus Katedrali de yer alıyor. Turizm alanında son yıllarda çok fazla rağbet gören Prag; 900 yıllık Romanesk, Gotik, Rönesans, Barok, 19. yy mimarisinin yanısıra Art-Nouveau tarzındaki 20. yy mimarisiyle önce göz zevkine hitap ediyor, ardından gördüğünüz bu mimari şaheserlerin tarihsel anlatıları kulağınıza, sonra Wenceslas meydanın'da içeceğiniz bir Çek birası ile dudaklarınıza ve tüm bunların sonucu olarak da kalbinize...

Prag buram buram tarih ve sanat kokuyor. Avrupa’ nın doğu sınırını tamamlayan Çek Cumhuriyeti’nin tam üyeliği, soğuk savaşın izlerinin silinmesi açısından AB için stratejik bir önem taşımış. Çek Cumhuriyeti ayrıca, Polonya ve Macaristan gibi 1989 yılından bu yana NATO’ yu doğuya açan önemli bir kapı.

Onlarca dilin bir anda konuşulduğu, geceleri dünyanın en romantik elbisesini giyen Prag, gündüzleri bir yandan turistlerini ağırlarken, bir yandan da genç işadamlarının telaşlı koşuşmalarına sahne oluyor.

‎"Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan... Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan..!" demiş Charles Robert Darwin.

Franz Kafka’nın karanlık dünyası bile, yıllardır kurulan Avrupa düşünü engellememiş. Belki de bu süreçte çekilen acıları bir tek, eski şehir merkezine 15’inci yüzyılda inşaa edilen ve 12 havarisiyle ruhani güzelliklerin altını çizen Astronomik Saat, elinden çanını düşürmeyen küçük iskeletiyle hatırlatıyor. Bu düşün ardında biraz da hala kavuşulması arzu edilen sosyal adalet yatıyor.

Kiralar ile mal ve hizmet fiyatları dondurularak enflasyon yüzde 4 gibi en alt seviyede tutulmuş.

Çek Cumhuriyeti bir sanayii ülkesi. Tarım sektörünün büyük bir kısmını bölünme sırasında Slovakya’ya bırakması, siyasi idareyi öğrenmeye çalışan Çekler için önemli bir şans olmuş. Çekoslavakya, 1989 yılında Çek Cumhuriyeti ve Slovakya olarak ikiye ayrıldığında, sanayide çalışan kalifiye iş gücü Çek Cumhuriyeti’nde, yönetici kadro da Slovakya’da kalınca, Çekler ülke yönetmeyi öğrenmek zorunda kalıyorlar.

Çek Cumhuriyeti, AB üyelik müzakerelerinin başlamasının ardından gelen bir yıl içinde birliğe uyum sağlamak için 200’den fazla yasayı yürürlüğe sokmuş. Bu ortalamanın çok üstünde bir rakkam. En büyük azınlık grubunu oluşturan çingenelerin durumunu da düzelterek, AB’nin insan hakları ve demokrasi doğrultusundaki bazı taleplerini de hemen yerine getirmişler.

Polonya, AB’yi özel istekleri ve istisnai talepleriyle yorarken, Çeklerin tek isteği olmuş: Tam üyelikten sonra, yabancıların gayrimenkul alımına 7 yıllık bir sınır konması.

Başarılı Çek diplomasisinin AB ile kurduğu ilişki, taleplerinin yerine getirilmesini de kolaylaştırmış. Çünkü özellikle bir zamanlar ülkeden sürülen Südet Almanların geri dönmesini engelleyen ünlü Benes kararlarının AB sözleşmesine alınmasında direnen Çek halkı için, egemenlik hakları ve toprak son derece önemliymiş.

AB üyeliğine hazırlanırken Çek Cumhuriyeti’nin başını ağrıtan en önemli sorun, bankaların özelleştirilmesi, yolsuzlukla gelen güvensizlik olmuş. Çekler hala yolsuzluk ve bürokrasiyle uğraşmaya devam ediyorlar. Çeklerin en çok bira tüketen, hatta Alman ve Belçikalılardan bile daha fazla bira tüketen halk olduğunu biliyor muydunuz? Sadece Prag’da 1500 tane birahane bulunduğu söyleniyor. Ünlü Pilsen ve Budweiser biralarının üretildigi Pilsen ve Budweis adlı şehirler de Çek Cumhuriyeti’nde. Şimdi iki kent de dünyanın en iyi birasını üreten şehir ünvanını almak için yarışıyor.

Dünyada üretilen biranın üçte biri Pilsen birası olarak satılıyor ama maalesef hepsi Çek Cumhuriyeti’den gelmiyor. Çekler en güzel biranın kendilerine ait olduğunu yapmaya hazırlandıkları kampanyayla AB üyelik müzakereleri sırasında yaşadıkları, “egemenlik haklarını ve kimliklerini kaybetme” korkusunu da aşmaya çalışıyorlar.

Romantizmi ve hüznü bir arada barındıran Prag'ı mutlaka yürüyerek gezin. Gündüz depoladığınız enerjiyi, Prag gecelerinde sabaha kadar eğlenerek harcamayı da ihmal etmeyin!

Prag, Orta Avrupa'da kendinizi tarihle iç içe hissedebileceğiniz nadir şehirlerden biri. Kültürel ve sosyal yaşamın merkezi olan Wenceslas Meydan, Antonin Dvorak ve Mucha Müzeleri, Prag Şatosu, Loreto Kilisesi, Schwarzenberg Sarayı, Veba Heykeli ve Astronomi Saati, oyuncak, seramik ve porselen hediyelik eşyaları satın alabileceğiniz Stare Mesto açık hava pazarı ve meşhur kukla tiyatro gösterileri Prag'da görmeniz gereken yerlerin başında geliyor.

Düzenli trafik ve her yere rahatlıkla ulaşımı sağlayan demiryolu sistemi başta olmak üzere toplu taşıma araçlarına rağmen yürümeyi tercih edeceksiniz. Çünkü, Prag'da tarihi ve turistik yerler kent merkezinin içinde ve hemen çevresinde toplanmış durumda. Böyle olunca da, hiçbir ayrıntıyı kaçırmamak adına Prag'ın tamamını yürüyerek gezmek mümkün. Bu nedenle, yanınızda rahat bir spor ayakkabı bulundurmayı da unutmayın.

CHARLES (VI. KARL) KÖPRÜSÜ

Prag'ın en ilgi gören yerlerinden... 13. yüzyıl yapımı olan 520 metrelik bu köprü; özellikle ilkbahar ve yaz aylarında turistlerin ve yöre halkının en çok gittiği yerlerden biridir. Kral 4. Karl'ın baş mimarı olan Peter Parler tarafından yapılan köprü, daha ziyade şövalye turnuvaları için işlevsel bir yapı oluşturma amacı ile yapılmış. Köprü üzerinde şu anda 75 adet heykel bulunmakta. Yapıldığı yıldan itibaren Prag'ın büyümesine ve gelişmesine büyük katkı sağlayan köprünün sonunda yer alan müzesi de insanı çok etkiliyor.

Özellikle Charles köprüsünün Eski Şehir tarafındaki konser salonunun yakınından köprüye doğru bakarsanız, hele bir de dolunay varsa, hayatın güzel sürprizi bu gerçek tiyatro dekorunda, belki de uzun zamandır ihmal ettiğiniz hayallerinizle artık ilgilenebilirsiniz.

KÖPRÜDEKİ SANATÇILAR

İki yanı heykellerle süslü Charles köprüsü, yeni ve eski şehri birbirine bağlıyor. Köprünün üzerindeki sanatçılarla sohbet gerçekten hoş. Resimlerine, yaptıkları notalarla süslü saç tokalarına göz atmak da bir o kadar güzel oluyor. Köprüden ayrılamayacaksınız. Ayrıca köprüden aşağı doğru baktığınızda, Venedik'e benzer bir mahalle görünüyor. Diğer tarafta ise antikacılar çarşısı var.

VLTAVA NEHRİ'NDE TEKNE GEZİSİ

Prag'ı adeta ortadan ikiye bölen Vltava nehrinde düzenlenen tekne turları da unutamadımız anlardan biri oldu. Üzerinde 18 köprü bulunan nehir gezisi, özel olarak dizayn edilen gezi teknelerindeki denizci kıyafetleri içindeki kaptan ve rehberle birlikte yaklaşık bir saat sürüyor.

KRALİYET ŞEHRİ

Prag, Vltava vadisindeki küçük bir çanakta kurulmuş. Kraliyet şehri Vltava'nın sol kıyısında inşa edilmiş. Şehir, Hradçany'den itibaren gelişiyor. Prag'da rehber eşliğinde yapılan günlük turlarda bu bölgeden gezmeye başlanıyor ve çok iyi anlatılıyor. Rehbersiz dolaşsanız bile kitaplar size katedral ve Hradçany bölgesi hakkında bol bilgi verecek.

ÇEK MUTFAĞI

Çek mutfağı, temelde kıta Avrupa mutfağının izlerini taşımakla beraber, Alman, Macar ve Polonya mutfağının da etkisi altında kalmış. Domuz ve şarküteri ağırlıklı. Et, patates ile ya da üstte sosu olan pilav ile servis ediliyor. Rosto ve gulâşı da unutmayın. Porsiyonlar doyuracak büyüklükte. Neredeyse sudan fazla tüketilen ve büyük mekanların kendi üretimi olan biralar, asla unutamayacağınız tatlar arasında kalacak.

Prag mutfağın, özellikle av etleri -krotz(tavşan) ve ördek- üzerine kurulu. Genelde az pişmiş büyük parça etten oluşan yemekler. Damak tadınıza göre bu yemekleri sevmezseniz, şehirde bulunan pizzaria'larda güzel İtalyan usulü ince hamur pizza ve ev şarabının tadını çıkarmak mümkün. Ayrıca Becherovka adındaki Karlovy Vary kökenli "milli içkileri" bitkisel aromalı bir likör. Her yerde kolayca bulabilirsiniz.

GECE HAYATI

Prag'da geçireceğiniz keyifli bir günün ardından gece hayatı size bekliyor olacak. Barları, diskoları ve gece kulüpleriyle Prag, sabaha kadar yaşayan bir şehir.

Prag'da gece yapacak birçok şey var. Örneğin;

> Birçok geleneksel pubda farklı biraların tadına bakabilirsiniz.
> Caz seviyorsanız, şehirdeki çok kaliteli caz klüplerinde caz dinleyebilirsiniz.
> Turistik birçok klüpte İstanbul Gece Hayatı'na benzer geceler yaşabilirsiniz.
> Bir klasik müzik konserine giderek günün yorgunluğunu dev bir kilise ya da konser salonu içinde bir müzik ziyafeti ile giderebilirsiniz.
> Seviyorsanız, çok az miktarda olsa bile, köşe başlarında göreceğiniz casinolarda biranızı içerken kumar oynayabilirsiniz.
> Hava serin ise, Eski Şehir Meydanı'ndaki seyyar şarapçılardan güzel bir sıcak şarap alıp meydanda oturup şarabınızı da içebilirsiniz.

Sonuç olarak ben Prag'a bayıldım. Tam bir masal şehri gibi. Yüreğinizi orada bırakmayı göze aldıysanız Prag'a hemen gidin! Her taşından yaşam fışkıran Eski Şehir ile karşılaştığınız anda alev alacak olan aşkınız, pek diğerlerine benzemeyecek. Dünyanın hangi şehrine giderseniz gidin, yüreğiniz orada, mecbursunuz dönmeye.

Bir erkek gezgin ''Prag'daki sarışın kızlar çok güzel ama yüzleri çok ifadesiz'' dedi. İfadeli esmer kadınların da kıymetini bilin!..


Mehmet Bülent TOKUÇOĞLU

16.10.2011

 

Bu yazıyı Facebook'ta paylaşabilirsiniz+:
Facebook'ta paylaş
0
Yorumlar
Uyarı

Yorum yazabilmek için üye olmalı ve oturum açmalısınız.

Eğer sitemize üye değilseniz buraya tıklayarak hemen üye olabilirsiniz.

Eğer üye iseniz oturum açmak için buraya tıklayın.